488 sayılı Damga Vergisi Kanunu, 11/7/1964 tarihli ve 11751 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanmıştır. Kanun, 32 nci maddesine göre, yayımını takip eden aybaşından itibaren üç ay sonra yürürlüğe girecektir.
Dağınık ve anlaşılması güç bir hal alan damga resmine ait hükümleri yeniden düzenliyen Damga Vergisi Kanununun uygulanmasında, tereddütü mucip olabilecek hususlar hakkında, aşağıda kanunun bölümlerine mütenazır olarak, gereken izahat verilmiştir.
I. BÖLÜM
Kanunun Birinci Bölümünde mükellefiyet ve istisnalarla ilgili maddeler yer almıştır.
A- Konu:
Verginin konusu birinci maddede açıklanmaktadır. Buna göre kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar Damga Vergisine tabi tutulmuştur.
Filhakika kanuna 2 tablo eklenmiş bulunmaktadır:
a- (1) sayılı tablo vergiye tabi tutulan,
b- (2) sayılı tablo vergiden istisna edilen,
Kâğıtları göstermektedir.
Birinci maddeye göre, sadece bir sayılı tabloda yazılı kâğıtlar vergi konusuna girmekte ve kanunun en önemli özelliklerinden birini bu husus teşkil etmektedir. Bilindiği gibi kaldırılan Damga Resmi Kanununa göre herhangi bir evrakın resme tabi bulunup bulunmadığını anlamak için, o evrakı, evvelâ sayısı 98 e varan maktu resim tarifesinde aramak, sonra nisbi resme tabi olup olmadığını incelemek, ve nihayet aranan evrak bunlardan hiç birinde yazılı değilse kanunun 33 üncü maddesi gereğince vergilendirmek gerekmekteydi. Halbuki Damga Vergisi Kanununun hazırlanmasındaki gayelerden birisi, mükellefiyeti basitleştirmek olduğundan, damga resmindeki bu usul terk edilmiştir.
488 sayılı Kanuna göre, sadece 1 sayılı tabloda yazılı kâğıtlardan vergi alınacak bunlar dışında kalan kâğıtlardan herhangi bir vergi aranmıyacaktır.
Hemen kaydetmek gerekir ki, 1 sayılı tablodaki kâğıtlar da mücerret vergiye tabi değildir, bunlar, yazılıp imzalanmak suretiyle herhangi bir hususu ispat ve belli etmek üzere ibraz edilebilecek bir hale geldikleri takdirde vergi konusuna girmektedirler.
B- Şümul:
Kanunun şümulünü gösteren 2 nci maddeye göre Damga Resmi Kanunundaki eski hükümlerden farklı olarak, vergiye tabi kâğıtların hükümlerinin «Bozulmasına» mütedair mektup ve şerhler de, vergi konusuna alınmış bulunmaktadır. Bu suretle vergiye tabi kâğıtların yenilenmesi, uzatılması, değiştirilmesi, devrine ilişkin mektup ve şerhler nasıl vergiye tabi ise, bunların bozulmasına ilişkin mektup ve şerhler de aynı şekilde vergiye tabi olacaktır.
C- Kâğıtların mahiyetlerinin tâyini:
Bilindiği gibi 488 sayılı Kanunla kaldırılan Damga Resmi Kanununda, bir varakanın tabi olacağı resmin tâyini için evvelâ, o varakanın kanuni mahiyetinin tetkik olunacağı hükme bağlanmıştı.
Bu suretle vergi ziyama sebebiyet verilmek istenirse taunun önlenmesi derpiş ediliyor, fakat varakanın kanuni mahiyetinin nasıl tespit edileceği belirtilmiyordu.
Damga Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinde de yine, bir kâğıdın tabi olacağı verginin tesbiti için, o kâğıdın mahiyetine bakılacağı zikredildikten sonra, kâğıtların mahiyetlerin tâyininde, şekli kanunlarla belirtilmiş olanlarda kanunlardaki adlarına, belirtilmemiş olanlarda da üzerlerindeki yazının tazammun ettiği hüküm ve mânaya bakılacağı açıklanmaktadır.
