Doç. Dr. KENAN TUNÇOMAĞ*…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Mart 1964
Cilt: 2 Sayı: 3
Kenan Tunçomağ
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
1962 YILINDA YAYINLANMIŞ BORÇLAR HUKUKU İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI ÜZERİNDE KISA…
I — Dâvacı önce kâr payının ödenmesi için ortağı bankaya karşı dâva açmış; ortaklık konusu işletmenin banka tarafından diğer bir şirkete devredildiğinin kesinleşen mahkeme kararı ile ortaya çıkması üzerine de ondan akde aykırılık sebebiyle tazminat istemiştir. Eğer bu dâvada, bankanın devir işini dâvacıdan gizlediği sabit olursa, aradan on yıldan fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen, banka yıllanma (müruruzaman) iddiasında bulunamaz. Çünkü banka bu tarzda hareket etmekle Medeni Kanun’un 2 nci maddesine aykırılıkta bulunmuştur. (YHGK. 12/IV/1961 T-39/14-Ad. Der. 1962, S. 5 - 6 623/125 den).…
Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararına konu teşkil eden olayda, dâvacı ile dâvalı banka arasında belli bir ormanın işletilmesi gayesiyle bir ortaklık akdi yapılmış; banka, ormanın işletilmesi işini, dâvacıların miras bırakanına (murisine) haber vermeden 1936 yılında başka bir şirkete devretmiş; durumdan haberi olmayan dâvacı 1939 yılında kendisine kâr payı ödenmesi için dâva açmış; fakat banka altı yıl devamınca devirden hiç bahsetmemiş, ancak 1945 yılında devirle ilgili sözleşmeyi mahkemeye göstermiştir. Bunun üzerine dâvacı, bankanın ortaklık akdine aykırı hareket etmesi yüzünden tazminat istemiş; banka ise aradan on yıldan fazla bir zamanın geçmiş olması sebebiyle dâvanın reddini istemiştir. Kararın düzeltilmesi, eski ve yaygın adıyla tashihi karar yoluna…
«...Dâvacı, ortağı banka aleyhine daha önce kâr payının ödenmesi için dâva açmış…
Fakat bu dâvada, dâvacı taraf, devir olayının kendilerinden kötü niyetle gizlenmiş…
Önemli bir konuya dokunan bu kararın bazı yönlerden tamamlanması zaruridir, kanaatindeyiz.…
Sonra Yüksek Mahkememiz, ortaklık akdi uyarınca, bir ortağın diğerine devir keyfiyetini…
Yalnız burada yeri gelmişken ve kısaca hakkın kötüye kullanılması (MK. 2/II) ile…
Nihayet Genel Kurul, alacaklının hakkını öğrenemediği ve bu öğrenemeyişinin borçlunun…
II — Kiracılarından yakınan davacıya, evin kendisine satılmış gibi gösterilmesi halinde, yeni malik sıfatiyle, kiracıları evden çıkarıp, sonrada gayrımenkulü tekrar kendisine iade edeceğini söyleyen dâvalı, bu suretle hile yapmış olur. Bu yüzden davacı, dâvalıya karşı açtığı tapu kaydının iptali dâvasında şahit dinletebilir (YHGK. 4/IV/1962 121/35 Ad. Der. 1962 S. 9/10. 1100/1102 den).…
Yukarıdaki Genel Kurul kararının dayandığı maddî olay şöyledir: Dâvalı kiracılarından…
«... yapılan satış akdinde tarafların rızalarının satış için birleşmemiş olduğunu,…
ni yolsuz bulmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ise, olayda akdin saikinde…
Kanaatımızca da maddî olayın mahkemenin yaptığı gibi aldatma (hile) açısından incelenmesi gerekir. Çünkü aldatmanın varlığını kabul için aranan bütün şartlar olayımızda gerçekleşmiştir. Şöyle ki, önce dâvalı evin kendisine satılmış gibi gösterilmesini sırf dâvacının kiracısını evden çıkartabilmek için istediğini söylemiş, yani dâvacıyı yanıltmış (hataya düşürmüş) tür. Gerçi buradaki yanılma (hata) esaslı değildir. Çünkü dâvacı evi dâvalıya satmayı gerçekten istemiş, fakat dâvalının kiracıyı tahliye ettikten sonra evi kendisine iade edeceğinde (sözüne sadık kalacağında), yani saikte yanılmıştır. Fakat aldatma yolu ile düşülen hatanın iradeyi sakatlamış sayılması için, esaslı olması gerekli değildir. Pek alâ saikte bir hata da, aldatma (hile) ile meydana getirilmişse, hukukî muameleyi sakatlar. Fakat Genel Kurul Kararı’nda bu durum yanlış olarak akdin saikinde hile şeklinde…
Mamafih Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi’nin olayı itimada müstenit satış açısından incelemesi de fazla yanlış değildir. Çünkü tarafların aralarında bir devir anlaşması yani…
III — Nikâhsız birleşmenin sağlanması için kadına verilen şeyler onun malı olur ve…
Yukardaki Genel Kurul kararının hükme bağladığı maddî olayda, erkek nikâhsız birleşmeyi…
Daha açık bir söyleyişle, Yüksek Mahkememiz nikâhsız yaşamağa razı etmek için erkeğin…
Kanaatımızea incelediğimiz olayda isabetli bir sonuca varabilmek için, ahlâka aykırı…
Diğer taraftan incelediğimiz Genel Kurul Kararı’na göre: «... Dâvacının muteber bir…
Taraflar yanlış bir madde göstermiş olsalar da, mahkemenin maddi olaya uygulanması…
IV — Dâvalı teslimini taahhüt ettiği şerit ve planya makinelerini zamanında teslim etmediği takdirde, ifa yanında akitte kararlaştırılan cezaî şartı da ödemek zorundadır. Ancak dâvacı cezaî şarttan vazgeçer veya bu hakkını saklı tutmadan ifayı kabul ederse, dâvalı, cezaî şartı ödemekten kurtulur (YHGK. 11.V.1960 -…