1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununda değişiklik yapan 2536 2587 sayılı Kanunlar, «Emlâk Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine ilişkin Tüzük'ün Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Tüzük’e Bir Ek Madde Eklenmesine İlişkin Tüzük, ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Temizleme ve Aydınlatma Harcına ilişkin hükümleri hakkında aşağıdaki esaslara göre hareket edilmesi uygun görülmüştür.
I - 2536 ve 2587 SAYILI KANUNLARLA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR :
2536 ve 2587 sayılı Kanunlarla, 1319 sayılı Kanunun muaflık, istisna, nispet, beyan ve idarece tarh esasına ilişkin maddelerinde bazı değişiklikler yapılmış olup, bu konular aşağıda ayrı bölümler halinde açıklanmıştır.
A) BİNA VERGİSİ :
1 - Daimi muaflıklar :
1 Mart 1982 tarihinden itibaren yürürlüğe konulan 2536 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle 1319 sayılı Kanunun 4 üncü maddesine (g) fıkrası eklenmiş, buna paralel olarak aynı maddenin birinci paragrafı değiştirilmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile kiraya verilmeme şartı aranmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla kurulmuş vakıflara alt binalar 1/3/1982 tarihinden itibaren Emlâk (Bina) Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur.
Dolayısiyle bu vakıflara ait binalarla ilgili olarak 1982 yılı için yapılmış olar. Emlâk Vergisi tahakkuklarının terkin edilmesi, tahsil edilmiş olanlarınında iadesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 2587 sayılı Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe giren 1 inci maddesi ile söz konusu 4 üncü maddeye (t) fıkrası eklenmiş ve böylece kiraya verilmemek şartına bağlı olarak tersane binalarının da, Emlâk (Bina) Vergisinden daimi olarak muaf tutulmaları hüküm altına alınmıştır. Ancak, tersane alanlarında müstakil büro ve lojman olarak kullanılan binalar (tersane binasından ayrı olup olmamalarına bakılmaksızın) muafiyetten yararlanmıyacaktır.
(t) fıkrasında yazılı tersane binaları, gerekli şartları taşıdıkları takdirde (1319 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi de dikkate alınarak) 1982 bütçe yılından itibaren Emlâk Vergisinden daimi olarak muaf tutulacaklarından, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde düzeltme ve iade işlemleri gerçekleştirilecektir.
2- Köy binaları istisnası :
1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 6ncı maddesi 2587 sayılı Kanunla değiştirilerek, köylerde mesken olarak kullanılan binalarla ilgili istisna miktarı, 1983 yılından itibaren uygulanmak üzere 500.000 liraya çıkarılmıştır.
Anılan maddenin istisna miktarı dışındaki hükümleri 2350 sayılı Kanunla değişik şeklinin aynı olduğundan, istisna kapsamına giren binaların özelliklerini tayinde, 12 seri no.lu Genel Tebliğin 1.2.2 maddesindeki açıklamalara uyulacağı tabiidir.
Bu kabil mesken binaları için hem köy binaları istisnasının, hem de 5 nci maddenin (a) fıkrasında yazılı geçici muaflığın aynı anda uygulanması mümkün değildir. Ancak, 6 ncı maddedeki şartları taşıyan bir binanın, geçici muafiyet kapsamına girmesi ve geçici muafiyet miktarının 500.000 liralık istisnadan fazla olması halinde, önce geçici muafiyetin uygulanması, geçici muafiyet süresinin bitiminden sonra da istisnanın tatbik edilmesi gerekir.
3 - Nispet :
2587 sayılı Kanunun 1983 bütçe yılı başında yürürlüğe girecek 3 üncü maddesi ile 1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesi değiştirilerek, bina vergisinin nispeti binde 3’e indirilmiş, bu nispetin meskenlerde binde 2 olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Böylelikle, 1983 yılı başından itibaren mesken olarak kullanılan tüm binalar için binde 2, diğer binalar için de binde 3 nispeti üzerinden vergi tahakkuk ettirilecektir.
Ötedenberi olduğu gibi, yeniden inşa edilen bina veya binaların vergisi arsasının (veya arsa payının) vergisinden az olamıyacaktır.
4 - Beyan Esası :
a) Genel esaslar :
Kanunun Bina Vergisinde beyan esasına ilişkin 10 ncu maddesi hükmü 2587 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile yeniden düzenlenmiştir.
10 uncu maddenin bir, üç ve dördüncü fıkraları değişiklikten önceki hükümleri aynen içermektedir. Diğer bir ifade ile Bina Vergisi eskiden olduğu gibi bundan böyle de, mükelleflerin yazılı beyanları üzerine tarh ve tahakkuk ettirilecektir. Mükellefler beyannamelerinde binalarını rayiç bedeli ile beyan etmek durumundadırlar. Yine şimdiye kadar olduğu gibi geçici ve daimi muafiyetten yararlanacak binalar da dahil olmak üzere, vergi dairesi faaliyet bölgesindeki bir mükellefe alt tüm binalar aynı beyannamede birleştirilerek beyan edilecektir.
b) Rayiç bedel esası ,
Mükelleflerin beyan edecekleri binaların vergi değerlerinin rayiç bedele uygun olması icabetmektedir. Rayiç bedelin de bina, arsa ve arazinin beyan tarihindeki normal alım satım bedeli olduğu, 1319 sayılı Kanunun ötedenberi yürürlükte bulunan 29 uncu maddesiyle hükme bağlanmıştır. Normal alım satım bedelinin tayininde «Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük» te belirlenen normların nazara alınacağı yine 29 uncu madde gereğidir.
Tüzüğün ikinci kısmında bina rayiç bedelinin tayin ve takdirine ilişkin usul ve esaslar ile uygulanacak normlara yer verilmiştir. Tüzükteki bu değerleme esas ve normları, rayiç bedelin belirlenmesini hedef almış ve bu bedele nasıl ulaşılacağını ayrıntıları ile ortaya koymuştur. Bu hükümler uyarınca binaların vergi değeri bir başka deyimle rayiç bedeli önce, emsal binanın normal alım satım bedeline göre, bu suretle vergi değeri bulunamadığı takdirde maliyet bedeli, bunun da mümkün olmaması halinde ortalama gelir bedeli ölçüleri kullanılarak hesaplanmaktadır.
Kanunun yeniden düzenlenen 10 uncu maddesi hükmü ile, mükelleflerin binaları için beyan etmek zorunda oldukları rayiç bedellere bir alt sınır getirilmiştir. Bu değişiklik 1983 bütçe yılı başından itibaren yürürlüğe girecektir.
c) Asgari ölçülere göre değer beyanına ilişkin esaslar :
Beyan esasını takviye edici nitelikte olan yeni düzenlemeye göre, beyan, edilecek rayiç bedel, bina metrekare normal inşaat maliyet bedel ile arsa veya arsa payı değeri esas alınarak hesaplanacak maliyet bedelinden düşük olamıyacaktır.
Ancak, yukarıda da değinildiği gibi Emlâk Vergisi Kanununda yer alan rayiç bedel esasında her hangi bir değişiklik yapılmadığından, mükelleflerin binalarının beyan tarihindeki normal alım satım bedellerini (rayiç bedeli) beyan etmeleri asildir.
Kanunun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü maliyet bedelinin tespitine ilişkin hesaplamalar yapılırken. Tüzük hükümlerinden yararlanılmasını öngörmektedir. Tüzüğün bu konuya ilişkin 19 - 24 üncü maddeleri yukarıda da değinildiği üzere, maliyet bedeli yoluyla rayiç bedelin bulunmasını hedeflemektedir. Ancak, 10 uncu maddenin sözü edilen hükmü asgari ölçülere göre beyanda, sadece maliyet bedelinden hareket edilmesini amaçladığından, Tüzüğe ilâve edilen ek madde ile Kanunun bu amacına uygun bir düzenleme yapılmıştır.
Sözkonusu ek madde hükmüne göre, 10 uncu maddenin ikinci fıkrasının uygulamasında; Tüzüğün 20 nci maddesi uyarınca her yıl ilân olunan metrekare birim fiyatlarına göre hesaplanan inşaat maliyet bedeline 19 uncu maddesindeki % 20 satış kârı ilâve edilmeyecek, ayrıca 21 ve 22 nci maddelerindeki (Kat indirimi, ön cephe ve işyeri ilâvesi gibi) indirim ve eklemeler yapılmayacaktır.
d) Bina değerinin asgari ölçülere göre hesaplanması usulü :
Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, bina değerinin asgari ölçülere göre hesaplanmasında aşağıdaki yol izlenecektir :
- Binanın dıştan dışa yüzölçümü ile metrekare normal inşaat maliyet bedellerini gösteren cetvelde yer alan ortalama rakam çarpılacaktır.
- Yukarıda belirtilen çarpım sonucu ortaya çıkacak rakama, varsa asansör, kalorifer veya klima tesisatı farkı ilâve edilecektir.
- Bu suretle bulunan toplam değerden Tüzüğün 23 üncü maddesinde belirtilen yıpranma payı düşülecektir.
- Yıpranma payı düşüldükten sonra kalan değere arsa veya arsa payının asgari ölçülere göre tespit edilen değeri ilâve edilecektir.
Böylece hesaplanan miktar, binanın asgari ölçülere göre belirlenen değeri (maliyet bedeli) olacağından, Tüzük’te yazılı diğer ilâve ve indirimler bu değere eklenmeyecek veya bu değerden düşülmeyecektir.
Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere, mükelleflerin bu değerden aşağı olmamak üzere binalarının rayiç bedellerini beyan etmeleri gerekir.
Emlâk Vergisi Kanununa göre yetkili elemanlarca bilahare yapılacak değerlemelerde de, Tüzüğün rayiç bedelin tespitine ilişkin tüm hükümlerinin nazara alınacağı tabiidir.
e) Asgari ölçülere göre değer hesaplanmasında ve beyanda dikkat edilecek diğer hususlar :
Binanın dıştan dışa yüzölçümü:
Dıştan dışa yüzölçümü, binanın (apartmanlarda dairenin) dış duvarları arasındaki mesafeler itibariyle metrekare (m2) cinsinden bulunacak alanıdır.
Bu alana kömürlük, çamaşırlık, müstakil garaj gibi binaya (bağımsız bölüme) doğrudan doğruya tahsis edilmiş eklentilerin alanı ile hol ve merdiven boşlukları, kapıcı ve kalorifer daireleri, sığınaklar gibi ortak kullanım yerlerinin arsa payı oranına göre metrekare olarak bulunacak alanının ilâve edilmesi gerekir.
