“Kredi sözleşmelerinin genel işlem şartları yardımı ile bankalar genellikle, sözleşmeyi diledikleri tarihte tek yanlı olarak feshetme hakkını saklı tutmaktadırlar. Bu uygulamanın amacı, bankanın mali durumunun batık kredilerle bozulmasını önlemeye yönelik olarak erkenden tedbir alabilmektir. Zira kredi değerliliğini yitirmiş müşteriye, dönmeyeceğini bile bile kredi kullandırmaya devam etmek öncelikle basiretli işletmecilikle bağdaşmaz. Hatta kredi sözleşmesinin feshedilmesi, müşterinin ekonomik yıkımına sebep olmuş olsa dahi, bankanın bu zarardan sorumluluğu yoktur. Neticede alacaklıdır ve kendisini garantiye almış olması olağan (beklenen) bir davranıştır.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Mayıs 2018
Sempozyumu tarihi: 22.12.2017
Sayfa: 198 - 201
Ahmet Battal
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
III. Bankanın Sözleşmeden Dönme Hakkının Sınırları ve Dönmenin Sonuçları
A- Genel prensip
Bu konuda proje kredisine özgü bilgilere ve yorumlara geçmeden önce bankanın tek…
Bankanın teminatsız (açık) kredi kullandırdığı hallerde durum istisnasız olarak yukarıdaki gibidir. Buna karşılık kredinin sağlam -ve özellikle ayni- teminata dayandığı hallerde, kredi müşterisi haklı olarak, borcunu karşılamaya yeterli teminatının bulunduğunu, işlerinin bozulması ve sair sebeplerle ödeme kabiliyetinin azalmış olmasının kredi veren banka için bir risk oluşturmadığını ve dolayısıyla bankanın bu gerekçeyle fesih hakkının kullanamayacağını savunacaktır.…
Kanaatimizce bu savunma bir ölçüye kadar haklıdır. Ancak olağan yollarla tahsil edilemeyen krediler, banka bilançosunda riskli alacakların miktarının artmasına ve bu da bankanın –başta sermaye yeterliliği rasyosu olmak üzere- standart rasyoları tutturamamasına neden olacağından, banka için bir yük niteliğindedir. …
Bu nedenle teminatlı dahi olsa kredi riskli kredi haline gelmişse banka bu durumu gerekçe göstererek tek yanlı fesih hakkını kullanabilmelidir. …
Öte yandan bu konunun BK. 82. madde ile de ilgisi vardır. Buna göre; kredi borçlusu banka, iflas veya aleyhindeki haczin semeresiz kalması gibi …
Bu durumda iki güven -bankanın, kredinin geri ödeneceğine duyduğu güven ve müşterinin, bankanın taahhüt ettiği krediyi vereceğine yani krediden caymayacağına duyduğu güven- çatışmaktadır. …
Bu nedenledir ki bankaya, kredi sözleşmesini tek yanlı ve bilhassa ihbar süresiyle bağlı olmaksızın fesih yetkisi veren hükümler ve uygulamalar eleştirilmektedir.…
Tekinalp, İsviçre Federal Mahkemesi’nin bu yetkiyi geçerli saydığını belirtmekte ve fesih hakkının MK. 2’ye aykırı olarak kullanılması halinde zarardan sorumluluğun bankaya ait olması gerektiğini ifade etmektedir.…
Yargıtay da, cari hesap şeklinde işleyen vadesiz (belirsiz süreli) kredi sözleşmelerinde fesih hakkının saklı tutulmasının menfaatler dengesine uygun olduğunu kabul etmiştir. …
Ancak teorik olarak her iki tarafın da tek yanlı fesih hakkına sahip olduğu buna karşılık işin özelliği gereği fiilen sadece bankanın fesih hakkını kullandığı bu tür sözleşmelerde; bankanın kullanabileceği fesih hakkına bağlı olan müşterinin, güvensizlik içinde ne zamana kadar bekleyeceğini belirlemek gerekir. Zira haklı olarak, bankanın spekülasyonlarına alet olmamak isteyecektir. O halde, müşterinin korunmaya layık bulunan güvenini ve çıkarını korumanın yolu, -güven ilkesi temelinde- bankanın fesih hakkının etkisiz hale geldiğini kabul etmektir. Yeter ki müşteri, bankanın fesih hakkını kullanmayacağına güvenmiş ve bu güveninde haklı olsun. Aksi takdirde, yani müşterinin güveninin bankanın ekonomik menfaatleriyle dengelenmesi gerekirse ya da müşterinin, bankanın fesih hakkını kullanmayacağına güvenmesi haklı görülmezse, bankaya fesih hakkının tanınması adil bir çözüm olacaktır.…
Öte yandan, vadeli kredi sözleşmelerinde bankaya mutlak fesih hakkı tanımak, ihtiyacı olanın ötesinde bir fırsat vermek anlamına gelebilir. Zira ba
Son olarak ister belirli ister belirsiz süreli sözleşme olsun, güvenin kaybolması nedeniyle fesih hakkının kabul edildiği durumlarda, güvenin zedelenmesinin bir ölçüsü olmalıdır. …
Yargıtay bu ölçüyü doğru olarak uyguladığı bir kararında; bankanın, müşterisinin mali durumunun kötüleştiği yolundaki gazete haberlerine dayanarak, girdiği kredi ilişkisinden doğan borçlarını ifadan kaçınamayacağına hükmetmiştir. …
Bankanın sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle sorumlu olduğu hallerde, müşterinin iktisadi zayıflığı zararın doğumuna etki etmiş ya da yardımcı olmuşsa, bankanın tazminat sorumluluğu bu ölçüde azalacaktır.”…
Bu çerçevede, bankanın kredi müşterisinden kaynaklanan ve cayma hakkı veren haklı…
Bu kapsamda çözülmesi gereken birinci mesele şudur: Banka kullandırdığı bir krediyi…
Bu soru bankayı koruyucu bir yaklaşımla cevaplandığında “evet” denilecektir. Ancak…