b- Alkol Etkisi Altında Yapılan Kazaların Sigorta Teminatı Altına Alınmasına Hukuken Engel Olup Olmadığı Sorunu
Sigortanın alkolden kaynaklanan zararlı sonuçlar için sigorta koruması sağlaması…
İlgili yasal hükümler şöyledir:…
Karayolları Trafik Kanunu m.48…
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır.…
TTK 1404- Geçerli Olmayan Sigorta…
Sigorta ettirenin veya sigortalının, kanunun emredici hükümlerine, ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilinden doğabilecek bir zararını teminat altına almak amacıyla sigorta yapılamaz.…
Bu düzenlemeler karşısında, sürücünün aynı zamanda sigorta ettiren (veya sigortalı)…
(Ancak bu noktada KTK m.48’de getirilmiş olan yasağın amacı ile bağlantılı bir tartışma…
Alkollü sürücü sigorta ettirenden (veya sigortalıdan) başka bir kişi ise, sigorta…
Alkolün etkisiyle yol açılan zararları kapsayan bir sigortanın yasa gereği geçersiz…
Belirtelim ki yasa yapıcı, TTK 1404 hükmüne yer verirken aşırıya kaçmış ve maksadı “çok aşan" bir düzenleme benimsemiştir. TTK 1404 katı bir biçimde uygulanırsa, aynı zamanda sürücü olduğu durumlarda, sigorta ettirenin trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu meydana gelen trafik kazalarından kaynaklanan hiç bir zarar sigorta kapsamında sayılmayacak ve bu da kasko sigortasının içinin boşalması anlamına gelecektir. TTK’nın sigorta sözleşmesini geçersiz saymak bağlamında, bazı hallerde bireysel eylemi değil, etkinliğin bütününü dikkate alan bir hüküm getirmesi uygun bir çözüm olabilirdi. Araç sürme hukuka aykırı değildir. Araç sürerken işlenen bazı eylemler ise hukuka (kamu düzenini, can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla öngörülen emredici kurallara) aykırı nitelik taşıyabilir. Bu gibi bireysel aykırılıklarda (mesela hız sınırlamasına uymama) zarar verme kastının varlığı belirlenmedikçe, sigorta korumasını geçersiz saymamak doğru olur. Etkinliğin bütünüyle yasaklandığı durumlarda ise (mesela hırsızlık, organ ticareti), bu etkinlikten doğacak zararlar için (mesela organ ticaretinden kaynaklanan veya hırsızlıktan kaynaklanan sorumluluk için) yaptırılacak sigorta geçersiz sayılabilir. Alkollü araç sürmeden kaynaklan zararlar emredici kurallara, kamu düzenine aykırılık sebebiyle geçersiz sayılırsa, sigorta ettiren sürücünün alkollü olarak yaptığı kazada yaralanması üzerine yapılması gerekecek sağlık harcamaları da aynı mantıkla (sağlık sigortası bakımından) teminat dışında sayılabilecektir.…
Kanımızca TTK’da “geçersiz sigorta" başlığı altında bir hükme yer vermek çok yanlış olmuştur. Bütün sözleşmelere uygulanan Borçlar Kanunu’nun “geçersizliğe ilişkin” genel hükmü sigorta sözleşmelerine de uygulanarak sorun (hiç çıkarılmadan) çözülebilirdi.…
Sonuç olarak alkol hakkındaki çözümü sigorta sözleşmesine bırakmak en doğrusudur. Düşüncemiz, alkolden kaynaklanan sonuçların sağlık sigortalarında ve kaza sigortalarında belirli koşullarla teminata dahil olabileceği yönündedir. Zorunlu sorumluluk sigortalarında ise, alkol etkisi altındaki sigorta ettirenin verdiği zararlar için üçüncü kişiye karşı sigortacının (doğrudan istem ve dava hakkı) uyarınca ödeme yükümlülüğü var olmalıdır; ancak zarar görene ödenen tutar için sigorta ettirene rücu öngörülmelidir. Kasko sigortası gibi eşya sigortalarında ise alkolden kaynaklanan zararlar sigorta koruması dışında bırakılabilir.…