Sınaî hak tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, tescilin şeklen varlığını…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Aralık 2013
Sempozyumu tarihi: 14.12.2012
Sayfa: 60 - 64
Feyzan Hayal Şehirali Çelik
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
3.Yargıtay Uygulaması
“Şeklen varolan hakkın esastan yoksun olması” sorununa ilişkin olarak verilen üç…
Bu ilke, çeşitli Yargıtay kararlarında vurgulanmıştır. Örneğin Yargıtay Hukuk Genel…
“(...) Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, tasarım tescil belgesinden kaynaklanan hakların kullanılması, bu belge ile sağlanan koruma kapsamında …
2010 yılına ait bir diğer Yargıtay kararında(15)…
“(...) Mahkemece, davalının ticaret unvanında yer alan “Tamteks ” sözcüğünün ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesi doğru olmuş ise de, davalının davacı unvanında geçen tescilli ibareyi basiretli tacir olarak bilmesi gerektiği, bu ibareyi seçip, salt tescil ettirmesinin haksız fiil olduğu gerekçesiyle, bu tescilin yarattığı haksız rekabetin önlenmesine, söz konusu ibarenin davalı tarafından yazışmalarında, yazılı evrakında veya her ne şekilde olursa olsun ticari tanıtım faaliyetlerinde marka olarak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira tescilli bir unvan, terkin edildiği tarihe kadar koruma altında kalmaya devam edecektir. Terkinine karar verilip kesinleşinceye kadar, bir unvanın tüm geçerli hukuki hakları unvan sahibine sağlayacağı kuşkusuz olup, davalının tescilli unvanına güvenerek yaptığı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı açıktır (...)…
Görüldüğü gibi Yargıtay tescil varolduğu süre boyunca sahibine buna dayalı kullanım…
Öte yandan, Yargıtay’ın bu yerleşik uygulamasının yanı sıra konuya ilişkin “ayrıksı”…
kararını bozmuştur. Kararda şu ifadeler yer almaktadır:…
“(...) 554 sayılı KHK'nın 45. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararının sonuçları kural olarak geriye etkilidir. Bundan dolayı, kural olarak tasarım başvurusu ve tescili nedeniyle sağlanan koruma baştan itibaren yok sayılır. Hükümsüzlük kararının geriye etkili olarak sonuçlarını doğuracağına ilişkin kuralın iki istisnası olup bunlardan biri tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinden önce tasarımdan doğan haklara tecavüz sebebiyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar, İkincisi ise hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmelerdir. Davaya konu olayda mahkemece, hükümsüzlük kararının uygulanan ihtiyati tedbirden sonra verildiği ve davalının tescilli tasarımdan doğan haklarını kullanarak davacıya karşı hukuki girişimlerde bulunmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ağır kusur olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş olup yukarıda açıklanan 554 sayılı KHK'nın 45. maddesinde düzenlenen iki istisnanın uygulanma şartı olan tasarım sahibinin ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan bir zararın olup olmadığı tartışılmamıştır (...)…
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2011 yılında verdiği bir diğer kararında, markanın…
“(...) Mahkemece (...) davalının daha önceden ticari ilişkisi olan alım satımını yaptığı ihtilafa konu markayı bilmesine rağmen marka sahibinin izni olmaksızın markayı kendi adına tescil ettirmesinin basiretli tacir sıfatına ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu, kötüniyetli tescilin tek başına dahi terkin nedeni olabileceği, davalının kötüniyetli edindiği markayı kullanma sınırını aşarak gerçek marka sahibinin daha önceden de Türkiye'ye ithal ettiği motosiklet ithalatını kötüniyetli olarak gümrükte durdurarak davacının gümrük depolarında konteyner kira bedeli ödenmesine (...)…
Haksız ihtiyati tedbire dayalı tazminat talepleri (örnek olay 3) ise genel usul hukuku…
11. Hukuk Dairesi karannda(17);…
“Davacı vekili davalının yenilik vasfı bulunmayan plastik mamüller için almış olduğu faydalı model belgelerine istinaden müvekkili işyerinde ihtiyati tedbir kararını infaz ettirdiğini, yapılan yargılama sonucunda faydalı model belgesinin iptaline karar verildiğini, ancak icra olunan tedbir kararı nedeniyle müvekkilin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek (...)…
Mahkemece, bilirkişi kurulu aracılıyla plastik sanayiinin özellikleri davacıya ait işletmenin cirosu vb. koşullar değerlendirilerek BK m. 42 uyarınca davacının haksız ihtiyati tedbirden uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesi gerekirken, sanki davacı tam kapasite çalışıyormuşçasına üretim kapasitesi dikkate alınarak bulunan miktarın hüküm altına alınması yanlış olmuştur. …
ifadeleri yer almaktadır.…
Yargıtay uygulamasında 551 sayılı KHK’nın faydalı modellere ilişkin 158. maddesinin…
“Dava, hakkında hükümsüzlük davası açılmış olan faydalı model belgesine dayalı olarak davalı tarafından davacı aleyhine 551 s. KHK’nın hükümleri kapsamında hukuki ve cezai işlemlere tevessül edilmesinin muaraza ve haksız rekabet oluşturduğu iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının faydalı model belgesine dayalı olarak davacı aleyhinde hukuk ve ceza davaları açmasının yasal şikayet hakkının kullanılması niteliğinde olduğu ve haksız rekabet olamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.…