Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:
yetki itirazı • gemi • dava şartlarının bulunmaması • ilk itirazlar • yükleme limanı • yükleten • yetki sözleşmesi • maddi zarar • yetkili mahkeme • fatura • acente • taşıma sözleşmesi

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

.

Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2014 tarih ve 2014/184-2014/412 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, sevkiyatçı ... isimli şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilmek üzere, ... ...konşimento nolu 233.471,00 USD Doları bedelli, motor ve araba parçalarından ibaret 1 parti yükün ...nolu konteyner ile davalı ... (...)'ye ait 1322 M ( ...) sefer nolu gemiye 11/06/2013 tarihinde yüklendiğini, mal bedelinin sevkiyatçıya peşin olarak ödendiğini, izafe edilen firmaların davalı şirketin acenteleri olduğunu, davalı ...Şirketi tarafından... numarasına kayıtlı... nolu konteynerin taşıma sırasında kötü hava şartları nedeniyle .... denizine düştüğü ve tekrar yüzdürülmesinin mümkün olmadığı ve sevkiyatın tam zarar kapsamında yer aldığının müvekkili şirkete bildirildiğini, maddi zararın tazmini nedeniyle ihtarname keşide ettiğini, ancak ödeme konusunda hiçbir gelişme olmadığını, davalı taşıyan şirketin müvekkili şirketin zayi olan malını tazmin etmekle mükellef olduğunu belirterek, dava konusu zayi olan bir konteyner malın fatura bedeli olan 233.471,00 USD Doların, malın mutat teslim tarihi olan 01/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalının müvekkili konumunda olan YML nin taraf olduğu taşıma sözleşmesinin yükleme limanı olan... yükleten tarafınca akdedildiğini, söz konusu konşimentoda yer alan sözleşmenin 26. maddesi gereğince bu konşimento ve dolayısıyla taşıma sözleşmesinin İngiliz Hukukuna tabi olup, sorunların hal mercii olarak ... Mahkemelerinin seçildiğini, bu nedenle davanın yetki yönünden reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun arka yüzünde bulunan 26. madde ile tarafların Uluslararası yetki sözleşmesi yaparak konşimento ile ilgili uyuşmazlıklar konusunda İngiltere Hukukunun uygulanacağını ve.....Mahkemelerinin yetkili olduğunu kabul ettikleri, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı gözetilerek; 5718 sayılı yasanın 47 maddesine göre davanın yetki sözleşmesinde belirtilen yerde görülebileceği , Türk Mahkemelerinin ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması ya da Türk Mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hallerinde uyuşmazlığa bakabileceği kanaatiyle yetki yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilininaşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davacıya ait emtianın, davalılar tarafından üstlenilen Uluslararası deniz taşıması sırasında hasara uğramasından dolayı oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere dava konusu taşımaya ilişkin konşimentonun arka yüzünde bulunan 26. maddesindeki yetki şartının tarafları bağlayacağı, sözleşmede tarafların yetkili mahkeme olarak İngiliz Mahkemelerini yetkili kılmalarının geçerli olduğu gerekçesiyle yetki ilk itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ise de 5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Bu itibarla mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan, "davaya bakmaya...Mahkemelerinin yetkili olduğu" şeklindeki "belirli olma" kriterini taşımayan yetki şartının geçerli olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Yabancı Ülke Mahkemesi'nin yetkisini öngören yetki sözleşmelerinin geçerlilik şartları 5718 sayılı milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 47. maddesinde düzenlenmiş olup, tarafların Türk Mahkemelerinin yetkisini dışlayarak yabancı ülke mahkemesini yetkili tayin edebilmeleri için yetki sözleşmesine konu uyuşmazlığın;

A) Yabancılık unsuru taşıması,

B) Borç ilişkisinden doğması

C) Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği konulara ilişkin olması gerekmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, 5718 Sayılı Yasa'nın 47. maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleştiği, hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Sorun, konşimentonun 26. maddesindeki sözleşmenin İngiliz Hukukuna tabi olup sorunların hal mercii olarak İngiliz Mahkemelerinin seçildiğine ilişkin hükümde mahkemenin ismen zikredilmemiş olmasının yetki sözleşmesini geçersiz kılıp kılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

Sayın çoğunluk, yabancı yer mahkemesi ismen zikredilmediğinden yetki sözleşmesinin geçerli olmadığını kabul etmektedir.

Oysa, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması nedeniyle genel olarak yabancı bir devletin mahkemelerini yetkili kılan yetki sözleşmesi "belirli" olma şartını gerçekleştirmektedir (Ergin Nomer, Devletler Hususi Hukuku 21. Baskı sh.485).

İngiltere Devletinin hangi yer mahkemesinin uyuşmazlıkta yetkili olduğu, davanın açılacağı İngiltere Mahkemesinde, İngiltere milli hukukuna göre çözümlenecektir.

Kaldı ki, davalı taraf yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu iddia etmediği gibi, İngiltere ülke hukukunun böyle bir anlaşmaya geçerlilik tanımayacağını da ispat etmiş değildir (Sargın, Yetki Anlaşmaları sh, 171).

Sonuçta, genel olarak yabancı bir devletin mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmesi, geçerli bulunduğundan yerel mahkeme kararının onanması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyız