2. İhtiyati tedbir yargılamasının dava niteliğinde olmadığı ve davadan farklı olduğu kabul edilmelidir. Hem ihtiyati tedbir yargılaması ile dava arasındaki farklara dikkat çeken hem de ihtiyati tedbirin amacını ve ayrıt edici özelliklerini içeren bir tanım yapılması gerektiğinde, ihtiyati tedbir yargılamasının tanımı şu şekilde yapılabilir: “İhtiyati tedbir yargılaması; asıl dava ile sıkı ilişkisi olan ancak asıl davadan bağımsız, asıl dava müddeti boyunca uyuşmazlık konusu hakkında geçici nitelikte hukuki koruma sağlama işlevine sahip, hukuki dinlenilme hakkının ertelenebildiği, ispat ölçüsünün düşürüldüğü ve taraflar arasındaki menfaat dengesinin gözetildiği bir yargılama faaliyetidir.” …
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Onuncu Kısmının başlığının “Geçici Hukuki…
3. Birbirinden bağımsız iki geçici hukuki koruma türü niteliğinde olan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz arasında ciddi farklar bulunduğundan, verilecek yanlış geçici hukuki koruma kararları, hak iddia eden tarafın amaçladığı geçici hukuki korumayı sağlamama riski taşımaktadır. Geçici hukuki koruma yargılamalarında tasarruf ilkesi (HMK m. 24) ve taleple bağlılık ilkesi (HMK m.26) geçerli olduğundan, geçici hukuki koruma talebinde bulunan tarafın tercihini açıkça bildirmesi gerekmekte, ihtiyati
4. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ihtiyati tedbire ilişkin düzenlemelerin yer…
6. Asıl davaya ilişkin ilke ve kuralların, ihtiyati tedbire ilişkin özel bir yargılama kuralı bulunmadığı sürece ihtiyati tedbir yargılamasında da uygulanması gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu doğrultuda; HMK m. 27 hükmünde düzenlenmiş olan hukuki dinlenilme hakkının da tüm unsurlarıyla birlikte ihtiyati tedbir yargılamasında uygulanması gerekmektedir. Ancak; ihtiyati tedbir yargılamasının dava niteliğinde olmaması nedeniyle, hukuki dinlenilme hakkı ihtiyati tedbir yargılamasında davaya oranla farklı şekilde uygulanmakta, ihtiyati tedbir yargılamasında zorunlu hallerde karşı tarafa bilgi verilmeksizin ve açıklama-ispat hakkı tanımaksızın ihtiyati tedbir kararı tesis edilebilmektedir. Hukuki dinlenilme hakkının, diğer tüm yargılamalarda olduğu gibi ihtiyati tedbir yargılaması bakımından da geçerli bir biçimde uygulanması gerekmekte, zorunlu nedenlerle karşı tarafın yokluğunda ihtiyati tedbir kararı tesis edilmek durumda kalınması halinde ise hukuki dinlenilme hakkının özel bir şeklinin tatbik edilmesi gündeme gelmekte, karşı tarafın hukuki dinlenilme hakkı ertelenerek karşı tarafa yokluğunda tesis edilen karara karşı itiraz hakkı tanınmak suretiyle karşı tarafın hu-
7. HMK m. 24 ve HMK m. 26 hükümlerinde düzenlenmiş olan tasarruf ilkesi ve…
8. Teksif ilkesinin ihtiyati tedbir yargılamasında sıkı bir şekilde uygulanmaması…
9. İhtiyati tedbir yargılamasında uygulanan taraf sistemi, çekişmeli yargıdaki taraf sistemi esas alınarak belirlenmelidir. Dava şartı niteliğinde olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve dava takip yetkisi ihtiyati tedbir yargılamasında da sorgulanmalı ve her iki tarafın da taraf sıfatına sahip olması aranmalıdır. Bununla birlikte; çekişmeli yargıdaki şekli taraf kavramıyla uyumlu bir
10. İhtiyari dava arkadaşlığının ihtiyati tedbir yargılamasında da söz konusu…
11. İhtiyati tedbir talebinin sözlü olarak (duruşma tutanağına geçirilmek suretiyle) öne sürülebilmesi mümkün olmamalı ve
12. Hem dava öncesi ihtiyati tedbir yargılamasında hem de dava dilekçesi ile başlayan yahut davanın derdest olduğu aşamada başlayan ihtiyati tedbir yargılamalarında, talep eden taraftan (asıl davada ödenen harçlara ilave olarak) başvurma harcı ile maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir. Tarife’de belirtilen harçların ihtiyati tedbir yargılamasının başlatılması aşamasında ödenmemesi durumunda ise, Harçlar Kanunu m. 32 düzenlemesi gereği, ihtiyati tedbir talep edene başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati tedbir talebinin esasının incelenmesi gerektiği, belirtilen sürede harcın tamamlanması durumunda ise ihtiyati tedbir talebinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmalıdır. Buna ek olarak; ihtiyati tedbir yargılamasında, delillerin incelenmesinin ve ihtiyati tedbir kararının icrasının masraf yapılmasını gerektirmesi halinde delil avansı talep edilmesi ve duruşma yapılmasının öngö-
13. HMK m. 390 hükmü uyarınca; ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği kabul edilmelidir. Ancak asıl dava bakımından kesin yetkinin söz konusu olduğu hallerde ihtiyati tedbir yargılamasındaki yetki kuralının da kesin yetki niteliğinde olduğu, asıl dava bakımından öngörülen yetki kuralının kesin yetki niteliğinde olmaması durumunda ise yalnızca yetki itirazı (HMK m. 394/2) halinde ihtiyati tedbir yargılaması bakımından yetki hususunun incelenebileceğini sonucuna varılmalıdır. Asıl davanın açılmasının ardından ise, ihtiyati tedbir kararı verme yetkisi yalnızca (münhasıran) davanın açıldığı mahkemeye ait kabul edilmelidir. Dava öncesi ihtiyati tedbir yargılamasında, esas hakkında görevli olan mahkeme yerine başka bir mahkeme yahut (kesin yetki hallerinde) başka bir yer mahkemesinden ihtiyati tedbir talep edilmesi durumunda, görevsizlik/yetkisizlik kararı ile birlikte dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmemeli, yalnızca ihtiyati tedbir talebinin usulden reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekmektedir. Asıl davada görevsizlik/yetkisizlik kararı tesis edilmesi durumunda, söz konusu davada daha önce verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının zorunlu olmadığı, şartların mevcudiyeti durumunda görevsiz/yetkisiz mahkemece asıl davaya yönelik verilecek usulden ret kararına rağmen, ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesi imkânının bulunduğu kabul edilmelidir. Ayrıca; asıl davada görevsizlik/yetkisizlik kararı verilmesine müteakip HMK m. 20 hükmünde düzenlenmiş olan prosedürün takip edilerek dava dosyasının görevli/yetkili mahkemeye ulaşana yahut davanın açılmamış sayılmasına karar verilene kadar geçecek süre boyunca, ihtiyati tedbir yargılamasının asıl davanın açıldığı görevsiz/yetkisiz mahkeme