Ancak, 6 no. lu Genel Tebliğde de belirtildiği üzere dükkân, depo, ardiye ve mağaza gibi ortak faydalanma dışında kalan ve müstakilen kullanılabilecek olan yerler ortak kullanım alanı sayılmaz. Söz konusu yerlerin her bir malik tarafından (payları oranında ve ayrı bina olarak) ayrıca beyan edilmesi icap eder.
Kalorifer ve asansör farkı :
Kalorifer, kalorifer yerine kullanılan klima ve asansör tesisatı bulunan binalarda, dıştan dışa yüzölçümü ile metrekare maliyet bedelinin çarpımı sonucu bulunacak rakama, kalorifer ve asansör farkı ilâve edilecektir.
Bu ilâve söz konusu rakamın asansör için % 6 sı, kalorifer veya klima için de % 8 i oranında olacaktır.
Asansör tesisatından yararlanmıyan yerler :
Asansör tesisatı bulunan binalarda asgari ölçülere göre değer tespitinde asansör tesisatından yararlanmıyan zemin veya bodrum katlarda bulunan bağımsız bölümler için Tüzük hükümleri gereği asansör ilâvesi yapılmıyacaktır.
Değişiklik nedeniyle verilecek beyannamelerde nazara alınacak metrekare normal inşaat maliyet bedelleri He arsa veya arsa payı değeri:
Bilindiği üzere, metrekare normal inşaat maliyet bedelleri her yıl tespit ve ilân edilmektedir.
Yeni İnşaat veya Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinde yer alan vergi değerini değiştiren sebepler nedeniyle verilecek beyannamelerde, asgari ölçüdeki değerin kontrolü için değişikliğin vukubulduğu yılla ilgili metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile genel beyan dönemine ilişkin olarak mahalleler itibariyle belirlenen asgari ölçüde arsa birim değerleri dikkate alınacaktır.
Arazi üzerine inşa edilmiş binalarda asgari ölçülere göre değer tespiti:
Vergi Usul Kanunu ve Emlak Vergisi Kanununda araziler için asgari ölçüde birim değer tespiti yapılması öngörülmemiştir. Bu nedenle, binanın bulunduğu yerin arsa niteliğinde olmaması ve dolayısiyle tespit edilmiş asgari ölçüde birim değerinin bulunmaması halinde, bina normal inşaat maliyet bedeline göre bulunan değere, binanın bulunduğu arazi veya arazi parçasının rayiç bedeli, diğer bir ifadeyle normal alım sütun bedeli ilâve edilecektir.
Başkasına ait arsa ve arazi üzerine inşa edilmiş bulunan binalarda asgari ölçülere göre değer tespiti:
Başkasının arsa veya arazisi üzerine sahibinin rızası alınarak veya alınmaksızın inşa edilen binalarda, bina normal inşaat maliyet bedeline göre bulunan değere ansa veya arazi değeri ilâve edilmiyecektir. Zira Emlak Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca arsa veya arazi vergisini sahibinin ödemesi gerekmektedir.
f) Asgari ölçülere göre belirlenen değerden (Maliyet bedelinden) düşük beyanda bulunulması halinde yapılacak işlem :
Emlak Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, asgari ölçülere göre belirlenen değerden (maliyet bedelinden) düşük beyanda bulunulması halinde, bu tür beyanların maliyet bedeline yükseltilerek tahakkuka esas alınması ve aradaki farkın vergisinin kusur cezalı olarak tarhedilmesi gerekmektedir.
Vergi Daireleri bu kabil beyannameleri alarak, Emlak Vergisi Kanununun 27 inci maddesinde yazılı ek sürenin bitimini müteakip ihbarname kuralına göre gerekli vergiyi tartı edip, cezayı da keseceklerdir. Ancak, beyan edilen binanın kanuni ve ek süre içinde devir ve temlike konu olması halinde, ek sürenin, bitmesi beklenmeden sözü edilen işlemlerin tekemmül ettirilmesi, bilâhare vergi ilişiğinin kesilmesi icabeder.
Diğer taraftan, beyanname alımı sırasında bildirilen rayiç bedelin asgari ölçülere göre bulunan değerden (maliyet bedelinden) düşük olduğunun görülmesi halinde, bu durum mükelleflere hatırlatılmalıdır. Hatırlatma üzerine mükellefin bildirdiği değeri yükseltmeyi kabul etmesi halinde, mümkünse bu durumun mevcut beyanname üzerinde rakam ve yazı ile açıklanarak imzası alınmak suretiyle tashih etmesine imkan verilmelidir.
g) Asgari ölçüdeki değerin hesaplanma şekli :
Buraya kadar yapılan açıklamalar çerçevesinde, asgari ölçüdeki değerin ne şekilde hesaplanacağı aşağıdaki iki örnekte gösterilmiştir.
Örneklerde yer alan binaların rayiç bedelleri yukarıdaki rakamlardan daha yüksek ise, rayiç bedellerin beyan edileceği tabiidir. Ancak, bu binanın değeri hiç bir surette asgari ölçülere göre bulunan miktardan az olamıyacaktır.
B) ARAZI VERGİSİ
1 - Daimi muaflıklar :
1 Mart 1982 tarihinden itibaren yürürlüğe konulan 2536 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle 1319 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci paragrafı değiştirilmiş ve aynı maddeye (f) fıkrası eklenmiştir.
