2. İradî temsilden farklı olarak organ temsilinde yetkilerin genişliği esası benimsenmiştir. Anonim şirket organsal temsilcileri, şirketin işletme konusuna giren her türlü iş ve işlemi şirket adına yapmaya yetkilidir. Üstelik işletme konusu dışındaki işlemler de şirketi kural olarak bağlar [TK 371(1-2)]. Yani anonim şirketi organ sıfatıyla temsil yetkisinin kapsamı kanunla oldukça geniş şekilde çizilmiştir. Organsal temsil yetkisinin genişliği esası, işlem güvenliğine hizmet eder ve şirketle işlem yapan üçüncü kişiler açısından işlem maliyetlerini düşürür. Bununla birlikte anonim ortaklık, çerçevesi kanunla belirlenen yetkiyi kısıtlayabilir. Merkez ve şube işleriyle veya birlikte temsil kaydıyla sınırlama tescil ve ilan edilebilirken diğer kısıtlamalar tescil edilemez ve iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez [TK 371(3)]. Böylece Kanun bir yandan organsal temsil yetkisinin genişliğini kaide olarak koyarken bu yetkilerin sınırlanmasına da alan tanır. 3. Anonim şirketin temsiline tarihî gelişim zaviyesinden bakıldığında mevcut TK hükümlerinin kimi açılardan selef düzenlemelerle devamlılık gösterdiği kimi yönlerden ise onlardan önemli ölçüde ayrıldığı görülür. 1926 TK’da şirketi temsil yetkisi işletme konusuna referansla düzenlenmiş; fakat şirketin ehliyeti ve faaliyet sahası arasında bir irtibat kurulmamıştır. eTK’da ise ultra vires…
4. Esasen organların yetkilerine getirilecek sınırlamalar hem eTK hem de TK…
5. TK’nın karşılaştırmalı hukuktaki kökenlerine İsviçre, AB ve Alman hukukunda rastlanır. Yetki devri ve kapsamına dair birçok TK hükmü kaynağını İsviçre’de bulur. Bu hukuk sisteminde de yetki kapsamı işletme konusuna atıfla çizilmekle birlikte TK 371(2) benzeri iyi niyetli üçüncü kişileri koruyucu bir düzenleme yoktur. Bununla birlikte içtihat ve doktrin işletme konusunu son derece geniş yorumlamaktadır. İsviçre hukukunda da organsal yetkilerin arzu edilen şekilde sınırlanması mümkündür; fakat merkez yahut şube işleriyle ve
6. İkinci bölümde anonim şirketin organsal temsili incelenmiştir. Şirketin…
7. Anonim şirketi temsil yetkisinin sınırları kanunî ve iradî nitelikteki sınırlar şeklinde tasnif edilebilir. İşletme konusu, kanunî yetki çerçevesine temel alınmakla birlikte iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyen bir kanunî sınır teşkil eder. Üçüncü kişilerin işletme konusu sınırından bu şekilde korunması özel olarak düzenlenmiş olsa da eTK döneminde olduğu gibi TK bakımından da işletme konusunun geniş yorumu esas alınmalıdır. Bu çerçevede yalnızca işletme konusu kapsamından derhal ve tartışmasız olarak dışlanabilen işlemler TK 371(2) hükmüne tabi olmalıdır. Değerlendirmede işlemin şirkete menfaat sağlamasının aranması gerekmediği gibi işlemin olağan mı yoksa olağanüstü mahiyet mi taşıdığı da önem arz etmez. Çalışmada başka şirketlere iştirak, teminat ve bağış işlemlerinin kural olarak işletme konusuna dahil oldukları tespit edilmiştir. İşletme
8. Bir işlem şirket işletme konusu dışında kalıyorsa, işlemin geçerliliği…
9. Temsil yetkisinin genel kurulda olduğu (örneğin yönetim kurulu üyelerinin…
10. Çalışmada organ temsilcilerin işlemin yapılabilmesi için genel kurul tarafından özel yetki verilmesine ihtiyaç duyduğu hâllerden önemli varlık satışı üzerinde daha etraflı şekilde durulmuştur. TK 408(2)(f) esasen Yargıtay’ın eTK döneminde dar bir kapsamı beraberinde getiren kıstaslara referansla kabul ettiği kuralı somut bir hükme bağlamaktadır. Aslında eTK dönemindeki kararlarda dahi ilgililerin menfaatleri muvazaa ve temsil yetkisinin kötüye kullanılması gibi başkaca yollarla korunabilecekken şirket varlığının devri için genel kurul kararı aranmasının gerekliliği şüphelidir. Ne var ki mevcut hü-
11. TK 408(2) ile irtibatlı meselelerden en tartışmalı olanı, genel kurul…
12. İradî sınırlardan merkez veya şube işleriyle ve birlikte temsil kaydıyla…
13. Temsilcinin menfaat ihtilafı bulunan hâllerden kendisiyle işlem ve çifte temsil yoluyla kurulan işlemler, oldukça geniş bir kapsama sahip olan TK 395(1) uyarınca genel kurul tarafından özel yetki veril-
14. Kimi işlemler temsil yetkisinin kapsamına girmekle birlikte temsil yetkisinin…
15. Anonim ortaklığın iradî temsili, üçüncü bölümde incelenmiştir. Anonim şirketin iradî temsili farklı şekillerde gerçekleşebilir. Bugün uygulaması en yaygın olan TK 371(7) uyarınca temsil yetkisi verilmesidir. Bu çerçevede yetki tanınması için öngörülen usule göre yetki kapsamını çizen bir iç yönerge ve burada tanımlanan yetkilerle teçhiz edilen temsilcilerin atanması yönetim kurulu tarafından karara bağlanarak tescil ve ilan edilmelidir. Hüküm çerçevesinde atanmanın temel şartı organ sıfatıyla temsil yetkisine sahip olmamaktır. Bu nedenle yönetim kurulu üyelerine TK 371(7) kapsamında tem-
