-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
On İki Levha Yayıncılık
Yayın tarihi:
Temmuz 2017
ISBN:
978-605-152-560-0
eISBN:
978-605-7542-37-3
Baskı:
1
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
VI. İncelemenin Kapsamı
Bu çalışmada Deniz Ticareti Hukuku’nun tümüyle özel hükümlerden oluşan bir disiplin…
Aşağıda(5) ayrıntılı olarak görüleceği gibi, 1929 tarihli ilk “Deniz Ticareti” Kanunu’ndan bu yana “Deniz Ticareti Hukuku” başlığı altında yayımlanmış olan eserler, önce o Kanun’da, ardından da 1956 tarihli Türk Ticaret Kanunu’nda “Deniz Ticareti” ana başlığı altında sevk edilen hükümlerin incelenmesine ayrılmıştır. 2011 tarihli yeni Türk Ticaret Kanunu döneminde yayımlanan ilk eserlerde de esas itibarıyla aynı gelenek sürdürülmektedir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti 1956 yılından beri Deniz Ticareti’ne ilişkin çok sayıda Milletlerarası Sözleşme’ye katılmıştır ve katılmaya da devam etmektedir. Diğer yandan 1980’li yıllardan başlayarak Türkiye’nin Deniz Hukuku alanındaki mevzuatında köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Özellikle İdare Hukuku, Özel Hukuk ve Çevre Hukuku alanlarında yayımlanan birçok yeni kanun, kanun hükmünde kararname, yönetmelik, genelge, talimat ve diğer bağlayıcı düzenleme uyarınca “yaşayan (canlı) Deniz Ticareti Hukuku” Ticaret Kanunu’nun dışına kaymaya başlamıştır. TTK [1956]’da hâlâ XIX. yüzyıl Alman Hukuku’ndan aktarılan donatma iştiraki, kaptanın kredili işlemleri, deniz ödüncü hükümleri varlığını sürdürüp, ders kitaplarına, öğrenci sınavlarına, akademik yükselme ve hakimliğe giriş sınavlarına konu olurken, gemilerin Türk Uluslararası Gemi Sicili ile Bağlama Kütüğüne tescili başlamış, donatanın sorumluluğu 1976 tarihli Milletlerarası Sözleşme’ye tâbi hâle gelmiş, navlun sözleşmelerinde konteynerli taşıma öne çıkmış, deniz kirliliğinden doğan sorumluluk Çevre Kanunu, “Deniz Kirliliği Kanunu” ile birlikte 1992 tarihli Milletlerarası Sözleşmeler’in düzenleme alanına girmiştir. Bu çalışmada, bu açıdan bir denge kurulmasına çalışılmaktadır. İstatistiklere göre Türkiye bağlantılı deniz taşımaları % 90’ın üzerinde yabancılık unsuru barındırdığından, Türkiye’nin taraf olduğu Milletlerararası Sözleşmeler ile Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu uyarınca uygulanması zorunlu olan kanunlar ihtilâfı kurallarının incelenmesine olabildiğince yer ayrılmıştır. Ulusal Hukuk’a tâbi olan hususlarda, TTK [2011]’in yanı sıra, güncel unvanıyla Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Deniz Ticareti hükümlerinde yapılan değişiklikler ve getirilen yeni kuralların önemli…
Bu satırların Yazar’ı, henüz İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olduğu…
Çalışmanın çeşitli bölümlerinde, TTK [2011] veya diğer ilgili yasal kurallarda değişiklik…