Yapılan bu düzenleme ile kiraya verilmeme şartı aranmaksızın, Türk Silahlı Kuvvetlerini (Jandarma Genel Komutanlığı dahil) güçlendirmek amacıyla kurulmuş vakıflara ait arazi ve arsalar 1/3/1982 tarihinden itibaren Emlâk Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Dolayısıyle bu Vakıflara ait arazi ve arsalarla ilgili olarak 1982 yılı için yapılmış olan Emlâk Vergisi tahakkuklarının terkin edilmesi, tahsil edilmiş olanlarının da iade edilmesi gerekmektedir.
2 - Arazi Vergisinde istisna :
2087 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen ve 1983 bütçe yılı başından itibaren yürürlüğe girecek olan 16 ncı maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, Türkiye’deki arazilerinin (arsalar hariç) vergi değerleri toplamı 500.000 lirayı geçmeyen mükelleflere 250.000 lira tutarında arazi vergisi istisnası tanınmıştır.
Değişik hükümle arazi sahiplerinin zirai kazanç dışındaki kazanç ve iradları dolayısıyle Gelir Vergisi mükellefi olmamalarına ilişkin şart kaldırılmıştır. 1983 yılı başından itibaren bu şart aranmaksızın, 6 seri no.lu Genel Tebliğde yer alan diğer açıklamalar doğrultusunda ve maddede belirtilen miktarlara göre bu istisnanın uygulanması gerekmektedir.
3 - Nispet :
Kanunun 18 inci maddesinde 2587 sayılı Kanunla yapılan ve 1983 bütçe yılı başında yürürlüğe girecek olan değişiklikle, arsalar için nüfusa bağlı olarak uygulanan vergi nispetleri (binde 10 ve 8 den) tüm Türkiye itibariyle binde 5’e indirilmiştir. Arazi Vergisinin nispeti ise binde 3 olarak aynen muhafaza edilmiştir.
4 - Beyan esası :
a) Genel esaslar :
Kanunun Arazi Vergisinde beyan esasına ilişkin 20 nci maddesi hükmü 2587 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile yeniden düzenlenmiştir.
20 nci maddenin bir, üç, dört ve beşinci fıkraları değişiklikten önceki hükümleri aynen içermektedir. Bu fıkralar Bina Vergisine ilişkin 10 uncu maddeye paralellik arzettiğinden, anılan maddeyle ilgili açıklamalar çerçevesinde işlem yapılması icabetmekte olup, Devlete ait arazi için ötedenberi olduğu gibi beyanname verilmeyecektir.
b) Arsalarla ilgili asgari ölçüde değer beyanına ilişkin esaslar :
Yeniden düzenlenen 20 nci madde hükmüyle, mükelleflerin arsalar için beyan edecekleri değerlere belli bir ölçü esası getirilmiştir. Bu değişiklik 1983 bütçe yık başından itibaren uygulanacaktır.
Anılan maddenin ikinci fıkrası ile getirilen ve beyan esasını takviye edici nitelikte olan bu düzenlemeye göre, arsalar için mükelleflerce beyan edilecek değerler, takdir komisyonlarınca mahalle muhtarlıkları itibariyle takdir olunan birim değerler esas alınarak hesaplanacak miktardan düşük olamıyacaktır.
Ancak, 10 uncu madde ile ilgili açıklamalarda da belirtildiği üzere, Emlak Vergisi Kanununda yer alan rayiş bedel esasında herhangi bir değişiklik yapılmadığından, mükelleflerin arsalarının beyan tarihindeki normal alım satım bedellerini (rayiç bedeli) beyan etmeleri asildir. Maddenin ikinci fıkrasındaki hüküm, beyanların kontrolünü sağlamaya yarayan esasları içermekte ve bildirilecek değerlerin asgari ölçüde birim değerlere göre hesaplanan miktardan düşük olmasını önlemeye yönelik bulunmaktadır.
Arsalar için asgari ölçüde birim değer tespitine İlişkin olarak Vergi Usul Kanununda 2686 sayılı Kanunla yeni düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu Kanunla Vergi Usul Kanununa Mükerrer 49 uncu Madde eklenmiş, aynı Kanunun 72 nci maddesinin birinci fıkrası ile 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek 74 üncü maddesine (c) bendi ilâve edilmiştir.
29 Haziran 1982 tarihinde yürürlüğe giren bu hükümlere göre :
- Arsalara ait asgari ölçüde birim değerlerin mahalleler itibariyle takdir komisyonları tarafından tespit edilmesi gerekmektedir.
- Asgari ölçüde birim değer tespiti sadece arsalar için (Bakanlar Kurulu kararı ile arsa saplan parsellenmemiş arazi dahil) yapılacaktır.
- Tespitler o mahalledeki en düşük değerli arsa bedelleri nazara alınmak suretiyle gerçekleştirilecektir.
