Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; cumhuriyet başsavcılığının takipsizlik kararı ve dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak birleşen davanın reddine karar verilmiştir.…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
Dördüncü Bölüm
YARGITAY İÇTİHATLARI
1- Özet: Olayların gelişim şekli, davacı-davalı ..yazdığı reçeteleri imzasız olarak göndermesi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. …
Davaya konu edilen olayda; ... Hastanesi’nde diş hekimi olarak kamu görevi yapan davalı ..., davacı ... karşı görev sırasında haksız fiilde bulunduğu ileri sürülmüş, davalı memurun görevi sırasında ve görevi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istenmiştir. …
Anayasa’nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir.…
Kamu görevlisi aleyhine adli yargı yerinde dava açılamadığına göre kamu görevlisi hakkında adli yargıda açılan tazminat davasında kast ve kusur aranmaksızın husumet nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekir. Mahkemece husumetten ret kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.…
Temyiz eden ... asıl dosyada davacı-davalı ... tarafından açılan davaya yönelik temyizine gelince; Kural olarak bedensel olarak zarar görenlerin ve kişilik haklarına saldırıya uğrayanların manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. (BK m.47 ve 49) Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir.…
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.…
Davaya konu olan olayda; olayların gelişim şekli, davacı-davalı ... yazdığı reçeteleri imzasız olarak göndermesi ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Daha alt düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. 14/01/2014 (Yargıtay…
2- Özet: Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup, dava o kurum aleyhine açılmalıdır.…
Mahkemece davalı .... kusurunun bulunmadığı, davalı ... pasif husumetinin olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. …
Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir.…
Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.…
Davaya konu edilen olayda; hekim olan ve kamu görevlisi sıfatını taşıyan davalı ...’in eylemi nedeniyle tazminat isteminde bulunulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerekir. Davalı ... husumet yöneltilemez. Davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Karar, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 23/01/2014 (Yargıtay…
3- Özet: Beyin cerrahisinde kullanılan medikal malzemelerin isimleri, nitelik ve nicelikleri konusunun teknik bilgi ve beceri gerektirmesi nedeni ile mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmuş, üç ayrı bilirkişi raporunda da kamu zararı oluştuğunun ispat edilemediği bildirilmiştir. …
Mahkemece, davalıların beyin cerrahı olarak görev yaptıkları 2007-2008 yıllarında doğrudan temin yoluyla satın alınan malzemeler…
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davalıların tümünün beyin cerrahı olduğu, ameliyat sırasında hastalara gerekli medikal malzemeleri reçete ettikleri anlaşılmaktadır.…
Davacı, davalıların hastalara yazdığı reçetelerde belli bir medikal firmasının ürünlerini işaret ettikleri, emsallerine göre ürünlerin fazla fiyatla satın alınmasından dolayı kurumun zarara uğratıldığını iddia etmiş ise de, beyin cerrahisinde kullanılan medikal malzemelerin isimleri, nitelik ve nicelikleri konusunun teknik bilgi ve beceri gerektirmesi nedeni ile mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmuş, üç ayrı bilirkişi raporunda da kamu zararı oluştuğunun ispat edilemediği bildirilmiştir.…
