Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Referans kopyala
Görüntüleme Ayarları:
bekletici mesele • kanun yararına bozma talebi • tüketici kredisi • maddi zarar • müteselsil sorumluluk • kanun yararına temyiz • bilânço

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Kanun Yararına Temyiz Bürosu)

Taraflar arasındaki itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, Rekabet Kurulu'nun 08.03.2013 tarih ve 13-13/198-100 sayılı kararı ile davalı bankanın da aralarında bulunduğu 12 bankanın birlikte hareket ederek 21.08.2007 ila 22.09.2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri konusunda faiz karteli oluşturdukları ve rekabeti ihlal ettiklerinin tespit ve kabul edildiğini, davalı bankadan 25.12.2007 tarihinde tüketici kredisi kullandığını, ödediği kartel faizi sebebiyle bankaya fazladan faiz ödemesi yaptığını, bu kapsamda uğradığı zararın tespiti ile zararının 3 katı oranında tazminat ve fazla alınan faizin avans faizi ile tahsiline yönelik tüketici hakem heyetine yaptığı müracaatının reddedildiğini ileri sürerek; ... / ... Tüketici Hakem Heyeti'ne ait 09.03.2018 tarih ve 16172018000792 sayılı kararın iptali ile kendisinden fazla tahsil edilen faizin 3 katı kadar tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı banka vekili, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ... Tüketici Hakem Heyeti'nin 09.03.2018 tarih ve 16172018000792 sayılı kararının kısmen iptaline, 637,89 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; miktar itibariyle kesin olan hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmiştir.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 57. maddesinde " Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kulanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davaranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur.", denildiği, yine aynı Kanun'un 58.maddesinde ise, "Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır. Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa hakim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Dosya kapsamından, Rekabet Kurulu'nun kararı üzerine, karara konu bankaların açtıkları iptal davalarının ve bu kapsamda da davalı ... tarafından açılan davanın ... 2.İdare Mahkemesi'nin 25.12.2014 tarih 2014/119 E., 2014/1580 K.sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu kararın Danıştay 13.Dairesi'nin 16.12.2015 tarih 2015/2445 E., 2015/4605 K.sayılı ilamı ile onandığı, eldeki davanın karar tarihi olan 19.07.2018 itibariyle de söz konusu idari davanın karar düzeltme aşamasında olduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) "Bekletici sorun" başlıklı 165/1. maddesinde "Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, davalının haksız eyleminin varlığı, bu eylem nedeniyle zararın oluştuğu, zarar ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğu iddiaları Rekabet Kurulu'nun anılan kararına dayandırılmıştır. Bununla birlikte söz konusu kararın iptali istemiyle davalı tarafından dava açıldığı ve devam eden yargılama süreci bulunduğu gözetildiğinde ortada davacının iddialarına dayanak yapılacak türden kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, Rekabet Kurulu kararı aleyhine açılan davanın bekletici mesele yapılarak bu davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile işin esasına yönelik karar verilmesi usul ve yasaya aykıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebinin, açıklanan bu nedenle kabulü gerekir.

SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile, ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.07.2018 tarih 2018/182 E., 2018/391 K. sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 25/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi