Yrd. Doç. Dr. Vural SEVEN…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Eylül 2009
Sempozyumu tarihi: 12.06.2009
Sayfa: 143 - 153
Hakan Karan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Tartışmalar
Ahmet ÖZGAN (Başkan)…
Değerli konuklar, spesifik bir konuyu çok ayrıntılı, detaylı ve tüm gerekçeleriyle…
Hakan Bey’e değerli tebliğinden dolayı teşekkür ediyorum. Bir nebze ben de katkıda bulunmaya çalışacağım. Belki tebliğ konusu olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararının farklı bir değerlendirilmesi olabilir mi diye? Çünkü benzer bir olayda 2004 yılında, bilirkişiliğini bizim yaptığımız, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararında, raporumuzda biz iki olasılık önermiştik. Mahkeme tüzel kişilik perdesinin kaldırılması yönünde karar verdi ve 19. Hukuk Dairesi de temel gerekçeleri yerel mahkemeninki olmak üzere kararında; "...tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalıların sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına..."…
Doç. Dr. Hakan KARAN…
Vural Beye katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Vural Bey’in bu konuda takdirinize arz etmek istediğim bir karar incelemesiyle makalesi var: “Ticaret şirketlerinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması”. İkimiz arasında esasa ilişkin sonuca yönelik bir görüş farkı bulunmuyor. Fark, bu sonuca bizi götüren hukuki enstrümanın tercihinde. Kalpsüz Hocamın ilk tebliğin tartışmaları esnasında bir sonuca hukuki dayanak bulunması gerekliliğine işaret eden görüşüne katılıyorum. Aslında ticaret şirketlerinde perdenin kaldırılması doktrininin, doğrudan dayanağı, Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde düzenlenmiş bulunan hakkın kötüye kullanılması yasağı (dürüstlük kuralı)dır. Bu kural, hukukumuzun en temel kuralı olmakla beraber, başka hukuki müesseler varken kendisine dayanılması, mevcut diğer kuralları anlamsız kıldığından Prof. Shwarz ve…
Prof. Dr. İsmail KIRCA…
Değerli meslektaşıma sunumu için teşekkür ederim. Değerli meslektaşım yanılıyorsam…
Bunun dışında tebliğde bir kez gizli adi şirketin varlığı kabul edildikten sonra…
Emsal karara konu olayda gizli şirket değil, belki de bildiğimiz tipik adi şirket,…
Nihayet konunun, son zamanlarda revaçta olan ve şirketler topluluğuna ilişkin olarak…
Çok teşekkür ederim.…
Doç. Dr. Hakan KARAN…
Aslında İsmail Hocamdan farklı düşünmüyorum. Söz konusu A ve B adı altında iki şirket…
temsil olunan (A)’nın yapılan işlemle bağlı olduğu kabul edilmektedir. Teşekkür…
Prof. Dr. Turgut KALPSÜZ…
Efendim şimdi Sayın konuşmacının söylediği bazı hususlarda benim ciddî tereddütlerim…
Bir kere konuşmacının tebliğinin ağırlık noktasını teşkil eden "görünen ortak perdesinin kaldırılması" gibi…
İkinci olarak gizli de olsa, bir şirketten bahsedebilmek için bir affectio societatis'ın mevcudiyeti…
İkincisinin gayesi, taşıtan ile navlun sözleşmesi akdederek onun malını varma limanına…
Sonra tebliğde bu vesile ile "müşterek iş ortaklığı"ndan bahsediliyor. Daha önce bazı müellifler tarafından da kullanılmış olan bu ibare yanlıştır, hatalıdır. "Müşterek" kelimesi…
Şimdi gelelim adi şirkette birleşmesi gereken unsurlara. Doktrinde üzerinde durulan…
Acaba olayda bir gizli adi şirket var mıdır? Bu da kabili münâkaşadır. Yaşar Beyin…
Av. Gurur Gaye GÜNAL…
Ben Hocamın yapmış olduğu açıklamalar doğrultusunda bir hususla ilgili bilgi almak…
Prof. Dr. Turgut KALPSÜZ…
Şimdi efendim, II. Cihan harbini müteakip Almanya'da bütün gemilere el konuldu biliyorsunuz.…
Doç. Dr. Hakan KARAN…
Sayın Kalpsüz Hocama teşekkür ederim. Tabii ki öğrencisi olduğum ve asistanlığını yaptığım için boynumun Hocama karşı kıldan ince olduğunu takdirinize arz etmek isterim. Ne var ki, bir iki hususa değinmeden de edemeyeceğim. Bunlardan birincisi lisan. Doğaldır ki Hocam kadar lisana hakim olamamış olabilirim, sürç-ü lisan etmiş isem lütfen affedin. Ancak Alman hukukunda veya yabancı hukukta bu kavram, bu müessese düzenlenmemiştir diyerek Biz Türk hukukçularının mevcut olmayan bir müesseseyi yaratamayacağı tezini benim Türk hukukçuları adına kabul etmem mümkün değil. Ben, Almanlardan, îngilizlerden ve diğerlerinden icazet almamız gerektiğine katılmıyorum. Tebliğimde geçen ifade, benim naçizane Türk hukukuna önermiş olduğum bir isimdir. Kabul görmeyebilir. Adi şirketle ilgili olarak affınıza sığınarak bu yapılanmadaki müşterek gaye nedir diye sordunuz. Müşterek gaye, gayet açık ve net, bir kazanç uğruna taşıma işini organize etmek. Taşıma işini organize edebilmek için birden fazla şirket biraraya geliyor. Biraraya gelmesinin nedeni, bunlar aynı aile şirketi ya da grup şirketi. Deniz ticaretiyle meşgul olanlar bilirler. Deniz ticareti şirketi yapılanmasında anonim şirket tercih olunsa dahi ortak sayısı mümkün olduğunca azdır; halka açık anonim şirketten bahsedemezsiniz. Sorumluluğu sınırlamak gayesiyle her bir gemi ve faaliyet için ayrı bir şirket kurulmaktadır. Bu itibarla mümkün olduğu kadar çok sayıda küçük şirket kurulur. Meslektaşım Vural Beyin…