Gürsoy’a göre, ülkemizde endüstri alanında yaşanan gelişmeler karşısında, BK’nin kusur esasına dayanan sistemi yeterli değildir. Kusursuz sorumluluk hallerinin ancak kanunda açıkça öngörülen hallere özgü olacağı esası nedeniyle iş kazalarının tehlike sorumluluğuna tabi tutulması tereddütle karşılanmaktadır. Türk sorumluluk hukukunda, “kusur sorumluluğu kural, kusursuz sorumluluk ise istisnadır” sözü doğrudur. Ancak bu kusursuz sorumluluğun sadece kanunun öngördüğü hallere özgü olacağı anlamına gelmez. Kanun boşluğunun bulunduğu yerlerde, kanun koyucu gibi hareket etme yetkisine sahip olan Türk hâkimi, yeni bir sorumluluk sebebi yaratmaya veya mevcut bir sorumluluk türünü bir başka sorumluluk türüne çevirmeye yetkilidir. Yeter ki MK m. 1 anlamında ortada bir kanun boşluğu mevcut olsun. Önemli olan bir kanun boşluğunun mevcut olduğunu kabul ettirecek yani kanunun öngörmediği ve bu nedenle kusursuz sorumluluğun kabulünü haklı gösterecek bir durumun mevcut olup olmadığıdır. Yazara göre, iş kazalarının tümü bakımından kusursuz sorumluluk esasının geçerli olduğu söylenemese de olayın özelliği, özellikle işletmenin ihtiva ettiği tehlike, bu yüzden meydana gelen zararın özel bir sorumluluk türüne tabi tutulmasını haklı göstermelidir. Bu gibi hallerde yine BK’nin 96 ve 332 maddelerine bağlı kalmak icap eder.(310)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
II. Kusursuz Sorumluluk Görüşü
Kusursuz sorumluluk görüşünü savunan yazarların söz konusu görüşlerine aşağıda ayrıntılı…
Eren, işverenin iş kazası ve meslek hastalığından doğan sorumluluğunu bir kusursuz sorumluluk hali olarak nitelendirmekte ve işverenin iş kazası ve meslek hastalığından doğan sorumluluğunu, kusur sorumluluğu olarak nitelemenin, İş Hukukunun işçiyi korumaya yönelik, sosyal ve koruyucu özelliği ile bağdaşmadığını belirtmiştir. Yazar, hizmet akdinin özelliklerini de göz önünde bulundurarak bu görüşünü pekiştirmiştir.
Ulusan da kusursuz sorumluluk esasının geçerli olduğu kanaatinde olmakla birlikte, söz konusu görüşünün temellerini öncelikle sosyal devlet ilkesi üzerinden açıklamıştır. Anayasa’da yer alan sosyal devlet ilkesinin çalışanların korunması ve desteklenmesi amaçları göz önüne alındığında, işçiyi hakkına kavuşması yönünden daha güvenceli kılacak tehlike sorumluluğu görüşünün tercih edilmesi daha yerinde ve uygun bir tutum sayılmalıdır. Bunun yanı sıra kusur sorumluluğunu savunanların temel aldıkları BK m. 332, dayandığı ilke itibariyle, birçok iş kazası ve meslek hastalığının yol açtığı zararlar yönünden uygulama alanı bulamayacaktır. Özellikle iş kazası ve meslek hastalığının yol açtığı zararlarda kaçınılmazlık olgusunun, çağdaş teknik gelişmeye uygun olarak yoğun bir biçimde kendini hissettirdiği bir sosyal ortamda, kusur ilkesine dayanan bir so-
Çenberci de benzer şekilde kusursuz sorumluluk esasını savunmuştur. Yazara göre, İş K. (1475 s.) m. 73’de açıklık bulunduğu gerekçesiyle BK m. 332’ye başvurulması, İş K.’deki anılan düzenlemenin BK m. 332’ye oranla çok daha yoğun bir tedbir alma ödevini içermesi sebebiyle mümkün değildir. Zira İş K. (1475 s.) m. 73 açısından BK m. 332’den farklı olarak, önemli olan yön, bir tedbirin hakkaniyet çevresinde işverenden istenilip istenemeyeceği değil, gerekli olup olmadığıdır. Bununla birlikte yazar, İş K. (1475 s.) m. 73-82’nin, uğranılan zararın tazmini sorumluluğunu düzenlemediğini, bu sebeple bir düzenleme boşluğunun olduğunu, bu boşluğun BK m. 96’daki kusurlu sorumluluk esasıyla doldurulmasının ancak İş K.’nin ruhuyla çatışma halinde bulunmaması ihtimalinde mümkün olduğunu, İş K.’nin işçiyi koruyucu amacının ise BK m. 96’nın bu konuda uygulanmasına elverişli olmadığını ifade etmiştir.(313) Tunçomağ ise yukarıda yer verilen yazarlardan bir noktada ayrılmak suretiyle de olsa yine kusursuz sorumluluk esasını benimsemiştir. Buna göre, Türk hukukunda kusursuz sorumluluk hallerinin, kusura dayanan sorumluluğa kıyasla istisnai olduğu doğru olmakla birlikte, işverenin işçiyi gözetme borcu sadece Borçlar Hukuku içinde değil, iş mevzuatı ve özellikle de İş K. (1475 s.) m. 73 ile birlikte ele alındığında farklı bir yorum yapılabilecektir. İş K. (1475 s.) m. 73’ün işvereni iş güvenliği açısından gerekli olan her türlü tedbiri almak ve gerekli olan koşulları ve araçları eksiksiz bulundurmakla yükümlü kıldığı sonucuna varılması mümkündür. Bunun sonucu olarak da burada bir kusursuz sorumluluk bulunduğu söylenebilir.(314)…
En başta ifade ettiğimiz üzere, kusursuz sorumluluğu benimseyip bunun gerekçesi olarak…
