2. Kuşkusuz yine muhatabın sorumluluğu üzerinde durulurken aydınlığa kavuşturulması gereken meselelerden biri de sorumluluğun yöneldiği kişilerle muhatap arasındaki ilişkidir. Hesap sahibi dışındaki sorumluluğun yöneldiği kişilerle muhatap arasında kural olarak iradi bir ilişki bulunmazken, kendi nezdinde bir çek hesabı bulunan kişiyle muhatap arasında doğal olarak sözleşmesel bağ bulunmaktadır. Çek anlaşması olarak adlandırılan mezkûr sözleşme bulunmadığı takdirde muhatap banka çek bedelini ödeyip ödememe noktasında serbest olacaktır. Çek anlaşmasının hukuki niteliği hakkında, esasen bir kısmı bu sözleşmenin özelliklerine ilişkin olmak üzere, birçok görüş ileri sürülmüştür. Türk hukukunda şu an için ağırlıklı olarak kabul edilen görüş, bu sözleşmenin sui generis nitelikte…
Önemle belirtelim ki ÇekK 2/3 hükmüyle kanaatimizce çek anlaşması için bir şekil…
Çek anlaşmasının sona erme sebeplerinin, ÇekK 2/10 hükmünde sayılanlarla sınırlı…
3. Muhatabın çek ilişkisindeki işlevi dikkate alındığında; ÇekK 2/1’in yürürlükte…
4. ÇekK 2/1 hükmü ile doğrudan bir borç değil, davranış kuralı öngörülmektedir. Mezkûr düzenlemenin geçirdiği gelişim de dikkate alınmak suretiyle söz konusu davranış kuralının kapsamı hakkında çeşitli tespitlerde bulunulmuş olmakla beraber bu bölümü gereksiz bir tekrar faaliyetine dönüştürmemek adına bunlara tek tek temas edilmeyecektir. 5. ÇekK 2/1 ile bir davranış kuralı öngörülmesinin sonucu olarak, hükmün ihlali…
6. ÇekK 2/1’den doğan sorumluluk bakımından zararın ne zaman ortaya çıktığı meselesi tartışmalıdır. Yargıtay ve doktrindeki bir grup yazara göre bu bağlamda zararın ortaya çıkabilmesi için çek borçlularına yönelik gerçekleştirilmiş olan takibin sonuçsuz kalması gerekirken; diğer yazarlara göre çek ibraz edilip de karşılıksız çıktığı anda zararın oluştuğu kabul edilmelidir. Kanaatimizce de zararın doğması ile farklı yollardan da tazmin edilebilir olması aynı anlama gelmediğinden, ikinci görüşe üstünlük tanınmalıdır. Ayrıca BK 61 uyarınca banka ile çek borçluları aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları için…
7. Yine aynı sorumluluk bakımından tartışmalı olan bir başka husus, yükümlülüğünü ihlal eden bankanın çek bedelinin tümünü karşılamakla sorumlu tutulup tutulamayacağıdır. Kanaatimizce doktrindeki ağırlıklı görüş tarafından da kabul edildiği üzere, bankaların çek bedelinin tümünden sorumlu tutulmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Hatta bizce bu noktada manevi zararlarla dolaylı zararların tazmini de mümkün olmalıdır. Ekleyelim ki bu sorumluluk sadece hamile karşı değil, adına çeşitli yollarla izni dışında çek hesabı açılmış kişilere karşı da söz konusu olabilecektir. Ancak bankanın müşterisi olan hesap sahibine karşı çeşitli ihtimallerde ortaya çıkabilecek olan sorumluluğunu çek anlaşmasına aykırılık kapsamında değerlendirmek gerekir. Son olarak belirtilmelidir ki kendilerine karşı başvuru hakkı kullanılmış olan çek borçluları, doğrudan ÇekK 2/1’in ihlali sebebiyle zarara uğradıklarını ileri sürerek bankanın
8. ÇekK 2/1’i ihlalden doğan sorumluluk bakımından tazminatın hesaplanmasında…
9. Kanunda bir normun ihlalinin sonucu olarak yalnızca cezai sorumluluk (idari…
ÇekK 2/2 uyarınca muhatap banka çek hesabı açtırmak isteyen kişiden bazı belgeleri…
Muhatabın, ÇekK 2/3’te öngörülen yazılı beyanı alma yükümlülüğüne aykırı hareket…
Muhatap bankanın yalnızca tacir veya esnaf/sanatkâr olan kişilere tacir çeki verme…
10. Muhatap banka çek anlaşması uyarınca hesap sahibine karşı çek bedelini…
Belirtelim ki bu yükümlülüğün varlığını kabul eden yazarlar, yükümlülüğün ihlali…
11. Yalnızca muhatap banka tarafından hesap sahibine verilen çek yaprakları bakımından söz konusu olduğunu düşündüğümüz asgari bedeli ödeme yükümlülüğünün şartları da yukarıda teferruatıyla ele alınmıştır. Bu bağlamda ise sadece oldukça önemi haiz olduğunu düşündüğümüz birkaç sonuca temas edilecektir. İlk olarak zikredilmesi gerekir
12. ÇekK 3/5-2 ve 3/6 hükümlerinin uygulama alanının belirlenmesi sorunu ise…
13. Muhatap banka, asgari bedeli ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiği takdirde hesap sahibine karşı gayri nakdî kredi sözleşmesinin ihlali dolayısıyla sorumlu olacakken, hamile karşı kanundan doğan borcunu ifa etmediği için sorumlu tutulacaktır. Bu sorumluluğun, her iki alacaklıya karşı da tâbi olduğu zamanaşımı süresi ise 10 yıldır. ÇekK 3/9 hükmünde, “çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer”…