Bu konunun uygulamaya yönelik ayrıntıları hakkında, 9 Ağustos 1982 günlü ve 27 seri numaralı Uygulama İç Genelgesinde yer alan açıklamalara göre hareket edilmesi gerekir.
c) Arsa değerinin asgari ölçüdeki birim değere göre hesaplanma usul ve şekli: Asgari ölçüdeki değer; arsanın alanı ile bulunduğu mahalle itibariyle takdir edilerek kesinleşen metrekare birim değeri çarpılarak tespit olunur.
| Örnek : | |
| Arsanın alanı | 500 m2 |
| Takdir edilen metrekare birim değeri | 2.000 TL. |
| Asgari olarak beyan edilecek değer : | 1.000.000 TL. |
Bu örnekte yazılı arsanın rayiç bedeli, yukarıdaki miktardan fazla ise, rayiç bedelin beyan edileceği tabiidir. Ancak bu arsanın değeri hiç bir surette asgari ölçüdeki birim değere göre hesaplanan miktardan az olamıyacaktır.
d) Asgari ölçüde birim değere göre belirlenen değerden düşük beyanda bulunulması halinde yapılacak işlem :
20 nci maddenin bu konuya ilişkin ikinci fıkrası hükmü, 10 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü ile paralellik arzettiğinden, beyanın, asgari ölçüde birim değere göre belirlenen değerden düşük olması halinde bu tebliğin yukarıdaki A/4-f bölümünde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır. Yani düşük değer beyan edildiği takdirde aradaki farkın vergisi kusur cezalı olarak ikmal edilecektir.
e) Değişiklikler nedeniyle verilecek beyannamelerde nazara alınacak asgari ölçüdeki arsa birim değerleri:
Daha önce de değinildiği üzere, tespit edilen asgari ölçüdeki arsa birim değerleri, iki genel beyan dönemi arasında geçerli bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile bu tespitlerin her yıl yapılması söz konusu değildir. Bu bakımdan Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinde yazılı vergi değerim tadil eden sebepler nedeniyle gerek genel beyan döneminde, gerekse genel beyan dönemleri arasında verilecek değişiklik beyannamelerinde, tespit edilmiş olan bu değerler dikkate alınarak bevanda bulunulacaktır.
f) Arazilerin durumu :
Asgari ölçüde değer beyanı esası sadece arsalar (Bakanlar Kurulu Kararı ile arsa sayılan parsellenmemiş araziler dahil) için getirilmiştir.
Arazilerle ilgili olarak böyle bir esas öngörülmediğinden, asgari ölçüde birim değer tespiti yapılması da söz konusu değildir. Bu nedenle arazi sahipleri eskiden olduğu gibi arazilerinin rayiç bedelini kendileri belirleyip beyan edeceklerdir.
C) BEYANNAMELERİN ALINACAĞI TARİHE KADAR M2 NORMAL İNŞAAT MALİYET BEDELLERİ İLE ASGARİ ÖLÇÜDE ARSA BİRİM DEĞERLERİNİN KESİNLEŞMEMİŞ OLMASI :
Genel beyan dönemine ilişkin beyannamelerin alınacağı tarihe kadar, metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile asgari ölçüde arsa birim değerlerinin (Vergi mahkemeleri ve Danıştay'a başvurulması nedeniyle) kesinleşmemiş olması halinde, kesinleşme tarihine kadar verilecek bina ve arsa beyannamelerinde gösterilecek asgari ölçüdeki değerlerin hesabında, binalar için Bakanlığımızla Bayındırlık Bakanlığınca müştereken tespit ve ilân olunan bedellerin, arsalar için ise, takdir komisyonlarınca tespit edilen asgari ölçüdeki birim değerlerin nazara alınması gerekmektedir.
D) MÜŞTEREK HÜKÜMLER:
1 - Beyannamenin ek süreye rağmen verilmemesi halinde yapılacak işlemler:
Bilindiği üzere, 27 inci maddenin ikinci fıkrası hükmü 2950 sayılı Kanunla kaldırılmak suretiyle, Emlak Vergisinde ek süre müessesesi bire indirilmiş, iki aylık bu ek süreye rağmen beyanname vermeyen mükellefler hakkında yapılacak işlemi belirliyen 32 nci maddenin birinci fıkrası hükmü de buna paralel olarak aynı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Diğer taraftan bu maddeye 2587 sayılı Kanunla da iki fıkra eklenmiş bulunmaktadır.
32 nci maddede yapılan bu değişikliklere göre, kanuni ve ek süre içinde beyanname vermeyen mükellefler hakkında uygulanacak işlemler aşağıda belirtilmiştir.
a - Ek süreye rağmen beyanname verilmemesi halinde verginin idarece tarhı gerekmekte olup, bu konudaki işlemler 6 seri no.lu Genel Tebliğdeki esaslara göre yürütülecektir.
b - Beyannamelerin ek süreden sonra ancak, idarece tarh işlemine başlanmadan önce verilmesi halinde, bu beyannamelerde gösterilen değer üzerinden gerekli tarhiyat yapılacaktır. Bu gibi hallerde vergi tahakkuk fişi esasına göre tarh edilecek, ceza ise ihbarname kuralına göre kesilecektir.
Bilâhare yapılacak değerleme sonunda, takdir edilecek vergi değeri ile beyan olunan miktar arasında fark bulunduğu takdirde, hesaplanan fazla vergi terkin ve mükellefe reddolunacak veya noksan vergi ikmal edilecektir.
c - Bu kabil beyannamelerin idarece tarh işlemine başlandıktan sonra verilmesi halinde, beyannameler alınacak ancak, tarhiyat yapılmaksızın durum bir yazı ile mükellefe bildirilecektir. Bunu takiben, daha önce başlanmış olan inarece tarhla ilgili işlemler süratle sonuçlandırılacaktır.
d - İdarece tarh işlemine başlanma tarihi, beyan edilmediğine muttali olunan bina, arsa ve araziye, Emlâk Vergisi Kanunu hükümlerine göre değer takdiri için yazılan yazının tarihidir.