Meselâ Türk Ticaret Kanunu bir poliçenin nasıl olması gerektiğini tespit etmiştir. Bu şekle uygun olarak düzenlenen poliçeye başka bir mahiyet izafe etmeye imkân bulunmamaktadır. Bu suretle varakanın mahiyetinin tesbitinden doğan bir çok anlaşmazlıklar artık sona ermiş olacaktır.
D - Kanunun, kâğıtlara konulan imzanın birden fazla olması, ve bir kâğıtta birden fazla akit ve işlem bulunması, hallerinde verginin nasıl alınacağına ilişkin bulunan 6-7 nci maddelerinde eski hükümlere nazaran herhangi bir değişiklik yoktur.
Verginin mükellefine ve kâğıt nüshalarının birden fazla olması takdirinde verginin nasıl hesaplanacağına ilişkin maddelerde de, Damga Resmi Kanunundaki hükümler aynen yer almaktadır. Şu kadar ki, bu hükümler Damga Resmi Kanununda çeşitli maddelerde dağınık bir şekilde zikredilmiş olmalarına karşılık, 488 sayılı Kanunda toplu bir hale getirilmişlerdir. Bu bakımdan meselâ mükellefiyete ilişkin hükümleri kanunun çeşitli maddeleri arasında aramaya artık lüzum kalmamaktadır.
E- Resmî dairenin tarifi:
Bilindiği üzere Damga Resmi Kanununun gerek mükellefin tâyini ile ilgili 7 nci maddesinde gerekse muafiyetle ilgili 32 nci maddelerinde resmî daire tâbiri sık sık kullanılmakta, fakat bu terimin mâna ve şümulü tanımlanmadığı için sayısız anlaşmazlıklar ortaya çıkmakta idi.
Bu durum gözönüne alınarak, «Resmi Daire» deyimi 8 inci maddede, açık bir şekil de tarif edilmiştir. Madde metni yeter derecede vazıh olduğundan herhangi bir izahata lüzum görülmemiştir.
F- İstisnalar:
9 uncu maddeye göre kanuna bağlı (2) sayılı tabloda yazılı kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.
Burada üzerinde durulması önemli olan husus şudur:
Damga Vergisi Kanununun istisnalara ilişkin 9 uncu maddesi hazırlanırken, bir taraftan Damga Resmi Kanununun bünyesi içindeki muaflıklar, diğer taraftan özel kanunlardaki damga resmi muaflıkları incelenmiş, muhafazası zaruri görülen istisnaları 2 sayılı tabloya alınmıştır.
Kanun «Özel kanunlarda damga resmi için tanınan muafiyetleri» damga vergisi bakımından saklı tutmadığı cihetle vergi konusuna giripte 2 sayılı tabloda yer almayan hiç bir kâğıt damga vergisinden muaf tutulamıyacaktır.
Bu suretle muaflık ve istisnaya ilişkin hükümlerin sadece esas vergi kanunlarında toplu olarak bulunması prensibi de yerine getirilmiş olmaktadır.
II. BÖLÜM
Kanunun ikinci bölümünde vergileme ölçü ve nispetlerine ilişkin hükümler yer almaktadır. 10 ilâ 14 üncü maddeler esas itibariyle, Damga Resmi Kanunu ve onu tadil erten kanunlarda dağınık bir şekilde mevcut bulunan hükümlere tekabül etmektedir.
Bununla beraber eski hükümlere nazaran bazı değişiklikler de yapılmıştır. Yapılan değişiklikler aşağıda kısaca belirtilmiştir.
A- Verginin hesaplanmasında kesirler:
Bilindiği gibi, Damga Resmi Kanununun 12 nci maddesinin son fıkrasında «Küsurat yüzde elliden dûn olursa nazarı itibara alınmaz, bu miktarı mütecaviz olursa tam addedilir» şeklinde bir hüküm mevcuttu.
Anılan maddenin birinci fıkrasına göre, damga resmi % 04 nispetinde alındığından bahis, konusu küsurat, vahidi kıyası olarak kabul edilen 1000 rakamına matuf bulunmaktaydı.
Bu hal tatbikatta bazı anlaşmazlıklara yol açtığından, Damga Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinde matrah ve vergi kesirlerinin nasıl hesap edileceği açık bir şekilde belirtilmiştir.
