Anılan İçtihadı Birleştirme Kararına göre, kira tesbiti kararının kesinleşmesine kadar geçen döneme ait kira farkları adi alacağa dönüşmez. Tesbit kararının kesinleşmesi ile kira farkı alacağı belirgin ve muaccel hale gelmiştir, kiracı bu olguları bilmek durumundadır. Kira farkı alacağı kesinleşen mahkeme kararma dayandığından, ayrıca ihtara gerek kalmaksızın, talep halinde mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren kira farkı alacağına faiz yürütülmelidir. Bu istisnaî hal, aynı zamanda MK. m. 2'de öngörülen dürüstlük kuralının da bir sonucudur. Borçlar Kanunu m. 101/II'de borçlunun temerrüde düşmesi için ihtara gerek olmayan haller belirtilmiştir. Ancak doktrin ve uygulamada bunun dışında, ihtar yapılmasının dürüstlük kuralına göre beklenemeyeceği veya alacağın bir mahkeme kararma dayandığı hallerde de borçlunun ihtara lüzum kalmadan temerrüde düşeceği kabul edilmektedir. Borcun ifa edileceği tarihi alacaklı değil, borçlu bilebilecek durumda ise, dürüstlük kuralının temerrüt için ihtarı gereksiz kılacağı, doktrinin de baskm görüşüdür. Aksinin kabulü, kötü niyetli kiracıya fırsat yaratırken; iyi niyetli kiralayanı, kiracının insaf ve keyfine terk sonucunu hâsıl eder. Medenî Kanun'un 4. maddesi uyarınca hâkim, adalete uygun karar vermeye çağrılmaktadır.…
