İlk derece mahkemesi şu gerekçeyi esas alarak davayı kabul etmiştir:…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Ocak 2021
Sempozyumu tarihi: 13.12.2019
Sayfa: 185 - 190
Harun Keskin
Editör:Ufuk Tekin, Yasin Barış Özelci
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
C- Borca Batık Bir Şirkette Farklı Ölçütler Ortaya Koyan Bir Yargıtay Kararı
Yukarıda da açıkladığımız üzere Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, pek çok kararında şirketin…
“…sözü edilen taşınmazların, şirketin olağan iştigal konusu ve faaliyetleri arasındaki işlere ilişkin taşınmazlar olduğu, tasarrufa konu taşınmazların şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde, bu kez satış yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için TTK.’nun 443/2.maddesi uyarınca ortaklar kurulunun bu konuda anılan maddede açıklanan çoğunlukla karar almasının zorunlu olduğu, dava konusu olayda, satışa konu taşınmazların şirket merkezinde bulunduğu, taşınmazlardan 280 parsel sayılı taşınmaz üzerinde şirketin faaliyetini sürdürdüğü iplik fabrikası ve idare binasının bulunduğu, satışa konu her üç taşınmaz üzerindeki birden fazla haciz ve ipoteklerden oluşan takyidatlar dikkate alındığında, borca batık bulunan F2 Dokuma San ve Tic. AŞ yönünden taşınmazların şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğu, bu taşınmazların satışının şirket açısından esaslı işlerden olduğu, ortaklar kurulu kararı ile özel yetki verilmeden devredilemeyeceği, bu…
Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin kararının, Yargıtay’ın daha önce bu konuda vermiş…
Ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını şu gerekçeler…
“…Ana sözleşme ve açıklanan yasa hükümlerine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için genel kuruldan karar alınması gerekmektedir. Anonim şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olan veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunan taşınmazların satılmasında kural bu olmakla birlikte, her somut olayın ayrıca kendi koşullarında değerlendirilmesi, genel kuruldan karar alınmadan yapılan satım sözleşmesinin şirketin menfaati icabı olup olmadığının ve buna göre de satışın geçersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.…
Davacı şirketin önceki yönetim kurulu üyeleri ile denetçisi olan davalılar K7, K8, K9 ve K10 vekili, şirketin fabrikayı satmaması halinde fabrikanın değerinin düşmesi, borçların yükselmesi karşısında, toplam malvarlığının borçlarına yetmez hale geleceğinden, şirketin iflasını talep etmesinin TTK.’nun 324. madde hükmü gereği olduğunu, makinelerin beklemeye bağlı teknik donanımının yıpranması ve kullanmadıkça değerinin hızla düşmesi karşısında satışın sorumlu ve basiretli bir yönetici için zorunlu olduğunu, dava konusu satışın şirketin zararına değil, aksine yararına olduğunu savunmuştur. Davalı F1 Tekstil San.ve Tic. A.Ş. vekili de, F2’nin satış tarihinde borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu, taşınmazın tapu kaydında haciz ve ipotekler olup, dava konusu satım sonrası müvekkilince ödenmesi gereken satış bedeli ile F2’nin borçlarının kapatıldığını, satım sözleşmesinin muvazaalı olmadığını belirterek, dava konusu satış bedelinin F2 borçlarının ödenmesinde kullanıldığına dair belgeler sunmuştur. Ayrıca, davalı şirkete satılan taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, taşınmaz üzerinde ipotek ve hacizler bulunduğu da anlaşılmaktadır.…
Davalı şirket ile davalı gerçek kişilerin savunmaları, taşınmazı satın alan şirketin ödediği gerçek satış bedeli,…
Görüldüğü üzere 11. Daire bu kararında, sadece devir konusu olan malvarlığının şirketin…
İsviçre Federal Mahkemesi’nce 1990 tarihinde verilen ve öğretide Kammgarnspinnerei Kararı…
İki karar arasında gerekçe bakımından bazı farklılıklar bulunduğunu ifade edelim.…
Bu kararlar bakımından akla ilk olarak, borca batıklık aşamasına gelmiş olan bir…
Öte yandan, İsviçre Federal Mahkemesi’nin “genel kurulun toplanamaması” gerekçesinin…
Bir diğer mesele ise “durumun aciliyeti”ne verilecek anlamdır. Bu kapsamda, satımı…
Tüm bu soru işaretlerine rağmen, her iki kararın da istisnai bir somut olay kapsamında…