Buna göre, nisbi verginin hesaplanmasından 50 kuruştan aşağı olan matrah kesirleri atılacak 50 kuruş ve daha yukarı kesirler 1 liraya çıkarılacaktır.
Vergi kesirlerinde ise, 5 kuruştan aşağı olanlar alınmıyacak, 5 kuruş ve daha yukarı olanlar 10 kuruş olarak alınacaktır.
Tatbikatta tereddütlere mahal kalmaması için verginin nasıl hesaplanacağı aşağıdaki misallerle izah edilmiştir:
MİSÂL 1
1.282,25 lirayı ihtiva eden bir mukavelenin damga vergisinin hesabında, 25 kuruşluk matrah kesiri atılacak, vergi 1.282,- lira üzerinden % 04 nispetine göre hesaplanacaktır. Bu şekilde bulunacak 512 kuruş verginin 2 kuruşu, 5 kuruştan aşağı vergi kesirleri de atılacağından, alınmıyacak, vergi 510 kuruş olarak tahsil edilecektir.
MİSÂL 2
Aylık maaş istihkakı 1.540,75 lira olan bir hizmet erbabının vereceği makbuzun damga vergisinin hesabında 75 kuruşluk matrah kesiri tama iblâğ edilecek ve 1.541 lira üzerinden % 04 hesabiyle bulunan 616 kuruşluk verginin 6 kuruşu 10 kuruş olarak alınacak böylece vergi 620 kuruş olacaktır.
B- Verginin nispeti:
Damga vergisinin ne nispette alınacağı yine (1) sayılı tabloda açıkça gösterilmiştir. Bu sebeple konunun izaha muhtaç bir yönü yoktur. Fakat vergi nispetine ilişkin 14 üncü maddede yer alan yeni bir hükme dikkat edilmesi gerekir.
Maddenin 3 üncü fıkrasına göre akreditif mektup ve telgraflarında herhangi bir sebeple süre uzatıldığı takdirde verginin dörtte biri alınacaktır.
Bilindiği gibi damga resmi tatbikatında akreditif mektup ve telgraflarının müddeti uzatıldığı takdirde, bu kâğıtlar genel hükümler muvacehesinde aynı miktar ve nispette vergiye tâbi tutulmakta ve pek çok şikâyeti mucip bulunmakta idi.
Bu suretle şikâyet konularından biri ortadan kaldırılmış olmaktadır.
III. BÖLÜM
Kanunun üçüncü bölümü verginin ödenmesiyle ilgili hükümleri ihtiva etmektedir.
Malûm olduğu üzere damga resmi, şimdiye kadar;
a - Pul yapıştırılması,
b- Basılı damga konulması,
c- Makbuz verilmesi,
d- İstihkaktan kesinti yapılması, usullerinden birinin uygulanması suretiyle tahsil edilmekte idi.
Damga Vergisi Kanununun 15 inci maddesinde de aynı usuller kabul edilmiştir.
Mükellef damga vergisini behemahal kanunun tâyin ettiği şekilde ödemek mecburiyetindedir. Ancak bazı kâğıtlar için iki türlü ödeme şekli tâyin edilmiş ve bunlardan birinin tercihi mükellefin ihtiyarına bırakılmış olduğundan (Makbuz, fatura vesaire gibi) bu kabil hallerde, mükellef bu şekillerden biri ile ödeyebilecektir. Kanunda belirtilen şekiller dışında ödeme yapan mükellefler hakkında Vergi Usul Kanununun 355 inci maddesindeki özel usulsüzlük cezasının uygulanması icabedeceği sarihtir.
A- Pul yapıştırılması suretiyle ödeme:
Kanunun pul yapıştırılması şekliyle ödemeye ilişkin 16 ve 20 nci maddeleri hükümleri herhangi bir izaha lüzum göstermiyecek derecede açık olup, damga resmi tatbikatına nazaran her hangi bir değişikliği de ihtiva etmemektedir.
B- Basılı damga konulması suretiyle ödeme:
Kanunun 17 nci maddesiyle, bu maddede sayılan kağıtların damga vergisinin basılı damga konulması suretiyle ödenmesine imkân verilmiştir.
Damga Resmi Kanunu tatbikatı da şimdi ve kadar aynı şekilde yürütüldüğünden uygulama sırasında yeni bir hâdise ile karşılaşılması ihtimali yoktur.