2 - Ek süreye rağmen beyan edilmeyen bina, arsa ve arazinin vergi ilişiğinin kesilmesi :
Ek süreye rağmen beyan edilmeyen ve 30 uncu maddenin son fıkrasında yazılı haller nedeniyle Emlâk Vergisi ilişiğinin kesilmesi talep edilen bina, arsa ve arazi için :
a) Ek süre geçtikten sonra ancak, idarece tarh işlemine başlanmadan önce beyanname verilmesi halinde, yukarıdaki 1 inci maddenin (b) bendinde yer alan esaslara göre tarh edilen vergi ve kesilen cezanın (Bu tür beyannamelerden 1983 ve daha sonraki dönemlere ait olanlarında, bildirilen değerin asgari ölçülere göre tespit edilen değerden düşük bulunması halinde, Tebliğin A/4-f bölümündeki işlemler yapılacak ancak, uygulanacak ceza ağır kusur olacaktır.).
b) Bu kabil beyannamelerin idarece tarh işlemine başlandıktan sonra verilmesi halinde ise, bu işlem sonucuna göre tarh edilecek vergi ve kesilecek cezanın,
Tahsilinden veya 30 uncu maddeye göre teminat alınmasından sonra vergi ilişiği kesilecektir.
Ancak, gayrimenkulün istimlâki, cebren satılması gibi hallerde ilişik kesme işlemleri 6 seri No. lu Genel Tebliğde yer alan açıklamalar doğrultusunda yürütülecektir.
3 - Ceza uygulaması:
a) Kaçakçılık cezası :
2587 sayılı Kanunla değiştirilen 35 inci madde hükmüyle Emlak Vergisinde kaçakçılık cezasının uygulanmıyacağı esasa bağlanmıştır.
b) Kusur ve ağır kusur cezaları :
Emlâk Vergisi Kanunu kusur ve ağır kusur cezalarının hangi hallerde uygulanacağı hususunu kendi bünyesinde belirlemiştir.
Buna göre, Kanunun 10 ve 20 inci maddelerinin İkinci fıkralarına ve 31 inci maddesine istinaden yapılacak tarhiyatlar üzerine kusur cezası kesilecektir. 1983 ve daha sonraki dönemlerle ilgili olarak 31 inci maddeye göre yapılacak tarhiyatlarda, ceza uygulamasına ilişkin yüzde elli tutarındaki farkın hesabına esas olacak miktar, 10 ve 20 nci maddelere göre tahakkuka esas tutulan değer olacaktır.
32 nci madde çerçevesinde yapılan tarhiyatlarda ise, 1981 yılı sonuna kadar olan vergilendirme dönemleri için kusur, 1982 yılı ve daha sonraki vergilendirme dönemleri için de ağır kusur cezası uygulanması gerekmektedir.
c) Usulsüzlük cezaları :
Usulsüzlük cezası uygulaması, 12 seri No.lu Genel Tebliğde yer alan esaslar dahilinde yürütülecektir. Ancak, iştirak halinde mülkiyette beyannameler ister müştereken isterse münferiden verilmiş olsun, usulsüzlük cezası her bir iştirakçi adına ayrı ayrı kesilecektir.
E) 2587 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 VE 2 NCİ MADDELERİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR :
1 - Geçici 1 inci madde :
Bu maddeyle iki aylık ek süreden sonra ve 2587 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 27/1/1982 tarihine kadar verilmiş olan beyannamelerle, 27/1/1982 - 1/6/1982 tarihleri arasında verilen beyannameler üzerine geç beyanda bulunmaktan dolayı değerleme İşlemine başvurulmayacağı, diğer bir ifade ile Emlâk Vergisi Kanununun 32 nci maddesine göre idarece tarh işlemi yapılmıyacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hüküm ceza uygulamasına engel teşkil etmeyeceğinden, söz konusu süreler içinde alınan beyannameler üzerine gerek bu tebliğin gerekse 12 seri No.lu Genel Tebliğin ilgili bölümlerindeki açıklamalara göre ceza kesilecektir.
2 - Geçici 2 nci madde :
Geçici 2 nci maddenin tatbikinde, kamulaştırmayı yapan idare veya kuruluşların uyacakları usul ve esaslar Başbakanlığın 3/4/1982 gün ve 1982/28 sayılı Genelgesinde etraflıca açıklanmış bulunmakta ise de, bu konuda vergi dairelerince yapılması gereken işlemler hakkında çeşitli tereddütlerin doğduğu anlaşıldığından, aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.
a) Kamulaştırılacak bina, arsa ve arazilerle ilgili olarak hak sahiplerinin kimlikleriyle adres ve ait ayrıntılı tapu bilgilerini muhtevi yazılarla istenecek bilgiler, vergi dairelerince süratle ilgili idare ve kuruluşlara aktarılacaktır.
Ancak, kanuni ve ek süre geçtiği halde beyanname verilmediğinin veya süresinde beyan edilmiş olmakla birlikte aynı gayrimenkule müşterek veya iştirak halinde mülkiyet şeklinde malik olanlarca beyan edilen değerler arasında oran itibariyle çelişki bulunduğunun yahutta hissedarlardan birinin zamanında beyanda bulunmadığının tespiti halinde, ilgili gayrimenkulün değerinin Tüzük hükümlerine göre (Tüzük'ün özellikle 18, 31 ve 42 inci maddelerinde yazılı normal alım satım bedel cetvelleri düzenlenmek suretiyle) ve Bakanlığımızca yetkili kılınan elemanlarca takdiri gerekeceğinden, bu husus ön bir yazı ile kamulaştırıcı idare ve kuruluşlara bildirilecektir. Bilâhare de, gerekli işlemler süratle sonuçlandırılacak ve takdir olunan değerin bildirilmesi yoluna gidilecektir.
