Dosya olarak kaydet: PDF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 30.12.1993 günlü ve 21804 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3946 sayılı Kanunla değişik 51 inci maddesinin 12 numaralı bendinin Bakanlar Kuruluna verdiği yetki, 31.12.1993 günlü ve 21805 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5142 sayılı Kararname ile kullanılmıştır.

Bu Kararname ile Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde faaliyette bulunan bazı mükellefler götürü vergileme usulünün kapsamı dışına çıkartılmıştır.

Götürü vergileme usulünün dışına çıkarılan ve 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usule alınan mükelleflerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

I - ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR İLLERİNİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE SINIRLARI İÇİNDE FAALİYETTE BULUNAN MÜKELLEF-LERDEN GERÇEK USULE ALINANLAR :

93/5142 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Ankara, İstanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediye sınırları içinde (mücavir alanlar dahil) faaliyette bulunan mükelleflerden aşağıda yazılı olanlar, 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

- Her türlü emtia imalat ve alım-satımı ile uğraşanlar,

- Her türlü inşaat işi ile uğraşanlar,

- Mücavir alanlar da dahil olmak üzere kalkış veya varış noktası büyükşehir belediye sınırları içinde olan motorlu araçlarla yolcu ve yük taşıyanlar.

Bu mükellefler, götürü usulden yararlanmaya ilişkin genel ve özel şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın gerçek usulde vergilendirilecektir. Ancak esnaf muaflığına ilişkin şartları topluca taşıyanların 93/5142 sayılı Kararname kapsamına girmeyeceği ve muaflıktan yararlanmaya devam edecekleri tabiidir.

A - Her Türlü Emtia İmalat ve Alış-Satışı İle Uğraşanlar :

Götürü usulde vergiye tabi olan mükelleflerden emtia imalat ve alım-satımı ile uğraşanlar gerçek usulde vergilendirilecektir. Emtia alım-satımını sabit bir işyerine veya gezici olarak yapanlar ile emtiayı toptan veya perakende alıp satanlar bu kapsamda gerçek usulde vergilendirilecektir. Ancak, imalatçılar da imal etmiş oldukları emtiayı toptan veya perakende satmaları halinde bu kapsama gireceklerdir.

Örnek 1 :

Ankara ilinde ekmek imalatı yapan ve götürü usule tabi bir fırın işletmecisi, 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

Örnek 2 :

İzmir ilinde tuhafiyecilik yapan ve öteden beri götürü usulde vergilendirilen bir mükellef, emtia alıp satması nedeniyle 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

Emtia imalatı ve alım-satım işi yanında başkaca faaliayetleri olanlar da diğer işlerinin niteliğine bakılmaksızın gerçek usulde vergilendirilecektir.

Örnek 3 :

Öteden beri götürü usulde vergilendirilen oto tamircisi bir mükellef, bu faaliyetinin yanı sıra oto yedek parçası alım-satımını da yapmakta ise bu mükellef emtia alım-satımı nedeniyle 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir. Bu mükellefin diğer faaliyetlerinin de gerçek usulde vergilendirileceği tabiidir.

Bu mükellefin oto yedek parçası alım-satım işini yapmayıp, sadece oto tamirciliği işi ile iştigal etmesi ve diğer şartları taşıması halinde, götürü usulde vergilendirmeden yararlanabilecektir.

Örnek 4 :

Musluk tamirciliği yapan (A) bu faaliyetini işyeri açmaksızın gezici olarak ve doğrudan doğruya tüketiciye iş yaparak sürdürmektedir. (A) şahsı sadece musluk tamirciliği yapmakta olup, tamirciliğin yanı sıra herhangi bir emtia satışı bulunmamaktadır.