Maddenin 5 inci fıkrasiyle Maliye Bakanlığı verilen yetkiye göre, Bakanlık diğer bazı kâğıtların vergilerinin de bu usulle ödenmesine müsaade edebilecektir. Fakat bu hususta, henüz bir karar alınmamıştır. Tatbikatın göstereceği ihtiyaca göre diğer kapıtların vergilerinin de bu şekilde ödenmesine müsaade edileceği tabiidir.
C- Makbuz karşılığında ödeme:
Damga Resmi Kanununun 39 ve 52 nci maddeleri mucibince uygulanmakta olan bu usule Damga Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde de yer verilmiştir.
Ancak eski tatbikattan farklı olarak, kooperatif şirketlerin mukavelenameleri için ödenmesi gereken damga vergisinin de makbuz mukabilinde tahsiline imkân sağlanmıştır.
D- İstihkaktan kesinti şekliyle ödeme:
Hangi ödemelerin istihkaktan kesinti suretiyle yapılacağı, kanunun 19 uncu maddesinde açıkça gösterilmiştir. Damga Resmi Kanununun 39 uncu maddesinde de yer almış bulunan bu hüküm, hemen hemen aynen muhafaza edilmiştir. Sadece tatbikatta anlaşmazlıklara sebep olan bir husus aşağıdaki şeklide düzeltilmiştir:
Bilindiği gibi eskiden istihkaktan kesinti yapabilecek müesseselerin, avans suretiyle yaptıkları ödemelerde, mahsup muamelesinin icrası sırasında damgi resmi kesintisi yapmaları hükme bağlanmış bu usulün uygulanmasında ise bir takım güçlükler zuhur etmiş ve aksaklıklar 10 seri sayılı Tebliğle giderilmişti.
Damga vergisinde ise, 19 uncu maddede kesintinin avansın mahsubunda değil «Avansın itasında» yapılacağı öngörülerek anlaşmazlık konusu esasından ıslah edilmiş bulunmaktadır.
E- Üçüncü bölümün 20 - 21 - 22 nci maddelerinde sırasiyle pul yapıştırılması, basılı damga konulması ve makbuz karşılığı ödemelerde, mükellefiyetin ne zaman ifa edileceği hükme bağlanmış olup damga resmi tatbikatında da aynen uygulanmış olan bu hükümlerde izahı gerektiren bir cihet bulunmamaktadır.
IV. BÖLÜM
Kanunun dördüncü bölümü vergi sorumluluğunu tâyin eden maddeleri ihtiva etmektedir.
Vergi ve cezada sorumluluk:
Vergi ve ceza sorumluluğunu gösteren 24 üncü madde dört fıkradan müteşekkildir. Maddenin 1 inci fıkrası, Damga Resmi Kanununun bu konuyla ilgili hükmünü aynen muhafaza etmektedir.
Maddenin 2 nci fıkrası, şimdiye kadar mevzuatta bir boşluk olarak kabul edilen bir hususu açık bir hükme bağlamıştır. Buna göre, birden fazla kişiler tarafından imza edilen kâğıtlara ait vergi ve cezanın tamamından, imza edenlerin hepsi müteselsilen sorumlu olacaklardır.
V. BÖLÜM
A- Resmî dairelerin mecburiyeti:
Kanunun 26 ncı maddesinde resmî daire memurlarına da bir sorumluluk yüklenmekte ve bu memurlar, kendilerine ibraz edilen kâğıtların damga vergisini aramaya ve vergisi hiç ödenmemiş veya noksan ödenmiş olanları bir tutanakla tesbit etmeğe, veya bunları tutanak düzenlemek üzere vergi dairesine göndermeğe mecbur tutulmaktadır.
Bu tatbikat zaten damga resmi uygulanmasında da, anılan kanunun 53 üncü maddesine istinaden yürütülmekte idi.
Maddedeki «İlgili memur» deyimini geniş mânası ile anlamak iktiza etmektedir. Filhakika bu memurların doğrudan doğruya damga vergisi tatbikatı ile görevli bulunmaları şart olmayıp, vazifesi icabı böyle bir duruma muttali olan her memuru, maddenin şümulü İçinde mütalâa etmek icabeder. Bu mecburiyete riayet etmiyen memurlar hakkında da Vergi Usul Kanununun 356 ncı maddesinin 2 numaralı bendinde yazılı cezanın uygulanması gerekir.
B- Noterlerin mecburiyeti:
Kanunun 27 nci maddesine göre, noterler pulsuz ve noksan pullu kâğıtları, vergi ve cezası tahsil edilmedikçe tasdik edemiyecek ve suretlerini çıkarıp vermiyeceklerdir.
Noterler damga vergisi tatbikatiyle birinci derecede ilgili bulunmaktadırlar.
Bu bakımdan kanun yazılı, verginin uygulanmasında kendilerine bir kontrol görevi yüklemiş, maddenin 3 üncü fıkrası ile de bunun müeyyidesini tesbit etmiştir.
Bu fıkra hükmüne göre, birinci fıkraya aykırı bir işlem yapıldığı takdirde, mükelleflerden gerekli vergi ve cezası alınacağı gibi, noterlerden de ayrıca aynı miktarda ceza tahsil olunacaktır.
C- Kâğıtların terki:
Kanunun 28 inci maddesi hükmüne göre vergi cezası alınması gereken kâğıtların hâmilleri tarafından terk edilmesi bu cezanın alınmasına mâni teşkil etmiyecektir.
Bilindiği üzere damga vergisi mükellefiyetinin doğması bazı kâğıtların ibrazıma bağlı bulunmakla beraber, genel olarak Mükellefiyet Kanununun 20 nci maddesi gereğince kâğıtların düzenlendiği anda doğmaktadır.
Herhangi bir yoklama anında verginin ödenmemiş olduğu tesbit edildiği takdirde, hâmilleri tarafından vergiye tabi kâğıtların terk edilmek istenmesi, mükelleflerin cezai sorumluluğunu ortadan kaldıramayacaktır. Keyfiyet bir tutanakla tesbit edildikten sonra, vergi, mevzuu kâğıt imha edilse bile, gereken vergi ve ceza alınacaktır.
D- Bazı ödemelerde uyulması gereken esaslar:
29 uncu maddede Maliye Bakanlığından müsaade alınmak şartiyle makbuz karşılığı yapılacak ödemelerle, istihkaktan kesinti yapılması şeklindeki ödemelerde uyulması gereken esasların Maliye Bakanlığınca tâyin edilerek ilgililere bildirileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Bu konuda, damga resmi 7 seri numaralı ve 29 Kasım 1956 tarihli genel Tebliğde tamim edilmiş olan esasların şimdilik değiştirilmesine lüzum görülmemiştir. Aynı usulün damga vergisi için de tatbiki gerekir. Bu arada avanslardan yapılacak kesintilerin «9» uncu maddenin izahında da temas edildiği üzere kanuna uygun olarak avansın mahsubunda değil, itasında yapılacağına dikkat olunması icabeder.
E- Kanunun 39 uncu maddesiyle, Vergi Usul Kanununun:
Damga resmine ilişkin hükümlerinin damga vergisi hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Buna göre, Vergi Usul Kanununun şimdiye kadar damga resmi hakkında uygulanan hükümleri bundan böyle Damga Vergisi Kanunu hakkında da uygulanmaya devam olunacaktır.
F- Kaldırılan hükümler:
Kanunun kaldırılan hükümlere mütaallik 31 inci maddesinin sarahati karşısında, sadece aşağıdaki hususlar hakkında izahat verilmesi yeterli görülmüştür.
1- 1324 sayılı Damga Resmi Kanunu ile ek ve değişiklikleri hakkındaki kanunların reklâm ve ilânlara ilişkin damga resmi hükümlerinin (Resmin mevzuu, mükellefiyet, muafiyet, resmin nispeti, pulların ilsâk zamanı, resmin tediye şekli, damga resmi cezasının affı hakkındaki hükümlerle ilânlara taallûk eden diğer hükümleri dâhil) ilân ve Reklâm Vergisi Kanun Tasarısı kanunlaşıncaya kadar, Damga Resmi Kanununun bazı maddelerine ilâveler yapılmasına ve bu kanuna geçici bir madde eklenmesine dair 185 sayılı Kanun hükümlerinin ise, birinci Beş Yıllık Plân devresi sonu olan 31 Aralık 1967 tarihine kadar uygulanmasına devam olunacaktır.
