Sayfa 377TARTIŞMALAR
Prof. Dr. Halûk Tandoğan…
Değerli meslektaşım Doç. Dr. Ömer Teoman'ın bildirisini ilgi ile izledim. Bir noktada, kendilerinin Ticaret Kanununun 361. maddenin IH. fıkrası ikinci cümlesine ilişkin yorumlan noktasındaki görüşlerine katılamıyorum. Şu bakımdan katılamıyorum: Kendileri burada lâfza bağlı bir yorum yapıyorlar. Halbuki aslında öyle lâfza bağlı bir yorum yapan hukukçu değiller. Yazılarım, eserlerini yakmen takip ediyorum. Burada herhalde biraz da bir orijinalite olsun diye, öbür görüşten ayırmak üzere belki böyle bir görüş savunuyorlar. Şimdi burada amaca dayanan gayi bir yorum yapılırsa ve hükümsüzlük teorilerinin önemli Ukelerinden biri olan hukukî işlemleri mümkün olduğu kadar ayakta tutma prensibi gözönünde tutulursa sözü geçen hükmü yalnız toplantıya katılmaya hakkı olmayanların katılması haline hasretmek doğru olmaz. Yani hükümsüzlük ile geçerlilik arasında tereddüt halinde, asıl olan hukukî işlemi ayakta tutmaktır. Bu da sözleşme özgürlüğünün ve tarafların iradesine verilen önemin, onların mümkün olduğu kadar hukuikî sonuç husule getirmesini istemenin bir sonucudur. Bu iki ilkeden hareket edilirse sayın Ömer Teoman'ın savunduğu…
Prof. Dr. Seza Reisoğlu…
Efendim sayın Teoman'a teşekkür ediyorum. Değineceğim bir noktaya…
sayın Tandoğan değindi. Sayın Teoman'ın bir gerekçesine bu noktada…
madığımı belirtmek için bir iki sözle ilâve etmek istediğim hususlar var.Bir kere 361. maddeyi çok dar yorumlamak gerekir görüşüne ben de katılmıyorum. Çünkü…
İkinci nokta, katılıyorum aslında yani 361'in birinci fıkrasındaki verilmesi lafına…
Teşekkür ederim.…
Doç. Dr. Hikmet Sami Türk…
Ben de sayııi Prof. Dr. Tandogan ve sayın Prof. (Dr. Reisoğlu’mm işaret…
nin son fıkrasını, oylamaya katılma hakkı olmayan kimselerin oylamaya katılmasına…
Ortaklık adına savunma hakkı ise, sayın Prof. Dr. Tandoğarim da belirttiği…
Biraz önce söylediğim gibi, 361. maddenin son fıkrasındaki toplantıya katılmayı oylamaya…
Oysa anonim ortaklıklann işleyişine olabildiğince mahkemeleri sokmamak gerekir. Anonim…
Doç. Dr. Nişim Franko…
Efendim, bendeniz de şimdiye kadar üzerinde durulmuş olan 361. madde hakkında bir…
Ben yine 361. maddenin üzerinde duracağım, fakat muhterem Yargıtay'ın başka vbir…
Burada, bence aslî ve esaslı olan azalık hakkını bertaraf edilmesi kadar istisnaî…
Teşekkür ederim.…
Doç. Dr. Yıldırım Uler…
Efendim ben alana yabancı olan birisi dolayısıyla takıldığım noktanın önemi konusunda…
Yine şu şirket-devlet benzetmeme döneyim, yakınlarının oy kullanması meselesi. Yakınlarının…
Teşekkür ederim. Sayfa 381…
Yavuz Okçuoğlu…
Efendim ben sayın konuşmacının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tüzel kişi ortaklıkların…
Doç. Dr. Ömer Teoman…
Pardon, bir yanlışlık var. Ben oy kullanamaz demedim. Aym kişi olarak öy kullanamaz…
Yavuz Okçüoğlu…
İşte ben de aynı kişi bakımından söz aldım. Şimdi biraz şekücilik olmuyor mu? İkisi…
Teşekkür ederim. x…
İsmail Doğanay…
Efendim, ben de TTK.nun 361 inci maddesi hükmü ile ilgili marûzatta bulunacağım.…
«Umumî heyet toplantısına iştirake salâhiyeti olmayan kimseler bir karara iştirak…
Şimdi okuduğum bu hükme göre, anonim şirket genel kurul toplantısına katılmaya hak…
Hepinize teşekkür ederim.…
Prof. Dr. Seza Reisoğlu…
Saym Gkçuoğlu bir noktaya değindi. Dedi ki, «anonim şirketin yönetim kurulunda diğer bir tüzel kişinin temsücisi varsa, bu temsilci oy kullansın mı kullanmasın mı?» Başka birisini yolladığı zaman oy kullanıyor da, yönetim kurulunda kendi temsücisi olursa niye kullanamıyor? Ben o noktada (zaten pek bir noktada da birleşmiş de değiliz, yahut fikir tam açıklanmış değü) ayrılıyorum. Bence burada çok önemli konu olan şu: Bu bir temsüci midir, değü midir sorunu söz konusu. Çünkü Ticaret Kanununa göre anonim şirketlerde tüzel kişüer yönetim kurulunda yer alamazlar. Ancak hakikî şahıslar vasıtasıyla temsil edilirler. Ama burada iki görüş var büdiğiniz gibi. Benim katıldığım görüş, buradaki menfaat temsilciliğidir. Teknik anlamda bir temsilcilik yoktur burada. Çünkü temsilci olsa, kendi tâyin, eder kendi azleder. Temsilcisi olsa, şirketin menfaatini değil temsil ettiği şirketin, tüzel kişinin menfaatini korumak zorundadır. Halbuki o şirketin yönetim kurulu üyesidir. O şirketin menfaati temsil ettiği şirketten önce gelir. Bütün bu gerekçelerle benim vardığım sonuç anonim şirketlerde bulunamadıklarına göre tüzel kişiler, burada temsilci dediği kanunun bir menfaat temsüciliğinden ibarettir. Teknik anlamda temsilci değüdir. Onun için birkaç kişi de bulunabilir. Buradan bu sorun da çıkıyor. Yüksek Yargıtayın tek kişi ile temsil edüirler diye bir kararı var. Ama temsüci değildir bunlar. Bu sonuca varırsak o zaman saym Okçuoğlu'mm endişesi…