2. Sözleşme özgürlüğü, aynı güç seviyesine sahip sözleşme tarafları arasında…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
1. Sözleşme özgürlüğünün ortaya çıkışı bakımından, Avrupa’da feodalizmin güç…
3. Sözleşme özgürlüğü Türk hukukunda Anayasa m. 48 hükmü ile temin edilmiştir. TBK m. 26 hükmünde ise “sözleşme özgürlüğü”…
4. BK m. 19 hükmünde düzenlenen kıstasların TBK metnine alınmamış olması tartışmaya…
5. 1881 tarihli İsviçre Borçlar Kanunu’nda (aOR) mesele Art. 17 hükmünde düzenlenmiştir. 1912 tarihli İsviçre Borçlar Kanunu’nda (OR), anılan hüküm Art. 20 olarak kanuna alınmış ve yeni bir düzenleme olarak Art. 19 hükmü ihdas edilmiştir. Her iki hükmün benzer bir düzenleme içerdiği ve farklı tarihlerde kaleme alınarak kanuna eklenmeleri sebebiyle aralarındaki ilişkinin net bir şekilde tespit edilemediği ifade edilmektedir. Bununla birlikte tespit edebildiğimiz kadarıyla İsviçre kanun koyucusu, Art. 19/II OR hükmü ile emredici hüküm kavramının sınırlarını çizmeye çalışmıştır. Zira 1912 tarihli OR’den önce emredici hüküm – emredici olmayan hüküm ayrımı kantonal hukuka göre belirleniyorken OR’de bu meselenin federal hukuka göre çözümlenecek olması kanun koyucuyu, emredici hüküm kavramını düzenleyen bir hüküm tesis etmeye yöneltmiştir. Kanun koyucunun sözleşme özgürlüğünü açıkça Art. 19/I OR hükmünde düzenlerken, Art. 19/II OR hükmünde de sözleşme özgürlüğünün en önemli sınırı olan emredici hüküm meselesini düzenlemesi ise kayda değer başka bir husustur. Özetle, Art. 19/II OR hükmü, emredici hükmün nasıl tespit edileceğini düzenlemek gayesiyle kanuna eklenmiştir. 6. Türk hukuku bakımından, BK m. 19/II hükmünün anlamlandırılması da kanaatimizce mehaz OR hükmüne uygun bir şekilde yapılmalıdır. Bu cihetle, emredici hüküm meselesini açıklığa kavuşturan hükmün, kanun koyucunun madde gerekçesinde zikrettiğinin aksine “gereksiz”…
7. Kanun hükümleri öğretide emredici hüküm – yedek hüküm şeklinde veya emredici hüküm – tamamlayıcı hüküm şeklinde tasnif edilmektedir. Bununla birlikte kişilerin, kanun hükmünün aksine hareket edebilmesi, yani genel bir ifadeyle kanun hükmüne aykırı olan hukukî işlemlerini geçerli kılabilmesi bakımından kanaatimiz, emredici hüküm – emredici olmayan hüküm ayrımının daha isabetli olabileceği yönündedir. …
8. Her ne kadar TBK m. 27 hükmü “kanunun emredici hükümleri” kavramını…
9. Emredici hükümlerin taraf iradeleri ile değiştirilmeleri veya tarafların yaptıkları hukukî işlemden dışlanabilmeleri söz konusu olmaz. Aksine emredici hüküm, kendisine aykırı olan taraf anlaşmasının yerine hukukî işleme dâhil olur. Emredici hükümler, hukukî işlemler üzerindeki etkilerini doğrudan gösterirler. Özel hukuk bakımından ilke sözleşme özgürlüğü olduğu için, emredici hükümler “istisnalar dar yorumlanır”…
10. TBK m. 27/I hükmünde zikrolunan ahlâka, kamu düzenine ve kişilik haklarına…
11. Ahlâka aykırılık bakımından ise günümüzde pek çok ahlâka aykırılık hâlinin…
12. Emredici hükümler, tarafların aksini kararlaştırabilmeleri bakımından mutlak emredici hüküm – nispî emredici hüküm olmak üzere ikiye ayrılır. Sözleşmenin her iki tarafı bakımından da aksinin kararlaş-
13. Emredici kanun hükümleri, öncelikle kanun hükmünün lafzından hareketle…
14. Emredici hükümlerin zaman bakımından kendisine aykırı sözleşmeler üzerindeki…
15. Kanunun dolanılması kurumu, esasen emredici hükmün emrettiği veya yasakladığı sonuçtan kaçınmak isteyen tarafların, görünürde hukuka uygun olan başka bir yola başvurarak amaçlarına ulaşmaya çalışmaları hâlinde söz konusu olur. Ancak burada tarafların dolanmak
16. Tarafların emredici hükme aykırı yapacakları sözleşme, TBK m. 27/I hükmüne göre “kesin olarak hükümsüzdür”.…
17. Emredici hükme aykırılık hâlinde söz konusu olabilecek butlan yaptırımının hüküm ve sonuçları öğretide tartışmalıdır. Öğretide baskın olarak kabul gören geleneksel butlan görüşüne göre butlan; herkes tarafından ileri sürülebilir, hâkim tarafından re’sen dikkate alınabilir, iyileştirilemez ve hukukî işlemin en baştan itibaren hiçbir hüküm ve sonuç doğurmamasına sebep olur. Esnek butlan görüşüne göre ise, butlan için genelgeçer hüküm ve sonuçlar kabul edilemez. Aksine ihlâl edilen emredici hükmün anlam ve amacı dikkate alınarak somut olayın şartları doğrultusunda butlanın hüküm ve sonuçları tespit edilmelidir. Bu bağlamda belirli hâllerde butlanı ileri sürebilecek kişi çevresinin sınırlanması, hâkimin butlanı re’sen dikkate alamaması, hukukî işlemin yapıldığı andan itibaren geçersiz olmaması, batıl hukukî işlemin çeşitli hüküm ve sonuçlar doğurabilmesi ve butlanın sonradan sıhhat kazanabilmesi kabul