2- Kanunun 31 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında gösterilen, 9/7/1953 tarih ve 6124 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 15/7/1953 tarih 6168 sayılı Şeker Kanunu, 4/10/1960 tarih ve 93 sayılı Yatırımlar Holding A. Ş. ne bazı istisnalar verilmesine dair kanun, 5/1/1961 tarih ve 222 sayılı İlk Öğretim Kanunu, 20/7/1961 tarih ve 335 sayılı Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T. A. Ş. ait kanunlarda mevcut istisna hükümleri hariç, diğer kanunların, damga resmi, tayyare resmi ve müdafaa puluna ilişkin istisna hükümleri bu kanunun yürürlüğe gireceği 1/11/1964 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Ancak özel kanunlardaki ilân ve reklâmlarla ilgili istisna hükümleri maddenin 1 inci bendi gereğince devam edecektir.
VI. BÖLÜM
Kanunun geçici ve son hükümler bölümünde ise; eski hükümlerin uygulanması, peşin alınan resimlerden bahseden geçici ikinci madde ile yürürlük maddesi ve yürütmeye yetkili olanlara ait son 33 üncü maddeyi ihtiva etmektedir. Bu maddelere ait izahat aşağıdadır.
GEÇİCİ MADDE 1
Bu maddeye göre, Damga Vergisi Kanununun yürürlüğe gireceği 1/11/1964 tarihinden önce tanzim olunan kâğıtlar hakkında 1324 sayılı Damga Resmi Kanunu uygulanacaktır.
GEÇİCİ MADDE 2
Geçici 2 nci maddeye göre, kanunun yürürlüğe girmesinden evvel basılı damga konulması suretiyle resmi peşin alınan kâğıtların yeni hükümlere nazaran noksan alınmış vergileri mükellefe tamamlattırılacak vergi mevzuu dışında kalanlardan henüz kullanılmamış olanlarla, tarife değişikliği dolayısiyle fazla alınmış bulunan resimler Vergi Usul Kanununun düzeltme hükümleri gereğince mükellefe red ve iade olunacaktır.
Kanunun yürürlük tarihinden bahseden 32 nci maddede açıklanacak herhangi bir husus yoktur.
Ancak, kanunun yayım tarihi 1/7/1964 olduğuna göre Temmuz ayından sonra gelen üç ay sonunda yani 1 Kasım 1904 tarihinde yürürlüğe girmiş olacaktır.
TABLOLAR
Kanunun 1 ve 9 uncu maddelerinin açıklanması sırasında da temas edildiği üzere, kanuna bağlı (1) sayılı tablo vergiye tabi kâğıtları, (2) sayılı tablo ise, vergiden istisna edilen kâğıtları göstermektedir.
Sözü edilen bu tablolar hakkında aşağıda gerekli izahat verilmiştir.
1. Sayılı Tablo:
Damga vergisinin mevzuuna giren kâğıtlar (1) sayılı tabloda,
I- Akitlerle ilgili kâğıtlar,
II- Kararlar ve mazbatalar,
III- Ticari işlemlerde kullanılan kâğıtlar,
IV- Makbuzlar ve diğer kâğıtlar,
Adlan altında 4 bölüm halinde tasnif edilmiştir. Bu suretle bir kâğıdın vergiye tabi bulunup bulunmadığı ve tabi ise, vergi nispet veya miktarı kolaylıkla bulunabilecektir.
Tablo tetkik edildiği takdirde müşahade edileceği üzere bazı kâğıtların vergi nispet ve miktarları damga resmine nazaran artırılmış veya azaltılmıştır.
Bu kâğıtların pek önemlileri aşağıda belirtilmiştir:
a- Vergi nispet veya miktarı azalan kâğıtlar:
1- Anonim, eshamlı komandit ve limited şirketlerin mukavelelerinde yazılı sermaye üzerinden, ilk 5 milyondan % 010, sonra gelen 5 milyon lira için % 07,5, on milyon liranın yukarısı için % 05 nispetinde vergi alınacaktır. Evvelce hem mukavele üzerinden % 03 ve hem de hisse senetlerinden ayrıca % 015 nisbi damga resmi alınmakta idi. Yeni nispetlere göre sermaye şirketlerinin kuruluşları teşvik edilmiş olmaktadır. Bu konuda, tarifede yazılı bir hükme göre şirket mukavelelerinden alınacak verginin 250.000 lirayı aşamıyacağına bilhassa dikkati çekmek yerinde olacaktır.