Bu kabil durumlarda, kamulaştırma karşılığının tespitine esas alınacak dönemle ilgili Emlâk Vergisi değerinin takdiri öncelikle yapılacak ve bildirilecektir.
b) Kanuni ve ek süre içinde beyannamesi verilmemiş, veya daha sonra verilmiş olan emlâk için, kamulaştırma karşılığının tespitinde nazara alınmak üzere ilgili idare ve kuruluşa bildirilecek beyan tarihi, Emlâk Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinde yazılı sürenin son günü olacağı tabiidir.
II - TÜZÜK’TE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR :
15/2/1972 tarih ve 14129 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunan Emlâk Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzük’te değişiklik yapan Tüzük, Bakanlar Kurulunun 25/10/1982 tarih ve 8/5525 sayılı kararı ekinde 2/12/1982 tarih ve 17886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Yayımı tarihinde yürürlüğe giren ve 4 maddeden oluşan bu Tüzüğün 1 nci maddesiyle, yayım tarihi 15/3/1972 olan Tüzüğün 20 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 23 üncü maddesi hükümleri yeniden düzenlenmiş, 2 nci maddesiyle bir Ek Madde ilâve edilmiş, diğer maddelerinde de yürürlük ve yürütmeye ilişkin hükümler yer almıştır.
- 20 nci maddede yapılan değişiklikle Emlâk Vergisi Kanununun 10 ncu maddesi ile 213 sayılı Kanunun Mükerrer 49/a maddesi hükümlerine uygun bir düzenleme getirilmiştir.
- 23 üncü maddede yapılan değişiklikle de, aşınma payı oranlan yükseltilmiştir.
- 1319 sayılı Kanunun değişik 10 ncu maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre, binalar için beyan edilecek asgari ölçüdeki değerin belirlenmesinde Tüzük hükümlerinden yararlanılması gerektiğinden, 1983 bütçe yılından itibaren uygulanacak bu hükme mütenazır olarak, Tüzüğe Ek 1 inci madde ilâve edilmiştir. Buna göre, Emlâk Vergisi Kanununun anılan hükmünün uygulamasında, her yıl tespit ve ilân olunan metrekare normal inşaat maliyet bedellerinin ortalaması esas alınacak, % 20 satış kârı ilâve edilmeyecek ve nihayet Tüzüğün 21 ile 22 nci maddelerinde yazılı indirim ve eklemeler de yapılmıyacaktır.
III - TEMİZLEME AYDINLATMA HARCINA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR :
5237 sayılı Kanunda yer alan ve 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununun yürürlüğe girmesi nedeniyle uygulama imkânı bulunmayan Temizleme ve Aydınlatma Resmi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda «Temizleme ve Aydınlatma Harcı» adı altında yeniden düzenlenmiştir. Kanunun bu harca ilişkin hükümleri 1983 bütçe yılı başından itibaren uygulanacaktır.
1 - Harcın Konusu :
2464 sayılı Kanunun 45 inci maddesi hükmüne göre, Emlâk Vergisi Kanununun konusuna giren bina ve arsalardan belediye sınırı ve mücavir alanların içinde bulunanlar Temizleme ve Aydınlatma Harcına tabidirler.
Nerede bulunursa bulunsun araziler harcın konusuna girmez. Ancak, Bakanlar Kurulu Kararı ile arsa sayılan parsellenmemiş arazilerden belediye sınırı ve mücavir alanların içinde bulunanlar da harcın konusuna girmektedir.
Kanunun 104 üncü maddesi hükmü, harcın mücavir alanlarda uygulanabilmesi için belediye hizmetlerinin bu mahallere götürülmüş olmasını şart koşmaktadır. Mücavir, alanlara götürülmesi gereken hizmetlerin kapsam ve niteliği içişleri Bakanlığınca tayin ve tespit edilmekte olup, bu hususta adı geçen Bakanlık tarafından yayımlanan genel tebliğlerdeki esaslara göre hareket edilecektir.
2 - Mükellef;
Kanunun 46 ncı maddesi hükmüne göre, Emlâk Vergisinin mükellefi olanlar, Temizleme ve Aydınlatma Harcının da mükellefidirler. Harç mükellefiyeti, Emlâk Vergisi mükellefiyetinin başlaması ile başlar; bitmesi ile sona erer.
Mükellefiyetin başlaması ve sona ermesine ilişkin hükümler Emlâk Vergisi Kanununun 9 ve 19 uncu maddelerinde yer almıştır. Bu maddelerin hükümleri ile konuya ilişkin olarak 6 seri no.lu Emlâk Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde yapılmış olan açıklamalar, Temizleme ve Aydınlatma Harcı için de geçerli bulunmaktadır.
3 - Muaflıklar;
Kanunun 47 nci maddesi hükmü, Emlâk Vergisi Kanunundaki bina ve arsalarla ilgili daimi ve geçici muafiyetlerin Temizleme ve Aydınlatma Harcı için de geçerli olduğunu amir bulunmaktadır.
