Printing Options: PDF - Print/save TIFF file - Save / print (WORD)
Display setting:

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde bir adet senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte borçlunun süresi içinde icra mahkemesine yaptığı başvuru ile; senedin taraflar arasında yapılan protokol gereğince verildiğini ve düzenleme yeri bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece, borçlunun takip dayanağı senedin protokol gereğince verildiği beyanının borcu kabul anlamına geldiği gerekçesiyle İİK'nun 170/a-son maddesi gereğince şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.

İİK'nun 170/a-son maddesinde; her ne suretle olursa olsun, borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise, takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı nedeni ile takibin iptal edilemeyeceği hükmüne yer verilmiştir.

Takip dayanağı senedin incelenmesinde; borçlu ...'ın, takip dayanağı bonoda, diğer takip borçlusu keşideci K1 lehine aval veren olarak yer aldığı görülmektedir. Alacaklı ... ile keşideci borçlu ve avalist arasında düzenlenen 24.01.2015 tarihli protokol incelendiğinde, bu protokolün borçlu tarafından kabul edilmesinden, takip dayanağı senede ilişkin borcun kabul edildiği sonucuna ulaşılamaz.

6102 sayılı TTK'nun 776/1-f maddesi gereğince, senette düzenlenme yerinin yazılı olması gereklidir. Aynı Kanunun 777/4. maddesine göre ise, düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bononun, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Hukuk Genel Kurulu'nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-590 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması gerekli ve yeterli olup, ayrıca adres gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

Öte yandan, keşide yeri unsuru bulunmayan dayanak belge, bono olarak kabul edilemeyeceğinden, TTK'nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulu taşımayan bu belgeye dayanarak borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması da mümkün değildir.

Somut olayda, takibe dayanak senette düzenlenme yeri belirtilmediği gibi, düzenleyenin adının yanında da herhangi bir idari birim adının yazılı olmadığı görülmektedir. Bu durumda, sözü edilen senedin, kambiyo senedi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.

O halde, mahkemece, takibe konu senette düzenlenme yeri bulunmadığından, borçlunun kambiyo vasfına yönelik şikayetinin kabulü ile takibin İİK'nun 170/a maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.