2- Emtia senetlerinden % 03 nispetinde alınmakta olan damga resminin, bilhassa umumi mağazaların faaliyetini engellediği gözönünde tutularak, damga vergisinden, emtia senetleri, sadece maktuan (5 veya 3) lira vergi ile teklif edilmiştir.
3- Akreditifler evvelce % 03 damga resmine tabi iken bu kanunla nispet % 02 ye indirilmiştir.
4- Borç senetleri ve tahviller % 03 vergiye tabidir. Şirketlerin kredi sağlamasını kolaylaştırmak gayesiyle evvelce tahvillerden % 015 nispetinde alınan resim, bu kanunla % 03 e indirilmiştir.
b- Vergi nispeti artan kâğıtlar:
1- Kefalet, teminat ve rehin senetleri evvelce % 03 nispetinde resme tabi iken bu kanımla vergi nispeti % 04 e yükseltilmiştir.
2- Kambiyo senetleri (Poliçe ve bono) ve kambiyo senetlerine benzeyen (Emre yazılı havaleler ve emre yazılı ödeme vaitleri) senetlerin vergi nispeti % 03 den % 04 e yükseltilmiştir.
3- Maktu resme tabi bazı kâğıtların vergileri ise bugünkü para rayicine göre ayarlanmıştır. Meselâ: Bilânçolar altı liradan on liraya, faturalar altı kuruştan 25, 50, 100 kuruşa çıkartılmıştır.
Aşağıda temas edileceği üzere, damga vergisinin mevzuu, eskiden damga resmine tabi pek çok evrak 1 sayılı tabloya alınmadığından daraltılmış bulunmaktadır.
Buna mukabil fatura ve makbuzların vergileri damga resmine nazaran önemli ve kademeli şekilde yükseltilmiştir.
Bu vesikalardan faturaların, diğer vergiler yönünden de ne kadar önemli bulunduğu malûmdur.
Bu önem fatura ve benzeri evrak için Vergi Usul Kanununa özel usulsüzlük cezalan konulmasını dahi gerektirmiştir. Bu bakımdan, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren vergi dairelerinde teşkil edilecek yoklama ekiplerince devamlı olarak bir süre damga vergisi kontrolü yaptırılacak ve bilhassa faturalar tetkik ettirilerek Damga Vergisinin Kanuna uygun olarak ifa edilip edilmediği kontrol edilecektir.
(1) sayılı tabloda mevcut vergiye tabi kâğıtların eskisine nispetle belli başlı farklı tarafları bunlardan ibarettir. Tablonun tetkiki ve uygulanması kolaylık arz ettiğinden bu hususta fazla izahata lüzum görülmemiştir.
Mükellefiyet tablosuna alınmıyan ve vatandaşları yakından ilgilendiren bazı kâğıtları burada saymak faydalı olacaktır. Bunlardan bazıları:
Dilekçeler, tasdiknameler, şahadetnameler, hüviyet varakaları, yolcu biletleri, doktor raporları, fiyat cetvelleri, ihbarnameler, iyi hal kâğıtları, ilmühaberler, protestolar, vekâletnameler, ruhsatnameler, imtiyaznameler, mahkeme ilâm ve kararlan gibi. Bu vesikalar kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, artık damga vergisine tabi tutulmıyacaklardır.
2. SAYILI TABLO:
Bu tablo damga resminden istisna edilmiş kâğıtları göstermektedir. Bu istisnalar evvelki kanunda mevcut bulunan istisnalardan ibaret olmakla beraber kanunun 31 inci maddesinin 6 ncı fıkrasında da görüleceği cihetle özel kanunlarda mevcut istisna hükümleri kaldırılmış ancak devamında zaruret bulunanlar tablonun 5 nolu pozisyonuna alınmıştır.
2 sayılı tablodaki kâğıtlar V grup altında tasnifli bir şekilde gösterilmiş bulunduğundan bu tablonun gruplarının ayrı ayrı izahında fayda görülmemiştir.
