Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsünün düzenlediği XVI. Sempozyum gününe…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü
Yayın tarihi: Temmuz 1999
Sempozyumu tarihi: 14.05.1999
Sayfa: 63 - 72
Fahrettin Kayhan
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
TARTIŞMALAR
Işıl ULAŞ (Başkan)…
Değerli konuklar, değerli meslekdaşlarım,…
Av. Fahrettin KAYHAN…
Sayın başkan, çok değerli katılımcılar, öncelikle Karayalçın hocama çok değerli…
Işıl ULAŞ (Başkan)…
Yargısal bir içtihadın nasıl olması gerektiğini ve bir içtihattan ne anlamamız gerektiğini…
Efendim, şimdi tartışmalara geçeceğiz. Söz almak isteyenler, isimlerini yazdıracaklar,…
İhsan DEMİRKIRAN…
Sayın konuşmacının güzel tebliği için teşekkür ederim. Son derece yararlandık. Şimdi…
Şimdi arkadaşlar, tabiî biz kontinental hukuku kabul ettik; o bir gerçek ama Amerikan…
Yrd. Doç. Dr. Ahmet BATTAL…
Efendim saygılarımı sunuyorum. İki hususu arz edeceğim; bunlardan birisi tebliğde…
Bir de şu husus var: İslâm Hukukunun uygulandığı dönemde arkadaşımızın tebliğinde…
Çetin AŞÇIOĞLU…
Herhalde on seneyi geçiyor, Yargıtay'da bir bildiri vermiştim; "Yargıtay'da insan…
Haklan Mahkemesi'nin önünde gerekçesiz yargı kararları nedeniyle açılmış davalar…
Şimdi ben bir konuya daha değineceğim, belki doğrudan doğruya ilgili değil ama benden…
İllet sözcüğü üzerinde de durmak istiyorum. Türkçe sözcükleri kullanma olanağı varken…
Arkadaşımız içtihatlara ulaşabilme olanağına da ve ele aldığı konuların yüksek mahkemelerde…
Arkadaşımız, yanlış anlamadıysam, içtihattan dönmeyi yalnız hataya bağladı, bu eksik…
Mahkemelerin, yüksek mahkemeler içtihatlarına sıkı sıkıya bağlı olması hukukun gelişmesi…
Prof. Dr. Yaşar KAR A YALÇIN…
İki noktayı belirtmek istiyorum. İçtihat kapısı kapalıdır dediğimiz anda "içtihat…
Aslında içtihat konusu, yargıyla yasama güçleri arasında zaman zaman çatışmaya sebep…
Bakın, zannediyorum 1947 senelerinde Türkiye'de teorik açıdan da pek tartışılmamış…
Eğer düzenleme boşluğunu doldurmak söz konusu değilse o zaman ikinci ihtimal yani…
Fakat üçüncü ihtimal kurala aykırı yorum problemidir. Acaba yargının, yasa organının…
Şimdi değerli meslekdaşım muris muvazaasından bahsettiler, sayın meslektaşlarım hatırlarlar.…
Yrd. Doç. Dr. Şükrü YILDIZ…
Efendim benim, ifade edeceğim hususları kısmen sayın Karayalçın hocam kısmen de İhsan beyefendi ifade ettiler, ama ben biraz daha somutlaştırmak istiyorum. Tebliğinin 9. sayfasında ve yine sayın konuşmacının konuşmalarında şöyle bir hüküm var: "Kaldı ki içtihat hukukunun diğer kaynaklarından farklı bir yanı da neyin hukuk normu olduğunun içtihatla belirlenmesidir. Gerçekten de bir kanun hükmü yargı kararıyla norm olarak tanınmadığı müddetçe normatifte kazanamaz. İçtihad hukukunun bu özelliği onu kendiliğinden normlar hiyerarşisinin başına yerleştirmektedir" hükmü var ki bu benim hukuk mantığım açısından kabul edilebilecek bir hüküm değildir. Şunun için değildir; biz biliyoruz ki hukuk kurallarını koyma yetkisi yargıya verilmemiştir, yasamaya verilmiştir. Yine hukuk kurallarını yürütme yetkisi yürütmeye aittir, yine ortaya çıkan hukuk problemlerini çözme yetkisi yargıya verilmiş bir yetkidir. Hatta Anayasal düzeni korumakla görevlendirilen Anayasa Mahkemesinin dahi kendisini kanun koyucu yerine koyması yasaklanmışken böyle bir hükmü ben kendi hukuk mantığım açısından yeterli görmüyorum doğru görmediğimi ifade etmek istiyorum. Kaldı ki, hem Karayalçın hocam…
Doç. Dr. Arif B. KOCAMAN…
Şimdi efendim ben olayın biraz tarihsel arka planına değinmek istiyorum. Sayın tebliğ…
Av. Fahrettin KAYHAN…
’…
Efendim, öncelikle övgülere teşekkür ediyorum, eleştirilere ise şükran ve minnet…
Sayın İhsan Demirkıran, her konuda içtihat araştırması yapılmasının yanlış olduğunu, içtihat olmayan, emsal olmayan konularda hâkimin hukuku kendi yaratması gerektiğini isabetle ifade ettiler. Sanıyorum hukuk uygulamamızda, her konuda emsal arayışına girişilmesi, içtihatlardan yararlanma yönteminin yeterince bilinmemesinden kaynaklanıyor. Eğer bu yöntem meselesi çözülmüş, yeterince üzerinde durulmuş olsaydı- ki ben de dahil olmak üzere pek çok hukukçu fakülteyi bitirdikten çok sonra Karayalçın hocamdan…
Sayın Ahmet Battal ve Sayın Çetin Aşçıoğlu, müşterek bir konuyu dile getirdiler: Dil konusu. Bu konuda her ikisine de aynı anda yanıt vermek istiyorum. Sayın Battal, illet…
Sayın Ahmet Battal, içtihat ve fetva ayrımı yaptığımı söylediler. Böyle bir…
Sayın Çetin Aşçıoğlu, yargı kararında gerekçe kavramı üzerinde haklı olarak durdular ve bu konu üzerinde ne kadar dursalar haklıdırlar. Çünkü gerekçesizlik, bizim hukuk sistemimizin büyük bir yarasıdır. İdarî organlar, yargı kararlarını gerekçesizlik nedeniyle uygulayamaz duruma gelmiştir ve çok saygı duyduğumuz yargı organları gerekçesizlik yüzünden, dilim varmıyor, ama saygınlığını yitirecek duruma gelmiştir. Aşçıoğlu'nun önceki…