A. Borçlar Kanunu'nun 41'inci maddesinde yer alan hukuki sorumluluk, gerek…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Eylül 1969
Cilt: 5 Sayı: 2
Sıtkı Akyazan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
I. MOTORLU TAŞIT VE ARAÇ SAHİPLERİNİN SORUMLULUKLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ
232 sayılı Kanun’un 50’nci maddesinde açıklanan hukukî sorumluluk, ne Borçlar Kanunu'nun…
B. Borçlar Kanunu'nun 55’nci maddesi kusursuz sorumluluk esasına dayanır. İstihdam eden ne kendisinin ne de istihdam ettiği kimsenin kusuru söz konusu olmaksızın istihdam ettiği kimsenin başkasına verdiği zarardan malen mesûl sıfatıyle sorumludur. Bu konuda sadır olan 27/III/1957 gün 1 esas, 3 karar sayılı içtihadı birleştirme kararının sonuç kısmında aynen şöyle denilmektedir: «Borçlar Kanunu’nun 55'nci maddesi hükmünce adam kullananın tazminatla mesûl tutulabilmesi için kendisinin kusuru şart olmadığı gibi kullandığı adamın dahi kusurunun kanuni şartlardan bulunmadığına bir muhalif reye karşı 48 reyle karar verildi. «Bu ilke, istihdam edenin manevi tazminatla sorumlu olacağına dair çıkarılan 22/II/1966 gün 7/7 sayılı içtihadı birleştirme kararında daha etraflı bir şekilde tartışılmış ve açıklanmış bulunmaktadır. Bu kararın sonuç kısmında da aynen şöyle denilmiştir: «İstihdam
Kusursuz, sorumluluğa ait bu esaslara mukabil Karayolları Trafik Kanunu'na göre motorlu…
C. Motorlu taşıt ve araçların kullanılmasından doğan sorumluluğu Borçlar Kanunu’nun 58’inci maddesinde yer alan bir bina veya imal olunan herhangibir şeyin malikine ait sorumluluk ile de mukayese edersek buradaki sorumluluğun bina veya îmal olunan şeyin fena yapılmasından veya muhafazasındaki kusurdan ileri geldiğini görürüz. Motorlu taşıt ve araçlara ilişkin zararlar ise bunların îmal ve muhafazasına ait kusurlardan değil, doğrudan doğruya kullanılmasından ve işletilmesinden ileri gelmektedir. Maddede bina veya îmal olunan şey malikine bir kurtuluş beyyinesi ikame etme hakkı da tanınmamıştır. Tam mânasıyle kusursuz bir sorumluluk esası kabul edilmiştir. Medeni Kanun'un 320’nci maddesinde
Sonuç olarak diyebiliriz ki, Trafik Kanunu'nun 50'nci maddesiyle düzenlenen hukukî…
D. Motorlu taşıt, müteharrik makine veya lastik tekerlekli traktörlerin kullanılmasından doğan maddî ve Ölüm dahil bedeni zararlar, anılan motorlu taşıt ve aracın yolda giden bir kişiye veya içinde insan ve eşya bulunan diğer bir . araca çarpması sonucu olabileceği gibi doğrudan doğruya kazaya sebebiyet veren aracın içinde bulunan insan veya eşyaya karşı da olabilir. Örneğin içinde yolcu taşıyan (A) plâkalı bir araba bir yere çarpmak veya yuvarlanmak suretiyle içindeki yolculardan birine bedeni bir zarar verir veya ölümüne sebep olursa, zarar gören, trafik kanunu hükümlerine göre giderim dâvası açabileceği gibi Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma hükümlerine dayanarak da dâva açabilir. Zira Türk Ticaret Kanunu’nun 781’inci maddesine göre taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı hasar ve zarardan sorumlu olduğu gibi ayni Kanun'un 806'ncı maddesi uyarınca da taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükellefdir. Yolcuların kazaya uğramaları halinde bundan doğan zararları taşıyıcı tazmin eder. Yolcunun kaza sonunda ölmesi halinde onun desteğinden yoksun kalan kimseler dahi uğradıkları zararlara karşılık taşıyıcıdan giderim isteyebilirler. O halde bu suretle zarara uğrayan kimse Trafik Kanunu hükümlerine de Türk Ticaret Kanunu'nun taşımaya dâir hükümlerine de dayanabilir. Burada zarara uğrayan kimsenin hakkı telâhuk etmektedir. Dilerse Trafik Kanunu hükümlerine dilerse Türk Ticaret Kanunu'nun taşıma hükümlerine dayanarak dâva açabilir. Bu taktirde dâvayı gören mahkeme, dâvacının