2. TK 408/2-(f) ve 538/2’deki varlık ve aktif, özel malvarlığı niteliğinde…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Sonuç
1. TK 408/2-(f) ve 538/2 hükümlerinde önemli miktarda şirket varlığının/aktifinin…
Şirketin TK 408/2-(f) ve 538/2’ye göre varlığını/aktifini, muhasebe terimi olmaktan…
3. “Önemli miktar” ifadesiyle kanun koyucu her olay bazında değerlendirme…
4. Satışın “toptan” olması ile kastedilen, teker teker değil de prensip olarak aynı anda, birlikte gerçekleşen varlık satışlarıdır. Toptan satış ile kastedilen esasen, zamansal anlamda teklik ya da yakınlık, bütünlüktür. Yani, devrin konusunu oluşturan varlıklar aynı veya yakın zamanlarda
5. TK 408/2-(f) ve 538/2’de geçen satış ifadesiyle, en başta satış sözleşmesi…
6. Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışından sonra –TK 408/2-(f)’nin uygulanabilmesi için eğer nitel kriter uygulanacaksa– şirketin amacının mı yoksa işletme konusunun mu devamına etkili olduğu hususunda; sınırları belirli bir ölçüt için, devir işleminden sonra en azından işletme konusunun gerçekleştirilememesinin yeterli olduğu kabul edilmelidir. Amaç, konuya göre çok geniştir. Ekonomik amacın sınırlarının kazanç ya da kâr elde etmeyle dahi eş olmadığı söylenebilmektedir. Bu yüzden amacın gerçekleşmesinin nerede imkânsız hâle geldiğinin tespiti oldukça zordur. TK 408/2-(f)’nin uygulanabilirliği için kanunen TK 529/1-(b)’nin gerçekleşmesi bir şart olarak aranmamışsa da bir ölçüt olarak “imkânsızlık”…
Bu arada belirtelim ki, uygulamada esas sözleşmede çok sayıda işletme konusuna yer…
7. TK 408/2-(f)’deki önemli miktarın tespitinde bir ölçüt kabul edilip edilemeyeceğinin…
Şirketin esas sözleşmesinde yazılı işletme konusunun değiştirilip daha sonradan şirket…
8. TK 408/2-(f)’nin uygulanabilmesi için devre konu varlığın “önemli miktar”…
9. Şirket varlığının önemli miktar oluşturup oluşturmadığının tespitinde bir ölçüt olarak “işletme konusunun”,…
Şirketin varlıklarının devrinin, işletme konusunun devamına etkisinde şirketin kazanç…
İşletme konusunun gerçekleşmesinin imkânsızlaşması bakımından, TK 529/1-(b) bağlamında…
10. TK 408/2-(f)’nin uygulanabilmesinde varlıkların devrinden sonra işletme konusunun gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ölçütü uygulanacak olursa, karşı edim görmezden gelinemez. Zira şirket gerek satış gerekse mal değişim sözleşmesinde karşı edimi malvarlığına katarak işletme konusunu gerçekleştirmeye devam edebilir. TK 408/2-(f)’nin lâfzında da karşı edimden söz edilmemesi, onun etkisiz bir unsur olduğu anlamına gelmez. Zira hükümde “satış”…
Esasında nicel ölçüt benimsendiğinde de karşı edimin görmezden gelinebilmesi mümkün…
Neticede, takdir yetkisi veren bir ifade olarak “önemli miktar”ın içinin nasıl doldurulduğu karşı edimin dikkate alınıp alınmayacağında da belirleyici olacaktır. Bu yüzden karşı edim, her durumda çok kesin bir ifadeyle “etkisiz”…
11. Genel kurul, satış sözleşmesinin konusunu oluşturan önemli miktardaki…
Genel kurul satışa karar verdikten sonra, alıcı, fiyat gibi satış sözleşmesine dair…
Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına onay veren genel kurul kararı,…
12. Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı için aranan genel kurul…
13. Oy hakkından yoksunluk (TK 436/1), önemli miktarda varlığı toptan devralacak kimsenin/şahsın, buna ilişkin genel kurul kararı alınırken belirli olması hâlinde uygulanma kabiliyetini haizdir. Önemli miktarda şirket varlığının toptan devrinin müzakere edildiği genel kurul toplantısında, TK 436/1’de belirtilen kişinin hukuki işlemin tarafı ola-
14. Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışında genel kurul kararını arayan TK 408/2-(f) ve yine tasfiyede aynı organın kararını gerekli kılan TK 538/2 hükümlerinin uygulaması bakımından organ temsil esasları uygulanır. Böylece organ temsile uygulanacağı kabul edilen yetkisiz temsile ilişkin kurallar burada da geçerli olmalıdır. Ortaklık temsilcileri ile organlarının yetkisine ilişkin hükümleri saklı tutan BK 48 hükmünün yanı sıra TK 126 hükmünden hareketle de bu sonuca varılabilmesi mümkündür. Gerçekten TK 126, getirdiği kademelenmedeki sıraya da uyularak, BK’nın adi şirkete dair hükümlerinin her şirket türünün niteliğine uygun düştüğü ölçüde ticaret şirketleri hakkında da uygulanacağını öngörmektedir. Adi şirketin temsilinde ise BK 637/2’nin yaptığı yollamayla yetkisiz temsile dair BK 46-47 uygulanmaktadır. TK 408/2-(f) ve 538/2’deki temsil yetkisi sınırlandırmasına aykırılığın yaptırımı söz konusu hükümlerde düzenlenmediğine göre, TK 126 üzerinden BK 637/2 ve nihai olarak yetkisiz temsil (BK 46-47) hükümlerine gidilebilmesine hiçbir engel yoktur. Adi şirketin tüzel kişiliğinin bulunmaması veya temsil yetkisi olmayan ortağının diğer ortakların yanı sıra kendi adına da hareket ediyor olması, varılan sonucu değiştirmez. Zira buradaki uygulama aynen değil “niteliğine uygun olduğu oranda”dır…
