Printing Options: PDF - Print/save TIFF file - Save / print (WORD)
Display setting:

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tazminat

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kira ilişkisinden kaynaklanan hor kullanma tazminatının ve tamir süresi için oluşacak kira kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında müvekkiline ait binanın davalı tarafından personel lojmanı olarak kullanılması için kiralanmasına dair 01.06.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapıldığını, kira sözleşmesinin sona erdiğini, davalının kiralananı boşalttığını ancak taşınmazı kötü kullanarak zarar verdiğini, bu durumun ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/44 D.İş sayılı dosyası kapsamında tazim edilen bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından kötü kullanım nedeniyle kiralanan taşınmazda meydana gelen 14.501,10 TL hasar bedeli ile 30 günlük onarım süresince mahrum kalacağı 3.800,00 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise kiralanan ne şekilde teslim alındı ise aynı şekilde teslim edildiğini, kiralananın ilk kiralandığında ne durumda olduğunun belirsiz olduğunu, delil tespiti ile ilgili müvekkiline tebligat yapılmadığını, yapılan delil tespitine müdahale imkanının da ortadan kaldırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, yargılama sırasında delil tespiti raporuna itirazında kiralanan taşınmazın 10 yıllık geçmişi bulunduğunu, demirbaşların kullanım ömürlerinin sonuna geldiğini, normal şartlarda rutubet nedeni ile binada tadilat ve tamirat yapılması gerekeceğini, bilirkişinin hasarlar son yıl oluşmuş gibi hesaplama yaptığını oysa yıllardır tamirat ve tadilatlarla idareten kullanıldığını, belirlenen bedelin de yüksek olduğunu beyan etmiş ve yeniden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece davalının tespit dosyası içeriğine itirazlarının esasa etki eder nitelikte bulunmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile hor kullanımdan kaynaklanan hasar bedeli 14.501,10 TL ile tamir süresi olarak 30 günlük kira bedeli 3.441,67 TL olmak üzere toplam 17.942,77 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanunun 334. maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak, kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp, münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur.

Taraflar arasında 01/06/2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede binada bulunan dokuz adet dairenin personel lojmanı olarak kullanılacağı belirtilmiştir. Mahkemece, davacı kiralayanın talebi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/44 D.İş sayılı sayılı delil tespiti dosyasında 18/07/2014 tarihinde, davalıya tebligat yapılmaksızın davalının yokluğunda yapılan delil tespiti üzerine hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, delil tespitinde hazırlanan bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmemiş, davalı yargılama sırasında bu bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. İtiraza uğrayan delil tespiti bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru değildir. Bu sebeple gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle delil tespiti raporunda belirlenen hasar ve eksiklikler ile ilgili olarak davalının itirazları da gözönüne alınmak suretiyle, hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile de orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülerek, ayrıca tamir için geçecek süre de belirlenerek hüküm kurmaya yeterli, denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.