Bu durumda (A) şahsı, Gelir Vergisi Kanununun 48. maddesinde belirtilen alış, satış ve hasılat hadlerinin yarısını aşmayan biçimde faaliyetini gerçekleştiriyorsa esnaf muaflığından yararlanabilecektir. Bu takdirde (A) şahsının herhangi bir belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Örnek 5 :

Çorap ve mendil satışı yapan (B), bu satışlarını el arabası (motorsuz araç) ile ve gezici olarak yapmaktadır. Bu durumda (B) şahsı, Gelir. Vergisi Kanununun 48. maddesinde belirtilen alış, satış ve hasılat hadlerinin yarısını aşmayan biçimde faaliyetini gerçekleştiriyorsa, esnaf muaflığından yararlanabilecektir. Bu takdirde (B) şahsının herhangi bir belge düzenleme zorunluluğu bulunmamaktadır.

B - Her Türlü İnşaat İşi İle Uğraşanlar :

Götürü usule tabi olan mükelleflerden inşaat işinin tamamını yapanlar ile inşaatın bir kısım işini yapanlar 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

Altyapı işleri (yol, su, kanalizasyon, kuyu açma, hafriyat gibi, duvar örülmesi, sıva, boya, badana, elektrik, sıhhi ve kalorifer tesisatı, karo ve fayans işleri, cam takılması, her türlü doğrama işleri, parke döşemesi, çevre düzeni ve benzeri işleri inşaat işine bağlı olarak ayrı ayrı veya bir kaçının bir arada yapılması inşaat işi olduğundan bu işleri yapan götürü usuldeki mükellefler de gerçek usulde vergilendirilecektir.

C -Yolcu ve Yük Taşımacılığı Yapan Mükellefler :

Kalkış veya varış noktası büyükşehir belediye sınırları (belediyelerin mücavir alanları dahil) içinde olan, motorlu araçlarla yolcu veya yük taşımacılığı yapan ve götürü usulde vergilendirilen mükellefler, 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

Nakliyecilik işini motorlu nakil araçları dışındaki araçlarla yapanlar, götürü usulde vergilemeden yararlanmaya diğer şartları da taşımaları kaydıyla devam edeceklerdir.

Örnek 1 :

Kalkış noktası Polatlı, varış noktası Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde olan ve öteden beri götürü usulde vergilendirilen bir minibüs işletmecisi, 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

Örnek 2 :

Götürü usule tabi olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde Taksim ve Bakırköy arasında dolmuş işleten bir mükellef, 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

Örnek 3 :

İzmir büyükşehir belediyesi sınırları içinde yük taşımacılığı işi ile iştigal eden ve götürü usulde vergilendirilen kamyonet sahibi bir mükellef, 1.1.1994 tarihindeh itibaren gerçek usulde vergilendirilecektir.

D - Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükelleflerin 1994 Yılı İçerisinde Gelir Vergisi ve Geçici Vergi Karşısındaki Durumu :

Bu Tebliğin daha önceki bölümlerinde belirtildiği üzere, götürü usulde vergilendirilirken 93/5142 sayılı Kararname uyarınca gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler, 1993 yılı kazançlarına ilişkin götürü vergilerini 1993 yılı içinde ödemiş olduklarından 1994 yılı Mart ayında gelir vergisi beyannamesi vermeleri gerekmemektedir.

Gerçek usulde vergilendirilecek olan bu mükelleflerin 1994 yılında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesi hükmüne göre geçici vergi ödemeleri de söz konusu değildir.

Diğer taraftan anılan Kararname hükmü uyarınca vergilendirme kapsamına alınan mükellefler 1994 yılı ile ilgili gelirlerini 1995 yılı Mart ayında verecekleri beyanname ile beyan edecek ve buna ilişkin vergilerini Kanunda belirtilen sürelerde ödeyeceklerdir.

E - Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükelleflerin Hayat Standardı Karşısındaki Durumu :

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasının 3946 sayılı Kanunla değiştirilen (f) bendinde, götürülük şartlarına haiz olanlardan kendi istekleri ile götürü usulden gerçek usule geçen mükelleflerde gerçek usulde vergilendirilmeye başlandığı yıldan itibaren 1 yıl süre ile faaliyette bulunulan yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı uygulanacağı belirtilmiş, aynı maddenin 7 nci fıkrasında da, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tayin ve tespite Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Yukarıda belirtilen madde hükmüne dayanılarak, 93/5142 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Ankara, İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediye sınırları içinde götürü usulde vergilendirilip gerçek usulde vergilendirilme kapsamına alınan mükelleflere de Gelir Vergisi Kanununun Geçici 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (f) bendinde belirtilen imkandan yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla 1 şubat 1994 tarihine kadar bağlı oldukları vergi dairelerine başvurna süresi tanınmıştır.

Buna göre, sözkonusu Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükelleflerin 1 Şubat 1994 tarihine kadar ilgili vergi dairelerine yazılı olarak başvurmaları halinde, bu mükelleflere 1994 yılından itibaren 3 yıl süre ile faaliyette bulunulan yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır.

Bununla beraber, Kararname kapsamına alınan mükelleflerin götürü usulden gerçek usule geçmeye ilişkin olarak kendi istekleri ile bağlı bulundukları vergi dairelerine 1 Şubat 1994 tarihine kadar başvurmamaları halinde faaliyette bulundukları yörede uygulanan temel gösterge tutarlarının tamamı uygulanacaktır.

F - Yeni İşe Başlayanlardan Yukarıda Sayılan İşleri Yapanlar :

Ankara, istanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediye sınırları (mücavir alanlar dahil) içinde yukarıda sayılan faaliyetleri 1.1.1994 tarihinden itibaren yeni işe başlamak suretiyle yapanlar, götürü usule tabi olmaya ilişkin şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın (esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlar hariç) gerçek usulde vergilendirilecektir.

Bu mükellefler, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesi gereğince işe başladıkları yılda geçici vergiye tabi tutulmayacaklardır. Bunun yanısıra, aynı Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (f) bendi hükmüne göre, bu mükellefler için hayat standardı yönünden işe başlanılan yılda, faaliyette bulunulan yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır.

G - Diğer Mükelleflerin Durumu :

Ankara, İstanbul ve İzmir illerinin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan ve yukarıda sayılanlar dışında kalan mükellefler hakkında, genel ve özel şartları taşımaları kaydıyla, götürü usulde vergilendirme uygulaması devam edecektir.

Öte yandan, Ankara, İstanbul ve İzmir dışında büyükşehir belediyesi olan diğer illerde yukarıda sayılan faaliyetlerde bulunan mükellefler, götürü vergileme usulünden yararlanmaya devam edebileceklerdir.

Bu mükellefler, kendi istekleri ile gerçek usulde vergilendirilmeyi tercih edebilirler. Bu durumda, bu mükellefler hakkında 3 yıl süreyle hayat standardı temel gösterge tutarlarının yarısı uygulanacaktır.

II - ANKARA, İSTANBUL VE İZMİR İLLERİNİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE SINIRLARI İÇİNDE FAALİYETTE BULUNANLARDAN GERÇEK USULE ALINAN MÜKELLEFLERİN DEFTER VE BELGE DÜZENİ

93/5142 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile götürü usulden gerçek usule alınan mükelleflerin tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenlemek mecburiyetinde bulundukları belgeler konusunda aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

A - Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükelleflerin Tutmak Zorunda Oldukları Defterler :

Yukarıda sözü edilen Kararnameye göre gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler, işletme hesabı esasına göre işletme defteri ve perakende satış ve hasılat defterini notere tasdik ettirerek tutmak zorundadırlar. Bu mükelleflerin istemeleri halinde bilanço esasına göre defter tutabilecekleri tabiidir.

