Aval ile kefalet arasındaki başlıca farklılıklar doktrinde aşağıdaki şekilde belirtilmiştir
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
XIII. BK. M. 603 KAPSAMINDA EŞİN RIZASININ (BK. M. 584) AVALDE UYGULANMASI MESELESİ
1. Genel Olarak Kefalet ve Avalin Farkı
Aval, kambiyo senetlerinde (poliçe, bono, çek)(1) sorumluluk altına giren kişi lehine verilen, kişisel güvence/teminat verme amacı güden, şahsi güvence/teminat sağlanmasının kıymetli evrak hukukundaki görünümü olan, bir kurumdur.(2)…
(1) Aval sadece ticari senetlerden doğan borçlarda söz konusu olur.(13)…
(2) Avalde aval verenin borcu, fer’i değil bağımsız bir borç iken, kefalette kefilin…
(3) TK. m. 751/1 kapsamında lehine aval verilen için zamanaşımının kesilmesi halinde,…
(4) Aval ve kefaletin tabi olduğu şekil şartları farklıdır. Aval şerhi, poliçede…
Özen’e göre: “Tam bu noktada, kefalete özgü şekil ve ehliyet kurallarının uygulama alanını genişleten TBK. m. 603’ün kapsamına avalin girip girmediği sorunu önem kazanmaktadır. Bu hüküm avalide kapsıyorsa, poliçe ve bono üzerine atılan bir imza ile aval vermek mümkün olmayacaktır. Avalin şekline ilişkin olan ve duruma göre poliçe (veya bono) üzerindeki yalın imzaları dahi aval verilmiş sayılması için yeterli gören TTK. m. 701 hükmü uygulanmaz hale gelecektir. TBK. m. 603’ün avalin şekli bakımından da uygulanması, avalin kefalete özgü şekil kuralları gözetilerek verilmesini gerektirir. Bu durumda poliçe (veya bono) üzerine sadece imza atarak aval verilebilmesi kabul edilmeyecek, aval verenin sorumluluk sınırının ayrıca belirtilmesi aranacaktır. Üstelik bu belirtme aval verenin el yazısı ile gerçekleşmelidir. TBK. m. 603’ün avalin şekli bakımından etkili olmayacağı söylenebilirse, yukarıdaki düşünceler değerini kaybedecektir. Kanaatimizce, TBK. m. 603, aval bakımından kefaletin şekline…
Altop’a göre ise: “a) Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın onun elyazısı ile yazılmasına ilişkin hükmün, gerçek kişilerce aval verilmesi işleminde de uygulanması gerektiği kanısındayım. Zira bu hükmün konuluş amacı, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın kefalet sözleşmesi yapılırken boş bırakılıp, daha sonra kefile karşı takibe geçilirken alacaklı tarafından tek taraflı doldurulmasını ve bu suretle kefilin düşündüğünden çok daha yüksek bir borç altına sokulmasını önlemektir. Özellikle kefalete ilişkin koruyucu hükümleri dolanabilmek amacıyla, kişisel güvence verecek üçüncü kişi ile kefalet sözleşmesi yapmak yerine, ondan borçlu tarafından düzenlenen bir kambiyo senedine aval vermesinin istendiği durumlarda, aval işlemi gerçekleştirilirken -diğer bir ifadeyle aval verenin kambiyo senedinin ön yüzüne imzası alınırken- aval verilen kambiyo senedinde bedel kısmı boş bırakılarak daha sonra aval verene karşı takibe geçilirken senet hamili tarafından tek taraflı olarak doldurulması yoluna gidilmesi mümkün olduğundan, yasanın bu şekilde dolanılmasına engel olunabilmesi için, aval işleminde de aval veren gerçek kişinin imzasının yanına kendi el yazısıyla sorumlu olacağı azami miktarı…
(5) Aval veren, kefile tanınmış olan def’i haklarından yararlanamaz. Kefil, asıl…
(6) Aval veren, diğer poliçe (bono) borçluları ile birlikte müteselsil borçlu olur.…
Oysa kefil, ticari borçlar dışındaki borçlar için, BK. m. 583/1 kapsamında kendi…
(7) BK. m. 135 kapsamında alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi…
(8) Avalde halefiyet yokken, kefalette vardır. BK. m. 596/1’e göre kefil, alacaklıya…
(9) MK. m. 462/5 kapsamında vasi, vesayet altındaki kişi adına sulh hakiminin izni…
(10) “Kefalet borçlarından sorumluluk“ başlıklı MK. m. 630’a göre, mirasbırakanın…
2. BK. 603 Kapsamında Eşin Rızasının (BK. m. 584) Avalde Uygulanması
BK. 603 kapsamında avalde eşin rızasının aranıp aranmayacağı tartışmalıdır. Bir görüşe…
a. BK. m. 603 Kapsamında Avalde Eşin Rızası ile İlgili Kişisel Görüşümüz (Değerlendirmemiz)
Kanımca aşağıdaki nedenlerden dolayı aval için de eşin rızası aranmalı ve aval için eşin rızasının aranmayacağını ileri sürmek mümküm olmamalıdır:…
(1) Aval, poliçe veya bonodan doğan bir borcu teminat altına alan, TK. m. 700-702 arasında düzenlenen, kıymetli evrak hukukuna özgü bir teminat çeşidi olup, bir kefalet sözleşmesi olarak nitelendirilemese(45)…
(2) Zaten BK. m. 603 ile kefalet hükümlerinin uygulama alanı genişletilerek, kefili koruyucu hükümlerden kurtulmak amacıyla, başka adlar altında yapılan sözleşmelere de kefalet hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği, böylelikle kefalet sözleşmesi yerine, üçüncü kişinin fiilini üstlenme sözleşmesi yapılması gibi, alacaklıların, kefili koruyucu hükümlerden kurtulmalarının ve bu hükümleri dolanmalarının önlenmesinin amaçlandığı da BK. m. 603’ün gerekçesinde açıkça ifade edilmiştir.(49)…
(3) Diğer taraftan BK. m. 584/3’te, işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, eşin rızasının aranmadığı haller olarak sayılmasına rağmen, avalde de eşin rızasının aranmayacağına dair bu fıkra ile özel bir düzenleme getirilmemiştir. Madem BK. m. 584/3’te aval sayılmamış hem madem Kanun Ko
