2- Üçüncü kişinin fiilini üstlenme düzenlemesinin hukuki niteliği noktasında da önceki Borçlar Kanunu döneminden beri süregelen tartışmalar bugün de güncelliğini korumaktadır. Bir görüş her anlamda bir garanti sözleşmesi olduğunu, diğer bir görüş ise garanti sözleşmesinin bir alt türü olan kefalet benzeri garanti sözleşmesini meydana getirdiğini ve son olarak üçüncü görüş ise garanti sözleşmelerinden bağımsız olarak her türlü sözleşme yapısında ortaya konulabilecek genel bir düzenleme olduğunu ifade etmektedir. Yargıtay ise anılan düzenlemeyi garanti sözleşmesi kapsamında ele almakta ve kimi zaman garanti sözleşmesi olarak kimi zaman ise garanti sözleşmesinin özel bir türü olarak nitelendirmektedir. En nihayetinde, mevcut yapının garanti sözleşmelerini çağrıştırdığı aşikârdır. Ancak, bütün garanti sözleşmelerini değil, kural olarak, üçüncü kişilerin fiillerini konu edinen garanti sözleşmeleri TBK m. 128 çatısı altında ele alınabilecektir. Ancak, bu sonuç TBK m. 128’e bir anlama yükleme çabasının bir ürünüdür. Yoksa, TBK m. 128 düzenlemesi dört başı mamur bir sözleşme türü yaratmamaktadır. Gerek, üçüncü kişinin fiilini üstlenmenin olmazsa olmaz unsuru olarak kabul edilen bağımsızlık unsuru, gerek üstlenen ile alacaklı ve üçüncü kişi (asıl borçlu) arasındaki ilişkiler bakımından hiçbir
3- Üçüncü kişinin fiilini üstlenme uygulamada, üçüncü kişinin fiillerinin…
4- Üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesinin geçerliliği noktasında TBK m. 128’de herhangi bir özel düzenleme yer almamakla birlikte, TBK m. 603’te kişisel teminat veren gerçek kişiler tarafından akdedilen sözleşmeler bakımından kefalete ilişkin düzenlemelere atıf yapılmıştır. Bu bağlamda, kefaletin şekline, kefilin ehliyetine ve kefalette eş rızasına ilişkin düzenlemeler, gerçek kişi teminat verenlerin taraf olduğu üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmeleri bakımından da uygulanacaktır. Bu bakımdan, TBK m. 603 atfıyla TBK m. 583 ve 584’te yer alan düzenlemeler gerçek kişilerin taraf olduğu üstlenme sözleşmeleri bakımından da uygulama alanı bulacaktır. Tüzel kişiler bakımından ise özel bir şekil ve ehliyet düzenlemesi öngörülmemiş olup; sözlü olarak, hiçbir şekle tabi olmadan dahi üstlenme sözleş-
5- Mevcut uygulamada, TBK m. 128 kapsamında değerlendirilen en temel yapı banka teminat mektuplarıdır. Her ne kadar öğretide ağırlıklı görüş, banka teminat mektuplarının farklı tiplerde düzenlenebileceğini -kimi zaman kefalet olarak, kimi zaman garanti sözleşmesi olarak- ifade…
6- Bir diğer, TBK m. 128 çatısı altında değerlendirmeye tabi tutulan sözleşme…
7- Üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesi, bir diğer kişisel teminat sözleşmesi olan kefalet ile birçok yönden benzerlik göstermekte olup; iki kurumun farklarının sayılması nispeten kolay olsa da uygulamada iki kurumun ayrımının sağlanması oldukça güçtür. İki kurum arasındaki en bariz fark ise üçüncü kişinin üstlenme sözleşmesinin bağımsız, kefaletin ise ferî bir teminat olmasıdır. Bu nedenle, iki ku-
8- Üstlenenin, zararı karşılama borcu, üstlenmeye konu riskin gerçeklemesi…
9- Bağımsız borç altına giren üstlenen, kural olarak, temel borç ilişkisinden…