Esasında eskiden, damga resmine tabi oldukları ve yeni Damga Vergisi Kanununun (1) sayılı tablosunda da yer aldıkları ve dolayısiyle vergi konusuna girdikleri halde, bazı kâğıtların belirli bir kısmı da, (2) sayılı muafiyet tablosuna konulmak suretiyle vergi dışı bırakılmış bulunmaktadır.
Bunların vatandaşlar ve daireler tarafından bilinmesi zaruri görülenleri aşağıda belirtilmiştir.
1- Bilindiği gibi, eski kanunda resmî dairelerin münhasıran resmî kâğıtları istisna edilerek, hususi hukuk hükümlerine tabi işlemler dolayısiyle düzenledikleri kâğıtlar resme tabi tutulmakta idi.
Bir yandan bu ayırımdaki güçlük, bir yandan da resmî daireleri mükellefiyet altına almakta herhangi bir fayda bulunmaması sebebiyle resmi dairelerce düzenlenen bütün, kâğıtlar vergiden istisna edilmiştir.
Bu hususu bir misalle açıklamakta fayda görülmüştür:
Malûm olduğu üzere 1324 sayılı kanunun 32 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre «Resmi daireler arasındaki muamelâtı havi her nevi resmî evrak...» damga resminden muaf tutulmuştu.
Fıkrada vergi muafiyeti, sadece resmî evraka hasredilmiş olduğundan, resmî dairelerin hususi hukuk hükümlerine giren muameleleri dolayısiyle düzenlenen bir evrak resme tabi tutulmakta idi.
Meselâ Belediyeye ait bir binanın, Devlete ait bir daire tarafından kiralanması sırasında düzenlenen kira mukavelesi için, gerekli resmin, ödenmesi zaruri bulunmaktaydı.
Halbuki 488 sayılı kanunun (2) sayılı tablosunun Resmî İşlerle ilgili kâğıtlar bölümünün (A/l) bendinde, «Resmi daireler arasındaki işlemleri kapsayan her türlü kâğıtlar...» vergiden istisna edilmiştir.
Bu bakımından, kanunun 8 inci maddesinde yazılı daireler arasında düzenlenecek her türlü kâğıtlar, bu meyanda yukardaki misalde sözü edilen kira mukaveleleri de vergiden müstesna tutulacaktır.
Ancak burada bilhassa dikkat edilmesi gereken husus şudur: 8 inci maddede yazılı dairelerden biri ile fertler arasında düzenlenecek, vergiye tabi herhangi bir kâğıt sebebile mükellefiyet resmî daireye terettüp etse dahi, gereken vergi, yukarda sözü edilen muafiyet maddesi nazarı itibara alınmadan, kanunun 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası mucibince fertlerden tahsil edilecektir.
2- Mukavelenameler esas itibariyle bir sayılı tablonun 1 inci akitlerle ilgili kâğıtlar bölümünün (a) ve (b) işaretli bentleri gereğince vergiye tabi oldukları halde; sigorta mukavelenameleri vergiden istisna edilmiş, keza mukavele mahiyetinde bulunan, (Gayrimenkullerin, aynî hakların ve gemilerin) ferağ ve intikal zabıtları da, istisnalara mütaallik tabloya alınmakla vergi dışı bırakılmıştır.
3- Yeni Damga Vergisi Kanununda mukavelenamelerin vergilendirilmesi için prensip olarak icap ve kabulün aynı kâğıt üzerinde birleşmesi gerektiğinden «Akdi mutazammın siparişi kabul mektupları ile mukavele yerine kaim mektuplar da vergiden istisna edilmiştir.
4- (1) sayılı tablonun III üncü ticari işlemlerde kullanılan kâğıtlar bölümünün (2 - a) işaretli fıkrası gereğince vergiye tabi bulunan müstahsil makbuzu ve gider pusulalarının, tüccar ve alıcı çiftçi ile serbest meslek erbabı tarafından müstahsile veya işi yapana verilen nüshaları vergiden müstesna tutulmuştur.
Bilgi edinilmesi ve bu tebliğ gereğince muamele ifası, ancak evvelce damga resmi mevzuunda çıkarılmış olan tebliğlerin; bu kanun ve bu tebliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunmasının temini, rica olunur.