Borçlar Kanunu sürekli borç ilişkilerinin sona ermesi hususunda bir genel hüküm sevk…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi:
Ocak 2017
ISBN:
978-605-152-447-4
Baskı:
1
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
II. Sözleşmede değişiklik yapılmasına ilişkin bir öneri sözleşmenin feshi için haklı sebep oluşturur mu?
Davacı ile davalı arasındaki avukatlık sözleşmesi hukuken vekâlet sözleşmesi olarak…
Hâkimin, her somut olayda takdir yetkisini kullanarak haklı bir sebebin var olup…
Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında davacının (vekilin) 17.03.2014 tarihli…
“ … 1. Y.K. Tekstil Tic. AŞ.’nin tarafımıza iş bu güne kadar ödemediği aylık Danışmanlık ve Müşavirlik ücretleri toplam 65.000 TL’den derdest dosyalardaki alacak bakiyeniz olan 23.853,53 TL ve infaz olan icra takip dosyalarından dolayı da 40.215,20 TL tarafımıza vermiş olduğunuz mahsup yetkilerine istinaden mahsup edilmiş ve bu mahsuplar yapıldıktan sonra halen tarafınızdan bakiye 931,27 TL Danışmanlık ve Müşavirlik alacağımız bulunduğunu beyan ederiz. Avukatlık Ücret Sözleşmemiz gereğince mahsup edilmemiş diğer hak ve alacaklarımızı saklı tutarız.…
2. Tarafınızla yapmış olduğumuz avukatlık sözleşmesinin şart ve hükümlerini hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olarak ticari menfaatleriniz doğrultusunda değiştirmiş olmanız tarafımıza hiçbir şekilde çalışma olanağı bırakmamış olup bu nedenlerle tüm alacak haklarımız saklı kalmak kaydı ile sözleşmemizi feshediyor ve vekâletten haklı olarak istifa ediyoruz. … ”…
Davacının bu ihtarnamesinde dayandığı haklı sebep temelde kendisine “kırım usulü”…
Kanımızca davalı şirketin, vekille belirli bir süreyle “kırım usulü” ile çalışıldığı…
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde daha önce “kırım usulü” ile çalışıp çalışılmadığı…
Eğer davacı vekil, gerçekten de davalı şirket ile belirli bir süre “kırım usulü”…
Gerçekten de bir kişi, sürekli bir borç ilişkisini ancak haklı sebeple feshedebilir.…
Doktrinde Seliçi de bu mesele hakkında konuya ilişkin monografik eserinde aynen şu…
“ … Bugün gerek uygulama, gerek öğreti haklı sebep kavramını çekilmezlik açısından kavramaya çalışmaktadır. Haklı sebep, fesih beyanında bulunan için ilişkiye devamı çekilmez hale getiren bir olgu olarak kabul edilmektedir ve kriteri somutlaştırmak için dürüstlük kuralına başvurulmaktadır. ……
Hakim sürekli borç ilişkisinin çekilmez hale geldiğini değerlendirirken somut olayı çevreleyen bütün şartları nazara almalıdır; takdir yetkisini kullanırken gözetmek durumunda olduğu hak ve nesafet kuralı bunu gerektirir. …
Objektif bir değer hükmü verebilmek için taraflar arasındaki menfaat ve değer dengesini tartması gerekir. Tamamen “sübjektif bir haklı sebep” dolayısı ile feshe gidile
Beyanda bulunanın kişisel açıdan belirli bir olguyu haklı görmesi kıstas olarak alınamaz. Bir olgu ancak objektif olarak “borç ilişkisine” devamı çekilmez hale getiriyorsa haklı sebep olabilir. Aksi halde, hukuki ilişkilerin ortadan kaldırılması beyan sahibinin keyfine bırakılmış olacaktır. Bu yüzden değerlendirme, çatışan menfaatlerden hangisinin üstün tutulacağına karar vermektir. Bir taraftan beyan sahibinin borç ilişkisinden kurtulma menfaati, diğer taraftan ise muhatabın borç ilişkisinin devam etmesindeki menfaati karşılaşmaktadır; muhatabın “pacta sund servanda” … ” (ahde vefa) “ … kuralına dayanabileceği göz önünde tutulunca sürekli borç ilişkisinin varlığını korumasındaki menfaati kolayca reddedilebilecek bir menfaat değildir. Özellikle ilişki zaman içinde gelişmiş bir istikrara kavuşmuş taraflarca uzun süredir icra edile gelmişse icrasına devam edileceğine güvenerek durumunu buna göre düzenlemiş olan fesih muhatabının, sözleşme ilişkisinin devamındaki menfaati o ölçüde artmıştır. … ”…
O hâlde bütün bu açıklamalar çerçevesinde kanımızca, yapılması gereken temelde değerlendirme…