III. YARGITAY KARARI KARŞISINDA AKREDİTİFİN HUKUKÎ MAHİYETİ :
Yukarıda sözü edilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.XI.1964 tarihli kararı, belgeli…
«... belgeli akreditif, mal satın almış bir kimsenin, bir banka ile yaptığı anlaşma…
Kendisine karşı havale işlemi yapılan banka, yani akreditifin açılması için kendisine…
Akreditif muamelesini gelişme çağında inceleyen müelliflerin kitaplarında bu satırların…
Belgeli akreditif muamelesi birden çok akdin birleşmesi ile meydana gelen hukukî…
Akreditifin havale olmadığına ilişkin bu görüşlere sonraki Türk doktirini de katılmaktadır.…
Yargıtayın incelediği belgeli dönülmez müeyyet akreditif halinde dört ayrı şahıs ve dört ayrı hukukî ilişki söz konusudur. Bunlar, alıcı ile satıcı, akreditif amiri ile banka, akreditif bankası ile muhabir banka, muhabir banka ile akreditif alacaklısı arasındaki ilişkilerdir. Havalenin dört şahıs arasındaki ilişkiyi düzenlediğini kabul etmek güçtür. Saniyen, belgeli akreditifin havale olduğunu iddia etmek günümüz ticarî hayatının icaplarına da aykırıdır. Satıcı, şartlan yerine getirmesi halinde bedeli mutlak olarak tahsil etmesini sağlayacak bir imkân aramaktadır. Satıcı bu imkânı kendi iş merkezinin bulunduğu yerdeki bankanın mücerret borç ikrarı halinde sağlamaktadır. Salisen, havale bir akit değil, çifte yetki verilmesidir. Akreditifte ise yetki verilmesi söz konusu değildir. Akreditifte üç ve hatta dört akit söz konusudur. Akreditif amiri ile banka arasındaki ve banka ile akreditif alacaklısı arasındaki ilişkiler akdî niteliktedir. Rabian, havaledeki kabul ile akreditifteki kabul aynı şey değildir. Havalenin kabulü mücerret borca varlık vermektedir. Akreditifte ne akreditif bankası, ne de akreditif alacaklısının kabulüne ihtiyaç vardır. Akreditif bildirisinin satıcının eline geçmesi mücerret alacağın doğması için yeterlidir. Hamisan, akreditif bir malın bedelinin ödenmesini gaye edinmektedir. Havale bir meblâğın tahsili ve borcun ödenmesi sebebine dayanmaktadır. Nihayet, akreditif ile havale arasında mücerretlik yönünden de fark vardır. Akreditif borçlusu akreditif alacaklısına karşı tecil, takas, tecdit gibi defileri ileri süremeyecektir. Havale halinde aynı defiler söz konusudur.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun günümüz hukukunun esaslarını ve yukarıda ifade edilen…
Akreditif mukavelesinin mücerret bir borç vaadi olduğu esasından hareket eden bu…