Buna göre;
a) Daimi muafiyete tabi bina ve arsalar Temizleme ve Aydınlatma Harcından da muaf olacaktır.
b) Geçici mesken muaflığına tabi binalarda, bunların vergi değerinin 50.000 liradan az olmamak üzere 1/4'ü, Emlâk Vergisi Kanununun 5/a maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde Temizleme ve Aydınlatma Harcından da muaf tutulacaktır.
c) Geçici muafiyete tabi olan diğer bina ve arsalar için Emlâk Vergisi Kanununun 5 ve 15 nci maddelerinde yer alan muafiyetler Temizleme ve Aydınlatma Harcı açısından da aynen geçerli olacaktır.
Bilindiği üzere, imar düzeni açısından bazı köylerin veya köy sınırlarına dahil alanların bir kısmının belediyelerin mücavir sahaları içinde yer alması mümkün bulunmaktadır.
Kanunda, mücavir alanlar içinde kalan fakat, Köy Kanununa tabi yerlerde bulunan mesken binalarına Emlâk Vergisi Kanununun 6 ncı maddesine göre uygulanan 500.000 liralık istisnanın Temizleme ve Aydınlatma Hara açısından da geçerli olup olmayacağına ilişkin bir açıklık yoktur. Ancak, Temizleme ve Aydınlatma Haranın mevzuu, mükellefi ve matrahı tamamen Emlâk Vergisi Kanunundaki esaslara göre belirlendiğinden ve Kanunun, Emlâk Vergisinden istisna edilen değerin, harca tabi tutulmasına yönelik bir amacı olamayacağından, haran matrahının belirlenmesinde söz konusu istisnanın dikkate alınması icabeder.
4 - Matrah :
Kanunun 48 inci maddesi hükmüne göre, haran matrahı, Emlâk Vergisi Kanununa göre belirlenen vergi değeridir. Ancak, tasarrufu mevzuatla kısıtlanan bina ve arsalarda matrah, vergi değerinin yüzde 10’u olacaktır.
Kısıtlı bina ve arsanın harca tabi tutulmasında, Emlâk Vergisinde olduğu gibi tecil söz konusu değildir. Bu kabil bina ve arsanın Emlâk Vergisine tabi matrahının yüzde 10’u harcın tahakkukuna esas alınacaktır.
Tasarrufu kısıtlı bina ve arsaların hangileri olduğu, süresi ve şartları konusunda Emlâk Vergisi Kanunu ile ilgili genel tebliğ, iç genelge ve genel yazılardaki esaslara göre hareket edilmesi gerekir.
5 - Nispet:
Temizleme ve Aydınlatma Harcı yıllık olarak, Emlâk Vergisine tabi değerin,
a) Binalarda (Bina apartman ise apartman dairelerinde) binde 1’i,
b) Arsalarda binde 0,5'i (binde yarımı),
oranında alınacaktır. Ancak, harç miktarı vergi değerinin 10 milyonu aşan kısınılan için % 50 indirimli uygulanacaktır. İndirimli uygulama açısından bina ve arsalar arasında bir fark olmadığı gibi binaların mesken veya işyeri olması da önem arz etmeyecektir.
Diğer taraftan meskenler için alınacak harç miktarı 18.000 lira ile sınırlandırılmış bulunmaktadır.
Bu sınırlarının uygulamasında her bir bina (bağımsız olarak kullanılan ve ayrıca beyan edilmesi gereken bölümler) ve her bir arsa ayrı ayrı nazara alınacaktır.
6 - Harcın tarh, tahakkuk ve tahsili :
Harcın tarh, tahakkuk ve tahsili Emlâk Vergisi Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılacaktır.
7 - Harcın dağıtımı :
Temizleme ve Aydınlatma Harcı, yukarıda da belirtildiği üzere Emlâk Vergisi ile birlikte tahsil edilecektir.
Tahsil edilen harç, vergi dairesinin faaliyet bölgesi içinde tek belediye varsa bu belediyeye ödenecektir. Ancak, vergi dairesi faaliyet bölgesinde birden fazla belediye olması halinde, her belediyeye nüfusları oranına göre hesaplanıp dağıtılacaktır. (Nüfus miktarları, son genel nüfus sayımı sonuçlarına göre tespit ve ilan edilen nüfusu ifade eder.)
Harca uygulanacak ceza ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların belediyelere dağıtılması mümkün değildir.
Her ay tahsil edilen harcın, müteakip ayın sonuna kadar ilgili belediyeye ödenmesi zorunludur. Aksi takdirde, harcı belediyelere zamanında ödemeyen, vergi dairesi müdürlerinden harç tutan yüzde 10 fazlasıyla tahsil olunur.
8 - Ceza uygulaması :
Harca ilişkin kusur ve ağır kusur cezalarının uygulanmasında Emlâk Vergisinde ceza tatbikiyle ilgili esaslara aynen uyulacaktır.
9 - İlişik kesme :
Kanunun 99 uncu maddesi hükmü, gerekli harçları tamamen almadan iş gören görevlilerin, harcın ödenmesinden mükellef ile birlikte müteselsilen sorumlu olacaklarını amir bulunmaktadır. Bu nedenle, harç ödenmeden, ilgili bina ve arsanın devir ve temliki mümkün değildir. Harçla ilgili ilişik kesme işlemlerinde de, Emlâk Vergisi Kanunundaki esaslara göre hareket edilmesi gerekir.
Tebliğ olunur.