MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.04.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat...ile Avukat ...ve davalılar vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...' ın 2021/DA-520 sayılı dosyası kapsamında görülen tahkim yargılamasında müvekkil şirketin asıl davası yönünden tüm taleplerinin reddedilmesi ve davalı/ karşı davacı şirketlerin açmış olduğu karşı tahkim taleplerinin kabul edilmesine karar verildiğini, hakem heyetinin taraflar arasındaki Avrupa Enerji Tacirleri Federasyonu Genel Sözleşme ve Seçim Listesi kapsamında fesih hesaplama yöntemine ilişkin madde yorumlanmasında yetkisini aştığını, hakem heyetinin tarafların eşitliği ilkesine aykırı davrandığını, hakem heyetinin müvekkil uzmanlarını duruşmada dinlemeyerek hukuki dinlenilme ilkesine aykırı hareket ettiğini, müvekkilin piyasa dalgalanmasına yönelik savunmalarına yönelik yeterli değerlendirme yapılmadığını ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, hakem heyetinin tazminatta tenkis yoluna gidilmemesi yönündeki görüşünün yerinde olmadığını ileri sürerek hakem heyeti kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; iptal davasında davacının işin esasına yönelik iddiaları hakkında inceleme yapılamayacağını, davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 439. maddesinde hakem kararlarının iptali sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, bu sebepler dışında hakem kararının iptalinin mümkün olmadığı, davacının piyasa dalgalanmasına yönelik savunmalarına ilişkin yeterli değerlendirme yapılmadığı ve hakem heyetinin aleyhine hükmedilen tazminatta tenkis yapılmadığına ilişkin iddialarının hakem kararının esasına yönelik olduğu ve bu davada incelenemeyeceği, görev belgesinde kararlaştırıldığı üzere, taraflardan biri tanık veya uzman deliline dayanmak istiyor ise, öncelikle yazılı tanık beyanı veya uzman görüşü sunması gerektiği, konuya ilişkin olarak usuli zaman çizelgesinde de davacıya asıl davada cevaba cevap ve karşı davada cevap dilekçesi “varsa tanık ve/veya uzman görüşü beyanları” ile sunmak üzere süre verildiği, yazılı bir tanık beyanı veya uzman görüşü sunmadığı, delil listesinde de uzman görüşüne delil olarak da dayanmadığı halde Hakem Heyeti tarafından davacının duruşmada dinletmek istediği tanıklarının bir sonraki duruşmada dinlenmeyeceğine, ancak uzmanların yazılı beyanlarını sunması için süre verilmesine karar verildiği, uzman beyanlarının hakem heyeti tarafından incelemeye alınıp değerlendirildiği, davacı tarafın hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği yönündeki iptal sebebinin yerinde görülmediği, hakem heyetinin her bir belge ibrazı talebini ve bu taleplere davalı şirketlerin beyan ve itirazlarını inceleyip, belge ibrazına yönelik değerlendirme sonucunda ara karar ile kimi belgelerin ibrazına, kimilerinin ise ibrazının gerek olmadığına dair karar tesis ettiği, davadaki iddiaları ispata katkı sağlamayacak belgelerin ibrazının sağlanmasının usul ekonomisine uygun olmadığı, davacı tarafın tarafların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığına yönelik iptal sebebinin yerinde görülmediği, davacının iptal sebebi olarak ileri sürdüğü iddiaların hakem heyetince gerekçeleri ortaya konularak değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş
2. Davalılar vekili 18.11.2024 tarihli dilekçesinde; iptal davasına konu edilen Hakem Kararının tahkimin yabancılık unsuru içermesi nedeniyle 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’na (4686 sayılı Kanun) tabii olduğunu, gerekçeli kararda sehven HMK hükümlerine atıfta bulunulduğunu ileri sürerek bu hususun düzeltilmesini talep etmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin 22.11.2024 tarihli ek kararı ile, gerekçede maddi hata olmakla birlikte, ilgili Kanun hükümlerince, yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalardan kaynaklanmaması nedeniyle tashih veya tavzih yolu ile giderilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İstanbul Tahkim Merkezi (...) 2021/DA-520 sayılı dosyasında verilen 05.03.2024 tarihli hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işbu dava 4686 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca açılan bir iptal davası olmasına rağmen Mahkemece HMK'nın tahkime ilişkin maddelerine atıf yapılmak sureti ile uyuşmazlığın hallinin maddi hatadan kaynaklanmasına, her iki Kanun'da düzenlenen iptal sebepleri ile inceleme usulünün belirgin bir farklılık içermemesine ve anılan hatanın sonuca etkisi bulunmamasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak, yek diğerinde verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.