Ancak, Vergi Usul Kaununun mükerrer 257. maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden mücavir alanlar dahil olmak üzere, kalkış veya varış noktası büyükşehir belediye sınırları içinde olan motorlu araçlarla yolcu ve yük taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin günlük perakende satış ve hasılat defterini veya günlük kasa defterini tutma mecburiyetlerinin kaldırılması uygun görülmüştür.

B - Bu Mükelleflerin Kullanmak Zorunda Oldukları Belgeler ve Ödeme Kaydedici Cihaz Kullanmak Mecburiyeti:

Sözü edilen Kararnameye göre gerçek usulde vergilendirilecek mükellefler, Vergi Usul Kanununda sayılan fatura, perakende satış fişi ve diğer belgeleri düzenlemek ve kullanmak zorundadırlar. Bu çerçevede, perakende mal satışı yapan veya hizmet ifa eden mükellefler (daha önce yayımlanan Genel Tebliğlerle mecburiyet dışı bırakılan faaliyet konularıyla iştigal edenler hariç), 3100 sayılı Kanuna göre ödeme kaydedici cihaz kullanmak mecburiyetindedirler.

Ancak aynı tarihte geniş bir mükellef kesiminin cihaz temin etmede karşılaşacakları güçlükler nazara alınarak, 3100 sayılı Kanunun 2/3 maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak anılan Kararname uyarınca götürü usulden gerçek usule alınan mükelleflere, ödeme kaydedici cihaz alıp kullanmaları konusunda 1994 yılı sonuna kadar süre tanınmıştır. Bahsi geçen mükellefler ödeme kaydedici cihaz alıncava kadar yapacakları mal satışları ve hizmet ifalarında, fatura veya perakende satış vesikası kullanacaklardır.

Dileyen mükellefler, 1994 yılının sonunu beklemeden yıl içerisinde ödeme kaydedici cihaz alıp kullanabileceklerdir. Bu şekilde ödeme kaydedici cihaz alan mükellefler, cihazlarını iktisap tarihinden itibaren 15 gün içerisinde vergi dairesine kaydettirip 30 gün içerisinde de kullanmaya başlayacaklardır. Şu kadar ki daha önce yayımlanan Genel Tebliğlerle mecburiyet dışı bırakılan faaliyet konularıyla iştigal edenler hariç olmak üzere bu mükelleflerin tamamının 1 Ocak 1995 tarihine kadar cihazlarını alarak kullanmaya başlamış olmaları zorunludur.

Diğer taraftan, Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak büyükşehir belediye sınırları içinde yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin aşağıda açıklanan belgeleri kullanmaları uygun görülmüştür.

a) Kalkış veya varış noktası büyükşehir belediye sınırları içinde (mücavir alanlar dahil) dolmuş işleten mükellefler, taşıma ücretlerini "dip koçanlı yolcu taşıma bileti" ile belgelendireceklerdir.

Dip koçanlı olarak kullanılacak yolcu taşıma biletleri, aynı güzergah üzerinde farklı yolcu taşıma ücreti olabileceği hususu da gözönünde bulundurularak bu ücretler için ayrı ayrı bilet bastırılabilecektir. Bunun yanısıra dileyen mükellefler farklı olan ücreti de tamamlayacak miktarları içerecek bilet küpürlerini bastırarak da kullanabileceklerdir.

Dip koçanlı yolcu taşıma biletleri, 1.000. TL., 2.000 TL. 4.000 TL., ve 5.000 TL.'lık gibi miktarları içerecek şekilde anlaşmalı matbaalara bastırılabilecektir.

Örnek 1 :

Dolmuş işleten bir mükellef, 4.000 TL'lık yolcu taşıma ücreti için bu miktarı içeren tek bir bilet verebileceği gibi, 4 adet 1.000 TL.'lık veya 2 adet 2.000 TL.'lık bilet verebilecektir.

Ancak dip koçanlı yolcu taşıma biletinin, gerek dip koçanında gerekse müşteriye verilen kısmında mükellefin adı soyadı, vergi dairesi ve hesap numarası, aracın plaka numarası, seri ve müteselsil sıra numarasına ilişkin bilgiler ve "KDV Dahildir" ibaresi ile özel işaret (amblem) yer alacaktır. Ayrıca, her iki kısımda da bedellerin matbaa baskılı olması şarttır.

b) Büyükşehir belediye sınırları içinde taksi işleten mükellefler, taşıma ücretlerini perakende satış fişi ile belgelendireceklerdir. Ancak, bedelin Vergi Usul Kanununun 232. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen haddin üzerinde olması veya müşterinin istemesi halinde fatura düzenlenecektir. Bu durumda fatura koçanının takside bulundurulması mecburidir.

Taksi işletmecileri tarafından, kullanılacak perakende satış fişleri anlaşmalı matbaalara bastırılacak veya notere tasdik ettirilecektir.

Perakende satış fişlerinde mükellefin adı soyadı, vergi dairesi ve hesap numarası, aracın plaka numarası, seri ve mütkeselsil sıra numarasıyla ilgili bilgiler ile özel işaret (amblem) yer alacaktır. Ayrıca, fişin düzenlenme tarihine ilişkin yer ayrılacaktır. Perakende satış fişi en az iki örnek olarak düzenlenecektir.

Taksi işleten mükellefler de istemeleri halinde dolmuş işleten mükellefler gibi dip koçanlı yolcu taşıma bileti kullanabileceklerdir. Ancak, bu biletler, 1.000 TL., 5.000 TL., 10.000 TL., 50.000 TL. ve 100.000 TL'lık küpürler halinde bastırılacak ve kullanılabilecektir.

Örnek 2 :

51.000 TL.'lık bir taksi ücreti için taksi işletmecisi, müşterisine 1.000 TL'lık ve 50.000 TL.'lık miktarları içeren iki adet bileti birlikte verebilecektir.

c) Her türlü servis aracı işletmeciliği ile faaliyette bulunan mükellefler aldıkları bedeli, hizmetin tamamlanmasını müteakiben fatura veya perakende satış fişi ile belgelendirecekler, topluca ücret aldıklarından ayrıca dip koçanlı yolcu taşıma bileti düzenlemeyeceklerdir.

d) Yük taşımacılığı yapan mükellefler taşıma bedellerini, hizmetin tamamlanmasından sonra anında fatura veya perakende satış fişi ile belgelendireceklerdir. Bu mükellefler ayrıca taşıma irsaliyesi de düzenlemek zorundadırlar.

C - Bu Kararname İle Bu Mükelleflere Tanınan Süre ve Bu Süre İçerisinde Yapılacak İşlemler :

93/5142 sayılı Kararname ile, gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflere, kullanmak zorunda oldukları defterlerin tasdiki ile düzenlemek mecburiyetinde bulundukları belgelerin bastırılması konusunda 1.2.1994 tarihine kadar süre tanınmıştır. Bu süre içerisinde mükelleflere, defter tasdik ettirilmemesi veya belge düzenlenmemesi nedeniyle ceza kesilmeyecektir.

a) Bu Kararname hükümlerine göre, gerçek usulde vergilendirilen mükellefler Vergi Usul Kanununa göre tutmak zorunda oldukları defterleri ve kullanmak mecburiyetinde bulundukları belgeleri en geç 1.2.1994 tarihine kadar tasdik ettirmek ve bastırmak zorundadırlar. Buna uymadıkları tespit edilen mükellefler hakkında, Vergi Usul Kanunu uyarınca gerekli işlem yapılacaktır.

b) Bu mükellefler, belge bastırdıkları tarihe kadar Vergi Usul Kanununun 232. maddesinde sayılan mükelleflere yapacakları satışlarını, belgelerini bastırdıktan sonra her bir mükellef için ayrı ayrı belge düzenlemek suretiyle belgelendirebileceklerdir. Satışın bu maddede sayılanlar dışında kalanlara yapılması halinde ise, mükelleflerce "muhtelif müşteriler" adına topluca tek bir belge düzenlenebilecektir.

c) Bu mükellefler, kullanacakları defterlerin tasdik ettirildiği tarihe kadar geçen süre içinde elde ettikleri hasılat tutarları ile aynı süre içerisinde satın aldıkları emtia veya yaptırdıkları işlere ilişkin ödemeleri en geç defter tasdikini takibeden on gün içinde topluca kaydedeceklerdir.

d) Vergi Usul Kanununun 232. maddesinde sayılanlar, taksi işleten mükelleflerin belgeleri basılana kadar (en geç 1.2.1994 tarihine kadar) taşıma karşılığında ödeyecekleri ücretlerini gider pusulası düzenlemek suretiyle belgelendirecekler ve taksi işleten mükellefe de imza ettireceklerdir. Taksi işletenler gider pusulasının kendilerinde kalan örneğini muhafaza edeceklerdir.

III - GERÇEK USULDE VERGİLENDİRME KAPSAMINA ALINAN MÜKELLEFLERİN KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN YAPACAKLARI İŞLEMLER :

A - Stok Malların Beyanı :

Götürü usulde vergilendirilmekte iken gerçek usul kapsamına alınan mükellefler 31.12.1993 tarihi itibariyle stoklarında bulunan mallara ait katma değer vergilerini indirim hakkına sahiptir.

Mükelleflerin bu haktan yararlanabilmeleri için 31.12.1993 tarihi itibariyle stoklarında bulundurdukları emtia ile amortismana tabi iktisadi kıymetlerini 31.1.1994 günü mesai saati sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine bildirmeleri gerekmektedir.

Yazılı olarak verilmesi gereken stok beyanı herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Ancak bu yazılı beyanda, mükellefiyet sicil numarası, hüviyete ilişkin bilgiler, stok olarak beyan edilecek malın cinsi, miktarı, birim fiyatı, tutarı, katma değer vergisi ve belgenin tarih ve numarası gibi bilgilere yer verilecektir. Stok beyanının bu Tebliğ ekinde yer alan formdan yararlanarak yapılması mümkündür.

Katma Değer Vergisi Kanununun 31 inci maddesine göre amortismana tabi iktisadi kıymetlerin vergisi 3 yılda ve 3 eşit taksitte indirilebilmektedir. Bu nedenle 1.1.1992 tarihinden sonra iktisap edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlerin katma değer vergisi indirilebileceğinden, stok beyanında bu kıymetlere yer verilebilecektir. Ayrıca bu kıymetlerin alış faturasının bir örneği beyana eklenecektir.

Stok beyanında beyan edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait katma değer vergisinin, indirim süresi geçmemiş olan kısmı indirim konusu yapılabilecektir.

Örnek :

1992 yılında satın alınan iktisadi kıymet için ödenen 3.000.000 TL. tutarındaki katma değer vergisinden, 31.12.1993 tarihine kadar indirim konusu yapılması gereken 2/3'lük tutar gerçek usulde vergilendirmeye başlanıldıktan sonra indirim konusu yapılamıyacak, sadece 1/3'lük kalan kısım indirim konusu yapılabilecektir.

B - Katma Değer Vergisinde Vergilendirme Dönemi:

Katma Değer Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak 1.1.1994 tarihinden geçerli olmak üzere şehiriçi yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin 3 aylık vergilendirme dönemine tabi olması uygun görülmüştür. Buna göre 1.1.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergileme kapsamına alınan şehiriçi yolcu taşımacılığı yapan mükellefler için katma değer vergisinde vergilendirme dönemi 3 ay olarak uygulanacaktır.

Örnek :

Gerçek usulde vergilendirilen taksi ve dolmuş işletmecileri katma değer vergisi beyannamelerini 1.1.1994 tarihinden itibaren 3 aylık dönemler halinde vereceklerdir.

Ancak, 1 ve 3 aylık döneme tabi işleri bir arada yapan mükelleflerde vergilendirme dönemi 1 ay olarak uygulanacaktır.

C - Gerçek Usulde Vergilendirme Kapsamına Alınan Mükelleflerin İlk Vergilendirme Döneminde Katma Değer Vergisi Yönünden Yapacakları İşlemler:

Kararname uyarınca gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınan mükellefler 1.1.1994 tarihinden itibaren Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca defter tutmak ve vergiye tabi işlemleri için belge düzenlemek zorundadırlar. Mükellefler defterlerini tasdik ettirip belgelerini bastırıncaya kadar geçen süre içerisindeki teslim ve hizmetleri ile ilgili olarak, bu tebliğin II/C bölümündeki açıklamalar çerçevesinde düzenleyecekleri belgelerde katma değer vergisini de göstereceklerdir.

Mükellefler, bu şekilde düzenledikleri ve defterlerine kaydettikleri belgelerde gösterilen "hesaplanan katma değer vergisi"nden, o dönem içindeki mal ve hizmet alışları sırasında yüklendikleri katma değer vergisini ve stok olarak beyan edilen malların alımına ait katma değer vergisini, indirim konusu yapma hakkına sahiptirler.

Ancak, indirim hakkının kullanılabilmesi için, verginin alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmiş olması şarttır. Bu nedenle mükelleflerin defter tasdik ettirmelerine kadar geçen süre zarfındaki mal ve hizmet alışları sırasında yüklendikleri katma değer vergisini Ocak 1994 döneminde hesapladıkları vergiden indirebilmeleri için, alış belgelerinin en geç 31.1.1994 tarihi itibariyle kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekmektedir. Bu tarih itibariyle kanuni defterlere kayıt yapılamaması halinde, alış belgelerinde gösterilen katma değer vergisi, takvim yılı aşılmamak kaydıyla belgelerin kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirilebilecektir.

Dönem içinde hesaplanan vergi ile yüklenilen vergilerin karşılaştırılması sonucu oluşacak "sonraki döneme devreden" veya "ödenmesi gereken" katma değer vergisi, mükelleflerce 1 no.lu katma değer vergisi beyannamesi ile gelir vergisi yönünden bağlı bulunulan vergi dairesine ertesi ayın 25 inci günü akşamına kadar beyan edilecektir.

Üç aylık beyan dönemine tabi mükelleflere beyan, ilk üç ayı takip eden ayın 25 inci günü akşamına kadar yapılacaktır.

D - 1993 Yılına İlişkin Götürü Katma Değer Vergisi Beyanı ve Ödenmesi:

Katma Değer Vergisi Kanununun 39/2-a maddesinde, götürü usulde vergilendirilen mükellefler için vergilendirme döneminin bir takvim yılı olduğu, 41/3. maddesinde ise beyannamenin, gelir vergisinin tarh dönemi içerisinde verileceği hükme bağlanmıştır.

Buna göre, 93/5142 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1.1.1994 tarihinden itibaren götürü usulden gerçek usule geçen mükellefler, 1993 yılına ilişkin götürü katma değer vergisi beyannamesini, Nisan/1994 ayı içerisinde verecek ve vergilerini de bu ay içerisinde ödeyeceklerdir.

Tebliğ olunur.

GÖT class="tbl_tab"ÜRÜ USULDEN GERÇEK USULE GEÇEN MÜKELLEFLER İÇİN STOK BİLDİRİMİ ...................... VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
KİMLİK BİLGİLERİ
SİCİL NO
SOYADI
VERGİ DAİRESİ
İŞ YERİ ADRESİ
İKAMETGAH ADRESİ
BABA ADI
DOĞUM YERİ
DOĞUM TARİHİ
FAALİYET TÜRÜ
TELEFON İŞ-EV