1. Çalışmanın ilk bölümünü öncelikle kanun yolunun kavramsallaştırılması devamla…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
SONUÇ
“Ceza Muhakemesinde Kanun Yoluna Başvuru Hakkı” isimli bu çalışmada CMK m.260…
2. Ceza muhakemesi faaliyeti içerisinde yapılan işlemler ve verilen kararlara karşı öngörülen haksızlığı giderici yolların yalnızca ceza muhakemesi kanununda düzenlenmediği tespit edilmiştir. Bu anlamda söz konusu hukuki çareler her ne kadar ceza muhakemesi faaliyeti içerisindeki işlem ve kararlara etki etme imkanına sahipse de bizzat muhakeme
2. Yasal çareye ilişkin kavramsallaştırmanın tamamlanmasını takiben bu kavramdan…
a. Kanun yollarını diğer hukuki çarelerden ayıran ilk özellik muhakkak bir…
b. Bir hukuki çarenin kanun yolu olarak değerlendirilmesi için gereken ikinci şart ise bir hukuki uyuşmazlığı çözmesidir. Kanun yolları bu anlamda asli ya da tali hukuki uyuşmazlıkları çözmekle diğer hukuki çarelerden ayrılmaktadır. Bu bağlamda kimi hukuki çareler herhangi bir hukuki uyuşmazlığı çözmemektedir. Örneğin CMK m. 252 uyarınca
c. Bir hukuki çarenin kanun yolu olarak nitelendirilebilmesi için gereken en önemli koşullardan biri de hakkında kanun yolu davası açılan yargılama makamı kararı ile ilgililerin korunan hukuksal menfaatlerinin ihlal edilmiş olması ve buna bağlı olarak ilgilinin bu menfaat ihlalinin sonlandırılması için kanun yolarına başvuru açısından bir hukuki menfaatinin (Beschwer)…
d. Katılanın sanık lehine kanun yoluna başvuru yapıp yapamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.…
e. Kanun yollarının temel özelliklerinden durduruculuk incelenirken bu etki…
f. Devredici özellik bağlamında ise hem yeniden yargılama kanun yolu hem de sulh ceza hakimliklerinin kararlarına karşı yapılan itiraz-
g. Yeniden yargılama açısından bir değerlendirme yapıldığında yeniden yargılama talebinin ilk hükmü veren mahkemeye yapıldığı nazara alındığında devredicilik etkisinin bulunmadığı açık olup esasen bu kapsamda her ne kadar Kanun’da bu şekilde kabul edilmiş ise de bir kanun yolu olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de yargılamanı yenilenmesinde, hükmün hukuka aykırılığı esasen ilk yapılan yargılamada yapılan bir yanlışlıktan ziyade, yeni ve ilk yargılama esnasında dikkate alınmamış hususların değerlendirilmesi gerekliliğinden doğmaktadır. Nitekim bu duruma bağlı olarak da yargılamanın yenilenmesi talebi bu yeni ortaya çıkan hususların yeniden yargılamaya vücut verip vermeyeceğini en iyi değerlendirecek mahkeme olan ilk hükmü veren mahkemeye yapılmaktadır. Bu sebeple kanun yolunun temel özelliklerinden olan devredicilik etkisi yeniden yargılama için söz konusu olmayıp bu sebeple yargılamanın yenilenmesinin bir hukuki çare olduğu fakat kanun yolu olmadığı kanaatindeyiz. Nitekim mehaz Alman Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından da yargılamanın yenilenmesi bir kanun yolu değil yargılamadaki kararlara karşı gidilebilecek tüm yasal
6. Kanun yollarının ceza muhakemesindeki ana amacı açısından kanun yolu başvurusu…
7. Kanun yollarının ceza muhakemesindeki yeri bakımından ise kanaatimizce…
8. Kanun yoluna ilişkin kavramsallaştırma ve ceza muhakemesindeki anlam ve özellikleri ortaya konduktan sonra uluslararası anlaşmalar ve Anayasa’da kanun yoluna başvuru hakkının görünümü incelenmiş, bu çerçevede hakkın unsurları ve sınırları belirlenmiştir. Bu çerçevede kanun yoluna başvuru hakkının ilk kez Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin “adil yargılanma hakkı”…
9. Kanun yoluna başvuru hakkının AİHS açısından öngörülmesi ise AİHS ek 7…
10. Kanun yoluna başvuru hakkı AİHS ek 7 no’lu protokolün 2. maddesinde sınırsız…
a. AİHS ek 7 no’lu protokolün 2. maddesinde öngörülen hakkın sınırlamaları bağlamında Türk ceza muhakemesi hukukunda düzenlenen kanun yollarından istinaf kanun yolu açısından istinafı mümkün olmayan
b. İkinci olarak ilk derece mahkemesince verilen beraat hükümlerinin kanun yoluna başvuru sonucu verilen kararla mahkûmiyete dönüşmesi halinde kanun yoluna tabi olmaması açısından CMK m.286/f.2-d hükmüne ilişkin olarak yapılan Anayasa’ya aykırılık başvurusunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi verdiği kararında ilk olarak ilk derece mahkemelerinin kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil)…
11. Çalışmada kanun yoluna başvuru hakkının adil yargılanma hakkı ile olan…
a. Adil yargılanma hakkının kanun yolları safhasında uygulanması bakımından…
b. Mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde hakkın özüne dokunulmadığı müddetçe süre, usul vb. sınırlamaların konulabileceği tespit edilmiş ve bu noktada eski uygulamadaki temyiz harcı değerlendirilmiştir. AYM kanun yoluna başvuru harcı ile ilgili olarak ise temyiz harcının ödenmemesi hâlinde, temyiz incelemesinin yapılmayacağını belirterek her ne kadar kamu kurum ve kuruluşlarının sunduğu hizmetlerden yararlananlardan, bu yararlanmaları karşılığı olarak harç alınabilmekteyse de bunun Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında bulunan mahkemeye erişim hakkını engellememesi için, harcın miktarının makul olması, harcın alınmasında haklı bir amacın olması, ulaşılmak istenen amaç ile harç miktarı arasında orantı olması ve ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adlî yardım sisteminin olması kriterlerine uyulması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak somut olayda ise Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularından 40 TL harç alınması şeklindeki hükme ilişkin değerlendirmesinde; ödeme gücü olmayanlara etkili adlî yardım sağlayacak bir sistem itiraz konusu kuralla birlikte düzenlenmediği gibi, genel olarak ceza yargılaması alanında da, harçlar dâhil yargılama giderlerinden muafiyet sağlayan adlî yardım düzenlemesi bulunmadığını, yine hukukumuzda adlî yardıma ilişkin tek düzenleme olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerinin, kuralla getirilen temyiz harcı bakımından da uygulanmasını sağlayacak herhangi bir atıf yapılmadığını belirterek ilgili kuralın ödeme gücü olmayanlar bakımından
